Giriş: 08.05.2026 - 09:20
Güncelleme: 08.05.2026 - 09:20
NURULLAH GÜR

NURULLAH GÜR

ABD-İsrail-İran üçlüsü arasında yaşanan savaşın ekonomik etkilerinin en çok enflasyon üzerinde görüleceği öngörülüyordu. 


Nisan enflasyon rakamları, savaşın ilk ciddi yansımalarını ortaya koydu. İTO'nun İstanbul için yayımladığı enflasyon verisi aylık bazda yüzde 3.74 oranında artış kaydetti. 


TÜİK'in tüm Türkiye'yi kapsayan tüketici enflasyon rakamı ise aylık yüzde 4.18 olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl nisanda aylık enflasyon yüzde 3'tü. Yüzde 3'lük enflasyon hesaptan çıkıp yerine yüzde 4.18 girince baz etkisi yıllık enflasyon rakamını yukarı taşıdı. Mart ayında yüzde 30.87 olan yıllık enflasyon oranı, nisan itibarıyla yüzde 32.37'ye çıktı. 


Yüzde 4.18’lik aylık enflasyonun 0.9 puanı, konut grubundaki fiyat değişimlerinden kaynaklanıyor. Burada doğalgaz ve elektriğe yapılan fiyat artışları belirleyici oldu. Savaşın etkisi kendini ulaştırma kalemlerinde de hissettirdi. Akaryakıt ve havayolu taşımacılığı fiyatlarında artışlar sonrasında ulaştırma grubu, aylık enflasyon üzerinde 0.73 puan etki oluşturdu. Eşel mobil sisteminin devreye alınması, enerji fiyat artışlarının enflasyona yansımasını sınırladı. Eşel mobil sistem kullanılmasaydı, aylık enflasyon yüzde 5’in üzerini görürdü.


Enflasyon üzerinde bir de mevsim geçişinin etkileri var. Yaş sebze ve meyve fiyatlarındaki artışa ekmek fiyat ayarlaması da eklenince gıda enflasyonu yüksek çıktı. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunun enflasyona etkisi 0.95 puan ile ilk sırada yer aldı. İlkbahar-yaz sezonu ürünlerinin raflardaki yerini alması neticesinde giyim ve ayakkabı grubu aylık enflasyonu 0.57 puan yukarı çekti.


Savaşın da etkisiyle yıl sonu enflasyon hedefinin tutma ihtimali ortadan kalktı. Şu an için beklentiler, enflasyonun yıl sonunu yüzde 27-28 civarında kapatabileceğine işaret ediyor. Savaşın ne zaman sonlanacağı, dolayısıyla savaş etkilerinin ne derece kalıcı olacağı enflasyon için kritik öneme sahip. Bu açıdan mayıs ve haziran aylarındaki enflasyon rakamları yıl sonuna ilişkin resmin biraz daha netleşmesini sağlayacaktır. 


Mayısta enflasyonun nisandaki kadar yüksek gelmesi beklenmiyor. Doğalgaz, elektrik, ekmek ve ilaç gibi fiyatı kamu tarafından yönetilen ve yönlendirilen kalemlerde mayıs ayında değişim olmayacak. Pazarlardan gelen ilk sinyaller de mayıs ayında taze meyve ve sebze fiyatlarının düşüşe geçtiği yönünde. Gıda ve ayakkabı grubundaki fiyat artışları da mayıs ayında yavaşlayacaktır. 


Bu haber ve beklentiler enflasyonun gidişatına yönelik karamsarlığı biraz azaltıcı etki oluştursa da bu durum savaşın enflasyondaki ana eğilimi bozduğu gerçeğini değiştirmiyor. Enflasyonla mücadele zaten zordu. Savaşın ardından daha da zorlaştı. Vatandaşın ve reel sektörün durumunun yanı sıra savaşın arz kanalı üzerinden etki oluşturduğu gerçeği dikkate alındığında, para politikasında ilave sıkılaştırmaya giderek sorunu çözmesinin çok da mümkün olmadığı bir tablo ortaya çıkıyor. Maliye politikası, ticaret politikaları ve üretimi destekleyici politika araçları böylesi dönemlerde enflasyonla mücadelede daha fazla etkiye sahiptir.