Giriş: 27.02.2026 - 09:41
Güncelleme: 27.02.2026 - 09:41
HÜSEYİN ÖZTÜRK

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Ahilik teşkilatının kuruluşu ve bir esnaf birliği oluşuna dair az çok bilgi sahibiyiz. Bu sebeple Ahilik kurumunun topraklarımızda teşkiline dair bazı noktalara değinerek, Ahilik ve Ramazan üzerine söze yol verelim.


Ahilik, millet olarak bizim medeniyetimizin kodlarını; ‘ekonomik, sosyal ve kültürel’ sahalarda şekillendirerek, birlik ve beraberliği sağlayan esnaf teşkilatının adıdır.


Sadece bu yönüyle mi icrada bulunuyor? Elbet hayır! Devletin ve milletin birliğine dair hemen her alanda Ahilik kuralları daima geçerli kabul edilmiş ve uygulanmıştır.


Mesela, 13. ve 14. yüzyıllarda esnaf dışında da Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’den Fatih Sultan Mehmet Han’a kadar padişahlar ‘Ahi Başı’ unvanını taşımışlardır.


Ahilik sadece Anadolu’da değil, Osmanlı Devleti’nin hüküm sürdüğü coğrafyalarda da neşvünema bulmuş ve aynı teşkilatlanmaları yapmıştır. Anadolu dışında; Balkanlar, Orta Doğu ve Kafkaslara kadar yayılmıştır.


Bu manada Osmanlı Devleti’nin tarihteki uzun ömürlü olmasının sebebi ise; eğitim, bilim, sanat ve ticarette ileri gitmesindendir. Osmanlı, kendisinden yardım isteyen ülkelerin hepsine öncelikle eğitim götürmüş, sonra Ahilik esaslarının temel alındığı ticari kuralları da öğretmiştir. Şu ayrıntıyı da ilave etmeli.


Ahilik sistemindeki iş ve eğitim öğretisinin; Kaşgarlı Mahmud, Kutadgu Bilig, İbn-i Sina, Fahrettin Razi ve Farabi’den Ahi Evran’a kadar geldiği biliniyor.


Ahilik kurallarında birinci sırayı öncelikle eğitim almıştır. Eğitimden geçmeyen hiçbir esnafa, tüccara; istedikleri çarşılar, arastalar veya yerleşim yerlerinde, teşkilattan küşad almadan dükkân açma izni verilmemiştir.


Kural gereği Ahilik, tasavvufi inançlar içinde hırsızlık ve haramdan uzak durmayı, namuslu olmayı, sır saklamayı, kötü söz söylememeyi telkin eden prensipleri benimsetmiş; iyi, doğru ve güzele dönük, kardeşçe yaşama ilkelerini yaymakla birlikte esnaf üzerinde bekçilik etmiştir.


Yıl içerisinde bu kuralları takip etmenin yanı sıra, Ramazan’da da denetimler daha sık yapılarak; halkın, huzur, güven ve istikrarına dikkat edilmiştir.


Şimdi Ahi başları kendileri ve taraflarından görevlendirilen ahilerin, Ramazan’da tekrar hatırlatılan kurallarından bazılarına yer verelim.


* Dükkânlarınızın önü ve içerisi temiz olmalı. Satacağınız ürünlerin tazeliğine ve temizliğine dikkat edilmeli.


* Müşteriye nazik davranılıp, hal-hatır sorulmalı, daha fazla kâr yapmak için insanlar aldatılmamalı. İyi huylu ve güzel ahlaklı oluşunuz halinizden belli olmalı. 


* Satın alacağınız zaman da satış yapacağınız zaman da ahdinizde, sözünüzde güvenilir ve vefalı olunmalı, hakkınızdan fazlası istenmemeli.


* Yaptığınız ve yapacağınız her türlü hizmette herhangi bir ayrıma gidilmemeli, insanlar arasında ayrım yapmadan eşit muamelede bulunulmalı.


* Komşu esnafın hakkına dikkat edilmeli, herkese karşı güler yüzlü, tatlı dilli olmalı ve kimsenin hatası yüzüne vurularak mahcup edilmemeli.


* Helal kazancı zedelememek için komşular yahut müşteriler hakkında dedikoduya müsaade edilmemeli, yapanları ikaz etmeli. 


* Komşu esnafı ve müşterilerin hizmeti riyasız ve beklentisiz şekilde görülmeli. Emanete asla hıyanetlik düşünmemeli. Bunlar için sabrı, ikramı ve keremi elden bırakmamalı.


* Hileli, çürük ve eksik ürün alıp satmaktan kaçınmalı ve zinhar uzak durmalı. Müşterilerin güvenini zedeleyecek davranış ve sözlerde bulunulmamalı.


* Kuru veya yaş hiçbir malzeme noksan tartılmamalı, teraziler ve kantarlar daima kontrol edilmeli, sahte ve kalitesi düşük kusurlu hiçbir ürün alınıp, satılmamalı.


Velhasıl:

Ramazana dair icraatlar bu kadar değil. Esas birlik ve beraberliğin sağlanması adına; mahalleler, vakıflar, külliyeler ve çarşılarda toplu iftarlar, açık sofralar düzenlenmekle birlikte ihtiyaç sahibi ailelere yardım edilmesi başta gelen hizmetlerden olagelmiştir.