istanbul-ticaret-gazetesi
istanbul-ticaret-gazetesi
Giriş: 23.01.2026 - 10:04
Güncelleme: 23.01.2026 - 10:04
AHMET EMRE BİLGİLİ

AHMET EMRE BİLGİLİ

Çok kullandığımız ve neredeyse deyim haline gelen bir söz var; Türkiye artık eski Türkiye değil. Doğru mu, evet doğru. Eskiden yurt dışında görev yapan kamu kuruluşları bir misyonla değil, usulen vardı ve bu anlayışla görev yaptılar.


Yurtta sulh cihanda sulh’ sözünü de dışarda bir şey yapmamak üzere bulunmak şeklinde yanlış anlamıştık. Dışarda bir gücünüz olmaz ise kamu diplomasisi kavramı da zaten anlamsızdı. 


Gözümüzü ilk açan rahmetli Turgut Özal oldu. Yurt dışı gezilerini bir misyonla yaptı, dönemine göre bir ufuk geliştirdi. Temel faaliyet alanı Türk Cumhuriyetleri olan ve 1992 yılında kurulan TİKA’nın faaliyet alanını genişleterek bir misyon kuruluşu haline getirdi. 2011 yılında ise Recep Tayyip Erdoğan kendi döneminde TİKA için daha büyük bir ufuk geliştirerek hem çalışma hem de coğrafi alanını büyüttü ve küresel bir kuruluş haline getirdi. Her yıl daha fazla ülkede ofisler açarak, Orta Asya ve Balkanlar’dan Afrika, Latin Amerika ve Pasifik adalarına kadar çok geniş bir coğrafyada, insan hayatını ilgilendiren her sektörde projeler üretti.


TİKA ülkemizin ilk veren eli olmayı başarmıştı. Bu, aslında gönül coğrafyası kavramının devlette tezahür etmiş hali idi. Bu dönemde TİKA’nın ardından ülkemizin yurt dışı misyon kuruluşları art arda sahne almaya başladılar. Afrika ülkelerinde açılan büyükelçilikler, THY’nin iktisadi olarak değil, misyon anlamında Afrika ülkelerine uçması, iş adamları kuruluşlarının ticari seferler düzenlemesi, Türkiye'nin, Türk dilinin, tarihinin, kültürünün ve sanatının tanıtımı amacıyla projeler gerçekleştirecek olan Yunus Emre’nin kurulması, ardından Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) farklı bir misyonla kurulması ve 2016 yılında ‘yurt dışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarak örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla’ Türkiye Maarif Vakfı’nın kuruluşu gelmiştir.


Kamu diplomasisinin kapsamı içerisinde diplomasi çeşitliliği olarak; bilim, kültür, inanç, iletişim, sağlık, spor, savunma, tarım-gıda, ekonomi-ticari, enerji, çevre ve iklim değişikliği, dezenformasyonla mücadele, dijital diplomasi türleri bulunur. Etkileşim olarak birbirleriyle de sıkı ilgisi olabilir. Sözgelimi savunma diplomasisi ile eğitim diplomasisi ilgili hale gelebilir.


Kamu diplomasisinde şehirlerin de önemli bir rolü vardır. Özellikle; tarihteki yönetim rolü, kültürel miras zenginliği, medeniyet kurucu boyutu, kültürel, eğitim ve ticari merkez olma tarafı ve günümüzde şehir olarak fonksiyonu önem taşır. Sözgelimi İstanbul tam da böyle bir şehirdir. Bölgesel global bir şehir olma hüviyeti ile eğitim, kültür, sanat, bilim, mimari, teknoloji, finans, enerji, dijital ve gastronomi alanlarda merkezi bir konumu vardır. Uluslararası misafirlerin mutlaka gezdirilmek için getirildiği cezbedici yanı çok güçlü bir şehirdir. Bununla birlikte uluslararası toplantılar için vazgeçilmez imkanlar sunar. Bu çerçevede sadece İstanbul değil, kadim şehirlerimiz başta olmak üzere tüm önemli şehirlerimiz rol üstlenebilir.


Kamu diplomasisi çalışmalarının tümünü koordine etmekle görevli olan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın başındaki isim Burhanettin Duran Hoca’nın ifadesi ile söyleyecek olursak; Türkiye, hikayesi güçlü ve büyüme safhasında olan bir ülkedir ve hep birlikte bu profesyonelliği samimiyetle yapmamız gerekir. Kamu diplomasisi çeşitliliği olarak saydığımız bu faktörlerin ve kuruluşlarımızın tümü ince güç (soft power) üretmede rolü vardır ve etkili olabilir. Bu çerçevede stratejik iletişim kanallarımızı da güçlendirmemiz gerekir. Ve en önemlisi ise tüm bu çalışmaların yürütülmesine önderlik eden, irade koyan, yolu açan büyük bir liderin varlığıdır. Türkiye az rastlanan bu fırsatı iyi değerlendirmelidir. Zira Türkiye Türkiye’den büyüktür.