Hüseyin ÖZTÜRK

Hüseyin ÖZTÜRK

Diğer Yazıları


 

Ev ve şehir bütünlüğü, özellikle bizim şehir kurucu medeniyetimiz kodlarında çok önemli ve vazgeçilmezdir. Diğer dünya şehirlerine göre bizde şehirlerin kuruluşunda; üretim/çalışma, eğitim ve sosyal ihtiyaçlar, şehir merkezinde konuşlanmıştır.

 

Şehirlerin merkezine, önce çarşı-okul-cami-çeşme-aşevi-darüşşifa-han-hamam-mezarlık ve benzeri ihtiyaç mekânları inşa edilmiş, bu yapıların etrafında da mahalleler oluşturulmuştur. Selçuklu ve Osmanlı şehirlerinin merkezlerine bakıldığında bu resim rahatlıkla görülebilir.

 

Biz millet olarak yaşadığımız şehirlerdeki her evi, her sokağı, her mahalleyi ve buralarda yer alan ortak yapıları evimiz gibi gören bir kültürden, medeniyetten geliyoruz.

 

Evlerimize nasıl önem veriyorsak; barındığımız-beslendiğimiz-çalıştığımız şehrimizin her noktasını sahiplenme sorumluluğumuzu güçlendirmeliyiz.

 

*           *           *

 

İstanbul yüz yıllardır dünyanın gözbebeği şehir olma özelliğini koruyor. Örneğin 2023 yılında İstanbul’a gelen yabancı turist sayısı neredeyse İstanbul’un nüfusu kadar; 17 milyonu aştı. 2024 yılının ilk dört ayında gelen yabancı turist sayısı ise 6 milyon civarında.

 

Dile kolay, bu kadar insan sadece İstanbul’un tarihi ve turistik yerlerini gezmiyor, gündelik hayatı takip ediyor, ticaretimizle birlikte insan ilişkilerimize nasıl sahip çıkıldığına bakıyor ve ona göre notunu vererek ülkemizden ayrılıyor.

 

Özellikle ekonomi-kültür-sanat ve siyasi çevrelerin, yerli yahut yabancı turistlerin karşılanması ve uğurlanması hususunda, şehirlerimizin evimiz gibi görülmesine dair kolektif bir dostluk köprüsü kurulması adına farklı çalışmalar yaparak, farklı projeler üreterek yeni bir yol haritası belirlenmeli.

 

İnsanlar iyiliklerin peşinden koşmazlarsa, kötülükler insanların peşinden koşar. Dünyada iyilikleri özendirmeyenler, kötülükleri önleyemezler. İyilik daima haklıdır ve güçlüdür. İyiliklerle çözülmeyen problemler yok. İyilik kazanır ve kazandırır.

 

*           *           *

 

İstanbul’un, dünyadaki diğer tarihi şehirler içerisinde rakibi yok. Medeniyetlerin tarihi, şehirlerin de tarihidir. Kültürlerin geçmişi şehirlerin de geçmişidir. İstanbul; ticari, tarihi ve kültürel geçmişi bakımından diğer dünya devletlerinden ayrılıyor. Bu sebeple yerkürenin gözbebeği olma özelliğini sürdürüyor.

 

*           *           *

 

Yeri gelmişken yabancı bir seyyahın sözlerine konuk olalım.

 

1874 yılında İstanbul’a gelen İtalyan romancı, şair ve seyyah Edmondo De Amicis (21 Ekim 1846/11 Mart 1908) İstanbul’u şöyle anlatır: “İstanbul, önünde şair ve arkeoloğun, sefir ile tacirin, prenses ile gemicinin, kuzeyli ile güneylinin, hepsinin aynı hayranlık duygusuyla haykırdığı âlemşümul ve son derece büyük bir güzelliktir. Bütün dünya bu şehrin, dünyanın en güzel şehri olduğu fikrinde birleşir.

 

Seyahat hatıralarını yazanlar, İstanbul’a gelince şaşırıp kalırlar. Perthusier’in dili dolaşır. Tournefort, beşer dilinin aciz kaldığını söyler. Pouqueville cennette olduğunu sanır. La Croix sarhoş olur. Marcellus vikontu kendinden geçer. Lamartine Tanrı’ya şükreder. Gautier gördüğü şeyin hakikat olduğundan şüphe eder ve hepsi de tasvir üstüne tasvir yığarak, pırıl pırıl bir üslupla yazarak, düşüncelerinin yanında fakir kalmayacak ifade tarzını bulabilmek için boşuna kafa yorarlar.

 

Gezginleri güzelliğiyle dilsizleştiren İstanbul, hiç şüphesiz, Levantenlerin Galata’sı değil, abidevi camileri kucaklayan ahşap şehir dokusu ve bu dokuyu sarıp sarmalayan yeşil örtüsüyle Türk ve Müslüman İstanbul’dur. Boğaziçi’dir, Süleymaniye’dir, Eyüp’tür, Üsküdar’dır.”

 

*           *           *

 

Sadece yabancı seyyahlar değil elbet İstanbul’un güzelliklerini ve inceliklerini anlatan. Kendi edebiyatımızda da pek çok edibimiz-şairimiz-romancımız-hikâyecimiz-fotoğrafçımız-seyyahımız, İstanbul’u yabancı gezginlerden daha çok güzel anlatmışlardır.

 

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Beş Şehir’ isimli kitabındaki İstanbul ile Yahya Kemal’in İstanbul’u henüz aşılmış değildir. Tanpınar ve Yahya Kemal, İstanbul’u tam da evimiz gibi görüyor. Evliya Çelebi olmasaydı, dünya İstanbul’u kimden öğrenebilirdi?

 

İstanbul evimizdir, ekmek teknemizdir. Evimize ve teknemize sahip çıkmalıyız vesselam.  

24 Haziran 2024 Pazartesi