Temel mal grubunda enflasyon, hedeflerle uyumlu bir hızda geriliyor. Ancak diğer harcama gruplarında fiyat artış oranlarının yüksek seyretmesi nedeniyle genel enflasyon oranı hâlâ hedefin uzağında kalmayı sürdürüyor. Özellikle hizmet grubunda bu durum belirgin şekilde görülüyor. Temel mal grubunda yıllık enflasyon oranı yüzde 17.4 seviyesindeyken, hizmet grubunda bu oran yüzde 40 düzeyinde bulunuyor.
Yüksek fiyat artışı eğilimi yalnızca hizmet enflasyonuyla sınırlı değil. Kira enflasyonu da oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor. Kiralarda yıllık ortalama fiyat artış oranı yüzde 60 civarında. Kira bedellerinin çok hızlı artmasının arkasında birçok neden bulunuyor: Salgın döneminde kira artışlarına getirilen sınırlamanın gecikmeli etkisi; boşanma oranlarındaki artış; değişen aile yapısı ve üniversiteleşmeye bağlı olarak gençlerin ayrı eve çıkma eğiliminin güçlenmesi; deprem felaketinin ve kentsel dönüşüm sürecinin kiralık konut talebini artırması; gelir dağılımındaki bozulmayla bağlantılı olarak belli bir zümrenin elinde çok fazla konut birikmesi sonrasında bazılarının tok satıcı edasıyla ederinin çok üzerinde kira istemesi ve bir noktadan sonra bu seviyelerin emsal teşkil etmeye başlaması; ayrıca konut sahibi olmanın zorlaşması nedeniyle yeni evlenen çiftlerin zorunlu olarak kiralık konuta yönelmesi bu nedenler arasında sayılabilir.
Dar ve orta gelirli hanelere hitap eden konut üretimi yerine inşaat sektörünün uzun yıllar lüks projelere yönelmiş olması da arz-talep dengesini olumsuz etkiledi. Kamunun sosyal konut projelerinde bir dönem yavaş hareket etmesinin etkilerini de göz ardı edemeyiz. Bu açıdan yeni projelerin başlatılmış olması olumlu bir gelişme.
DÜKKÂN KİRALARI DA BELİRLEYİCİ
TÜFE hesaplamasında doğrudan yer almasa da dükkân kiralarındaki artışlar da dolaylı yoldan enflasyonu yukarı çekiyor. Konut kiralarındaki yükseliş, dükkân kiralarına da yansıyor. İki piyasa arasında bir endeksleme durumu var. Sosyal medyanın etkisiyle lokanta, restoran ve kafelere yönelik talepte ciddi bir artış yaşanıyor. Bu cazibeye kapılan girişimciler sektöre girerek kiralık dükkân talebini arttırıyor. Hepsi başarılı olamıyor. Ama sirkülasyon yüksek olduğu için bir şekilde dükkân talebi canlı kalıyor. Haliyle dükkân kiraları artıyor.
Turizmdeki canlı seyrin de burayı etkilediğini söyleyebiliriz. Hizmet sektöründe kira, belirleyici maliyet kalemlerinden biridir. Yüksek kira maliyetleri, dönerden lahmacuna, çaydan kahveye kadar pek çok ürünün fiyatına yansıyor.
Kira enflasyonunu etkileyen çok sayıda unsur var. Merkez Bankası, bu yıl kira enflasyonunun biraz daha makul seviyelere ineceğini öngörüyor. Beklenti yıl sonunda yüzde 30-36 bandına inmesi. Merkez Bankası ekonomistleri işleri gereği bu tahminleri yapmakla yükümlüler. Ama ellerinde kiraları normalleştirecek politika aracı yok.
Buradan bir kez daha görülüyor ki sıkı para politikası enflasyonla mücadele için gerekli bir koşul olsa da tek başına yeterli değildir. Gelir dağılımındaki ve aile yapısındaki bozulmaya çözüm üretecek yapısal reformlara ihtiyaç var. Genç çiftlerin konut sahibi olmasını ve genç girişimcilerin işyeri edinmesini kolaylaştıracak finansal destek mekanizmaları ile fiziki yatırımlar da bir o kadar kritik.