tatil-sepeti
Prof. Dr. Ahmet KAVAS

Prof. Dr. Ahmet KAVAS

Diğer Yazıları


New York Times’ın 23 Ocak 2023 tarihli yazı dizisi ‘Dünya Daha Fazla Afrikalı Oluyor/The World is More Becoming Africa’ başlığını taşıyordu. Her ülkenin gündemine giren Afrika, AGOA programı ile ABD’nin de yakın markajında. 50 Afrika ülkesinde büyükelçilik bulunduran ABD, benzeri programlarla Amerikan şirketlerinin Afrika’daki ticari bağlarını kuvvetlendirme amacı taşıyor.

 

Bill Clinton’un imzasıyla 2000 yılı mayıs ayında ABD Kongresi’nden geçen ve ABD ile Afrika ülkeleri arasındaki ticari ilişkilerin merkezinde kısa adıyla AGOA vardı, yani Afrika’nın Büyüme ve Fırsat Yasası/African Growth and Opportunity Act adı verilen program… Aradan geçen 23 yılda 20 forum düzenlenerek, gündem yakından takip edildi. Belirlenen kurallara uygunluk süreçleri de mümkün mertebe uygulanarak işleyişine ciddi katkı sağlandı. 

 

TEMEL HEDEF

 

Bu programın temel hedefi, Sahraaltı Afrika ülkelerinde büyüme imkânları oluştururken Amerikalı şirketlere bu kıtada yatırım yapma fırsatları sunmaktı. Amaç, bilhassa hammadde ve emtia tedariki ise de daha çok üzerinde durulan konular, Sahraaltı Afrika’da üretilenlerin ABD’ye ihraç edilerek bölgedeki ülkelerle ticari bağlar kurmaktı. Şayet bu programa uygunluk için belirlenen kurallar ihlal edilirse, bu durumda ilgili ülke, programda ya askıya alınıyor veya kısmen tutuluyor ya da tamamen çıkarılıyordu. Ancak şartların değişmesiyle bir müddet sonra tekrar alınıyor, hatta birkaç defa gelişmelere göre çıkarılma veya askıya alma mümkün olabiliyor.

 

Afrika’nın 54 bağımsız ülkesi arasında Mısır dahil 5 Kuzey Afrika ülkesi AGOA programında olmadıkları gibi Eritre, Somali, Sudan ve Zimbabve de Sahraaltı Afrika’da bulunmalarına rağmen hiç yer almadı. Ruanda kısmen yer alıyor. Geriye kalan Seyşeller ve Ekvator Ginesi ise şartları ekonomik anlamda müspet oldukları için programın kapsam alanı dışında kabul ediliyor. Burkina Faso, Burundi, Etiyopya, Gine, Güney Sudan, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Mali, Moritanya ve Nijer ya önceden veya son birkaç yıldaki darbeler sebebiyle çoğu zaman da insan hakları ihlalleri ile çıkarılmış durumda. 1 Ocak 2023 tarihinde 35 Sahraaltı Afrika ülkesi, AGOA programına uygun olarak listede yer almışsa da bu sene içinde Nijer ve Orta Afrika Cumhuriyeti tekrar askıya alındı.

 

EN ÖNEMLİ ORTAK

 

2-4 Kasım 2023 tarihleri arasında Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesbourg şehrinde AGOA’nın 20. Forumu düzenlendi. ABD’den çok sayıda katılımcı yanında Sahraaltı Afrika hükümetleri, özel sektör, iş çevreleri, bölgesel ekonomik bütünleşme hareketleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yakın alaka gösterdi. Daha öncekilerden farklı olarak ilk defa burada işçi sendikaları adına da Amerikalı ve Afrikalı işçileri bir araya getiren bir İşçi Forumu düzenlendi. Bir de ‘Afrika Malları Sergisi/Made in Africa Exhibition’ adıyla kıtada üretilen yiyecek, içecek, çikolata, şeker, giyim, tıbbi ürünler, ayakkabı, araba, kamyon gibi ürünlerin tanıtımı yapıldı.

 

Forum için Güney Afrika’nın belirlenmesine karşı ABD’de Demokrat Parti ve Cumhuriyetçi Parti’den bir grup senatör itiraz etti. Zira bu ülkenin Ukrayna savaşında Rusya’ya silah temin ettiğine dair iddialar ileri sürülüyordu. ABD Dışişleri Bakanı Blinken’e bir mektup yazarak, forumun düzenleneceği ülkeyi değiştirmesini istediler. Ancak bu ülke yetkilileri, bu ithamları reddederek Ukrayna savaşında tarafsız duruş sergilediklerinde ısrar etti. ABD’nin de Afrika’da en büyük ticari ortağı Güney Afrika’dan kolay kolay vazgeçmeyeceği gerçeği var.

 

AFRİKA DİNAMİZMİ

 

Amerika’nın Sahraaltı Afrika ile ticari ilişkilerini belirleyen bu forumun 2025’ten sonra AGOA’nın belirlenen nihai süreci dolacağı için iki yıl sonrasında ne yaşanacağının belirsizliği sebebiyle de bir endişe vardı. Ancak etkinliğin başlamasına birkaç saat kala ABD Başkanı Joe Biden, Afrika ile ticari ilişkilerinin temeli olarak kabul ettiği AGOA’nın yeniden yetkilendirilmesiyle ilgili kararını açıklayarak bir anlamda daha uzun süre geçerliğinin sağlanacağı güvencesini verdi. Zira birçok ülke gibi ABD de yeni nesil Afrikalıların kendi kıtalarına damgalarını vurmalarını istiyor. Çünkü küresel ekonominin gereği, kültürel kalkınma ve siyasi gelişmeler buna zorluyor. Artık Afrikalıların da diğer coğrafyalardakiler gibi dinamik ve yeni şeyler üretme azimleri ve yenilikçilikleri biliniyor. İklim krizi, gıda güvenliği ve demokratik kazanımlarda gerileme, küresel zorlukların artık herkesin meselesi haline gelmesi, Afrikalıları da bu alanlarda faal olmaya itiyor. Temiz teknoloji, sağlık anlamında güvenlik, dijitalleşme, iklim dostu tarıma ağırlık bir kıtanın değil, yeryüzünde herkesin ortak meselesi oldu.

 

Günümüzde Afrika ülkeleri, başta kendi aralarında olmak üzere Avrupa Birliği, Güney Amerika ve Karayipler, Asya ülkeleri ve Büyük Okyanus bölgesi ile karşılıklı ticari temaslarını artırarak geliştiriyor. Ticari ilişkiler başta olmak üzere farklı alanlarda ikili anlaşmalar imzalanıyor. Şayet Amerikalılar bu program üzerinde gerekli değişiklikleri yapmayacak olursa gelecek dönemde etkinliklerinin azalacağına kesin gözüyle bakılıyor.

 

OKYANUSUN İKİ TARAFI

 

ABD, Afrika ile ticari ilişkilerinde 46 milyon Afrika kökenli vatandaşının kurduğu etkinliklere çok değer veriyor. Bunları Atlantik Okyanusu’nun iki tarafında da uyumlu olabilecek şekilde yönlendirmek istiyor. Daha doğrusu Amerikalılar için Afrika, halen ve gelecekte ekonomik anlamda çok büyük potansiyelin yakalanmasında öncü olabilir. Dahası 1.5 milyara yaklaşan nüfusu içinde genç kuşağın fazlalığı, yüksek düzeyde kentleşmeye geçilmesi, ülkelerin sanayileşme konusundaki kararlılıkları ve hammaddeleri içinde özellikle kritik mineralleri ile uluslararası camiada dikkatleri üzerine çekiyor. Bu arada Afrikalılar da eski alışkanlıklarını değiştirdi ve artık kendi coğrafyalarının sadece hammadde ihraç eden bir kıta olmaktan çıkıp üretime geçmesini istiyorlar.


Sahraaltı Afrika ülkelerinde gelecekte daha güçlü etkinlikler için bu coğrafyaya yatırım odaklı yaklaşımı teşvik ederek sanayileşmeyi, istihdam oluşturmayı ve kapsayıcı büyümeyi kolaylaştıracak ticaret büyük önem arz ediyor. ABD ve Afrika ülkeleri arasındaki ticari ilişkilerde Sahraaltı Afrika ülkelerinin dünyanın en önemli pazarına dönüştürülmeleri hamlesinde son 23 yıldır AGOA, Amerikalıların bu kıtadaki en temel taşı kabul edilip tüm uygulamalar bunun üzerinden gerçekleştirildi. Yine de tüm gayretlere rağmen ülkelerin AGOA programındaki hedefler doğrultusunda dengeli bir fayda sağlayamadıkları görüldü. Hatta en kârlı çıkan ülkenin Güney Afrika Cumhuriyeti olduğunda kuşku yok. Yine Kenya’nın ihracatının yüzde 88’i ve Lesoto’nun yüzde 99’unu kendilerine tanınan sıfır gümrük tarifesi sebebiyle AGOA programından istifade ederek en yüksek orana ulaştırdıkları biliniyor.

 

BIDEN’IN YENİ UYGULAMALARI

 

ABD, her geçen sene Afrika ile daha yakından ilgileniyor, savunma ve güvenlik odaklı çalışmaları yanında çok yakında düzenleyeceği Afrika Gençlik Zirvesi ve kıtada yapılanları Takip Zirvesi ile farklı konularda neler yapıldığını tespit etmek istiyor. Kıtanın sahillerindeki kaçak balıkçılık, büyük afetler karşısında acil uyarı sistemleri, uzay çalışmalarında işbirliği, patent ve fikir mülkiyeti konusunda Sahraaltı Afrika ülkeleriyle yeni projeleri birlikte yürütüyor. Başkan Biden’ın Afrika ile İş Yapmaya İlişkin Dayanışma Konseyi gibi bir dizi yapılar üzerinden yeni uygulamalar, Amerikan şirketlerinin Afrika’daki ticari bağlarını kuvvetlendirme amacı taşıyor. Yine bu kıta ülkeleriyle dijital dönüşüm girişimi de çok önem verilen konular arasında.  

 

NEREDEN NEREYE?

 

AGOA ile başlatılan sürecin başında ABD’nin Sahraaltı Afrika’daki ticaret hacmi 8 milyar dolar iken, bu miktar 2014’te 54 milyar dolara kadar ulaştı. Bunun içinde petrol ürünlerinin payının yüzde 69 seviyesinde olması ise eleştiri konusu. Her ne kadar AGOA sayesinde 2008 yılında istisnai olarak 100 milyar doları görmüşse de bu seviyeyi bir daha yakalayamadı. Bunda, değişen ekonomik şartlar ve AGOA mevzuatında günün şartlarına göre yeniden düzenleme yapılamaması etkili oluyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelere önem verilerek bunlar üzerinden ilişkilerin daha da kolaylaştırılacağı öngörülüyor. İstihdam sağlaması bakımından Etiyopya, Kenya, Lesoto, Moritus ve Madagaskar’dan ABD’ye hazır giyim ihracatı sayesinde on binlerce insan iş buldu. Amerikalı tüketiciler de Afrika’dan gelen ürünleri güvenilir buluyor. Yine bilhassa Güney Afrika’dan ABD’ye yapılan otomobil üretimi için Lesoto’dan deri koltuklar, Bostvana’dan kablo, Fildişi Sahili’nden lastik, Zimbabve’den bakır tel, Nijerya, Mali, Gana ve Tunus’tan ise diğer yan sanayi ürünleri alınması, çok yönlü bir ticari mekanizmayı da beraberinde getiriyor. Tüm bunlar ciddi anlamda bu ülkelerde istihdam için yeni alanlar açıyor. Burada en önemli etkenlerden biri de ticareti daha da uygulanabilir ve kolay hale getiren, Afrika ülkeleri arasında AfCFTA kısaltmasıyla ifade edilen Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması’dır. 

 

ABD PAZARINA GÜMRÜKSÜZ ERİŞİM

 

Afrika’nın ABD ile ticaretinde AGOA üzerinden gümrüksüz ve kotasız ihracat şimdiye kadar hem programa katılan ülke sayısını ikiye katladı hem de ticaretin hacmini yaklaşık 8 kat artırdı. ABD’nin 23 yıldır Sahraaltı Afrika ülkeleriyle ticari ilişkilerinin odağına koyduğu ve Afrika mallarının kendi pazarına ihracatını teşvik amacını taşıyan AGOA’nın mevcut mevzuatını değiştirmediği takdirde etkinliğini kaybedeceği biliniyor. 5 bin ürüne ilaveten 1800 yeni ürün ile genişletilen ABD pazarına gümrüksüz erişim, büyümekte olan ülkelere büyük imkanlar verdi. Programın mevzuatı yeni şartlara göre dönüştürülemezse, beklentisi olan büyüme ve fırsatları devam ettiremeyecek. Şimdiye kadar AGOA programına uygun görülen ülkelerin pazar ekonomisi takip etmeleri, hukukun üstünlüğünü teminleri, siyasi çoğulculuğun önünün açmaları ve sürekli iyileşme kaydedilmesi istendi ve buna uymayanlar ya tamamen çıkarıldı ya da durumları askıya alındı. Şu anda Gabon, Nijer, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Uganda’nın program içinde uygun bulunmayarak atılmalarının ekonomileri için ciddi zarara yol açacağı tahmin ediliyor.

13 Kasım 2023 Pazartesi