Giriş: 06.02.2026 - 09:26
Güncelleme: 06.02.2026 - 09:26
AHMET EMRE BİLGİLİ

AHMET EMRE BİLGİLİ

Zeka ve yetenek kişide var olan bir potansiyel ise bunu eğitmek/yönetmek ve insanlığın ortak faydasına sunmak elbette en önemli insanlık kazanımıdır.

 

Bireydeki bu potansiyelin dağılımını Cenab-ı Allah yeryüzüne insan ölçeğinde adil bir şekilde yapmıştır. Bu sebeple bu potansiyele kavram olarak birçok dilde benzer anlamlar yüklenmiştir. Tanrının insanlığa armağanı anlamına gelen İngilizcedeki gifted, insanlığa hibe edilmiş anlamına gelen Arapçadaki mevhibe, insanlığın hizmetine sunulmuş anlamına gelen bahşedilmiş veya daha açıkça ifade edilen Allah vergisi kavramları hep buna işaret eder. İnsanlık yararına buluşlar yapan sıra dışı adamların tümü bu kapsamdadır.


Burada elbette her devlet ve toplumun kendine özgü bir stratejisi olması doğaldır. Tabii ki bu; tespit, eğitim, meslek edindirme/yerleştirme ve yönetim aşamalarında dair bütüncül bir süreci ifade eder. Bu politikayı bütün aşamaları ile bir strateji dahilinde başarılı bir şekilde yürüten devletler kazanır. Netice olarak da bu durum insanlığa ilişkin bir kazanım anlamına gelir.


Bu alanın içeriğini anlamak için ilgili temel kavramlar olan; zeka, akıl, yetenek ve elit eğitimi dikkate almamızda fayda var. Yetenek eğitiminin genel çerçevesi, bireylerin doğuştan sahip oldukları potansiyellerini fark etmelerini, geliştirmelerini ve bunları hayatın farklı alanlarında etkili biçimde kullanmalarını hedefleyen bir sistem olarak görmek gerekir. Bireyin kendine özgü güçlü yönlerini ortaya çıkarmak, bu yönleri bilgi, beceri ve tutumlarla destekleyerek sosyal ve bireysel katkı sağlayacak düzeye ulaştırmaktır. 


Her bireyin farklı yetenek alanlarına sahip olduğu, yeteneğini keşfetme ve geliştirme hakkının bulunduğu, bu eğitimin ilkokuldan yetişkinliğe kadar devam ettiği, zihinsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişimin birlikte ele alındığı, yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulama ve deneyimle geliştiği bilinmektedir. Yetenek eğitiminin; keşif aşamasını müteakip gelişim ile sürdüğü, derinleşme ile devam ettiği ve insanlığa büyük faydalar getirici işler başarıldığı malumdur.


Yetenek eğitimi okul hayatının her aşamasında göz önünde bulundurulur. Ama özellikle üniversite düzeyinde daha bir dikkatle ele alınmalıdır. Bu eğitimin temel hedefi; öğrencinin yalnızca mesleki bilgi edinmesini değil, aynı zamanda disiplinler arası düşünebilen, kreatif çözümler üretebilen, değer odaklı bireyler olarak yetişmesini sağlamaktır. Edinilen bilgi, proje ve saha uygulamalarıyla desteklenmeli ve bu doğrultudaki çalışmalar ve yönlendirmeler akademik danışmanlar, sektör mentörleri aracılığıyla yapılmalıdır. Üniversite düzeyinde yetenek eğitiminin stratejik önemi; eğitimin yalnızca bilgi aktarımı değil, insan sermayesinin nitelikli dönüşümü olarak görülmesi ve öğrencilerin sadece mezun edilmesi değil iş hayatında ayakta kalan, değer üreten bireyler olarak yetiştirilmesidir.


Bununla birlikte yetenek eğitiminde kendi içinde bir ekosistem oluşturmak da önemlidir. Aslında burada giderek önem kazanan husus; geleceğin yetenek ekosistemini dikkate almaktır. Zira her alanda olduğu gibi yapay zekanın (YZ) ve dijital dönüşümün yetenek yönetimine etkisi önem taşımaktadır. Sözgelimi geleceğin becerilerine odaklanmak bile bireyin yetenek yolculuğunu etkilemektedir. Elbette eğitimde birey nezdinde yetenekten yetkinliğe evrilebilmeyi başarmamız gerekir. Hedef; öğrencilerin yeteneklerini kariyer hedefleriyle ilişkilendirmelerini sağlamaktır. Zira geleceğin meslekleri farklılaşmakta ve donanımları da değişmektedir.


Öğrencilerin kendi yeteneklerini tanıması ve bu yetenekleri geliştirme yollarını öğrenmesi elzemdir. Zaten iş dünyası da kendini tanıyan, öğrenmeyi bilen, her daim kendini güncellemeyi başaranları önemsiyor. İşte yetenek işinde bu vizyon ve yaklaşım önemli hale gelmektedir. Kazanan; kişinin kendisiyle birlikte devlet, toplum ve insan olmaktadır. Gelecek; yeteneği eğitmeyi ve yönetmeyi başarabilenlerin olacaktır.