Cuma21 Ağustos 202610:06İSTPİYASAAÇIK
İSA KARAKAŞ
İSA KARAKAŞ

Çalışana yanlışlıkla ödenen fazla maaş haksız zenginleşmedir

00:00 / 00:00

Bir çalışanın hesabına hak ettiğinden fazla para yatarsa ne olur?

İşçi bu parayı, “Benim hakkımdı, iyi niyetle harcadım” diyerek tutabilir mi? Yargıtay, işverenlerin çalışanlarına ‘yanlışlıkla’ yaptığı fazla ödemelerin ispat edildiği takdirde geri ödenebileceğine dair emsal bir karara imza attı. Hak edilmeden yapılan ödemeyi ‘sebepsiz zenginleşme’ kabul eden Yargıtay, “Haksız zenginleşme meşrulaştırılamaz” dedi. 

Çalışma hayatında en çok karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, işverenlerin çalışanlarına sehven, yani yanlışlıkla yaptığı fazla ödemelerdir. Bir çalışanın hesabına hak ettiğinden fazla para yatarsa ne olur?  İşçi bu parayı, “Benim hakkımdı, iyi niyetle harcadım” diyerek tutabilir mi? Yargıtay, bu hususta ihtilaflara son verecek emsal kararla, “Yanlış hesap Bağdat’tan dönmelidir, hak etmediğin para zenginleşme değil, sebepsiz borçtur” dedi. 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, mahkeme kararlarının birbirleriyle çelişen kararlarını süzgeçten geçirerek, iş hukuku ve borçlar hukuku dengesini sarsılmaz bir esasa bağladı.

UYUŞMAZLIĞA KONU OLAY
İşyerinin tahakkuk ve muhasebe sorumlusu sehven hatalı işlem yaptı. Bu işlem neticesinde işçiye yanlışlıkla fazla ödeme yapıldı. İşveren durumu fark edip bilirkişi raporuyla belirlenen fazla paranın iadesini istedi. İşçi parayı geri ödemeyince, bu defa işveren ödenen fazla paranın tahsili için işçiye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açtı. 

YEREL MAHKEME REDDETTİ
İlk Derece Mahkemesi (İş Mahkemesi), bozma kararı sonrasında aldığı bilirkişi raporuna dayandı. Mahkeme, 1 Ocak 2005-19 Aralık 2008 tarihleri arasındaki dönemde aynı ücretle çalışan diğer işçilere de davalı ile benzer oranlarda zam uygulandığını tespit etti. 

Dava açmayan diğer işçilerin de aynı ücreti aldığını belirten yerel mahkeme, davacı kurumun fazla ödenen tutarı talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.  

İSTİNAF NE DEDİ?
Davacı işverenin kararı istinafa taşıması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı inceledi. İstinaf mahkemesi, işçiyi koruyan ve zayıf tarafı öne çıkaran bir yaklaşımla davacı işverenin başvurusunu esastan reddetti. Kararda şu gerekçelere yer verildi: 
* Fakirleşme ve zenginleşme: İşveren fazla ödeme yaparak mal varlığında eksilme yaşamış, işçi ise zenginleşmiştir. Lakin bu hukuki işlemi gerçekleştiren, kendi iradesiyle ödemeyi yapan işverenin kendisidir. 

* İşçinin iyi niyeti ve güven ilkesi: İşçi yapılan fazla ödemenin kendi hakkı olduğuna inandığı için hüsnüniyet sahibidir. İşveren hatalı hesaplama yapsa da kendi davranışı ile karşı tarafa güven vermiştir. 

* Zayıf ve güçlü dengesi: Hatalı ödemeyi yapan işveren ekonomik ve sosyal açıdan güçlü, işçi ise zayıf konumdadır. Güvenin korunması ve hakkaniyet ilkeleri gereğince yapılan ödemenin geri istenmesi doğru değildir. 

YARGITAY: HUKUKA AYKIRI
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi’nin ve Yerel Mahkeme’nin gerekçelerini kabul etmedi; Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırdı ve İlk Derece Mahkemesi kararını bozdu. 

Yargıtay’ın kararına dayanak oluşturan temel hukuki gerekçeler şunlar:
* Sebepsiz zenginleşme ve edada yanılma: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesi (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 62) uyarınca, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse, yanlışlığa düşerek bu ödemeyi yaptığını ispat ederse ödediğini geri isteyebilir. 

* Bağışlama iradesinin bulunmaması: Karardaki yanlışlık ‘eda’ (ödeme) ile ilgilidir. Bu durum, ödemeyi yapanda bir ‘bağışlama irade ve arzusunun’ bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Yani tahakkuk memuru hataya düşmeseydi bu ödeme yapılmayacaktı. 

* Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.12.1984 tarihli ve E. 1982/13-387, K. 1984/997 sayılı kararında açıklandığı üzere; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan, sırf hatalı ödemeler idare tarafından Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre her zaman geri istenebilir. 

* Nihai sonuç: İşçinin açtığı esas davada verilen red kararı kesinleştiğine göre, o dosyada hesaplanan fazla ödeme tutarının işçiden tahsiline karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi hukuka aykırıdır. 

HAKSIZ ZENGİNLEŞME MEŞRULAŞTIRILAMAZ

Yargıtay bu kararı ile çalışma hayatında ‘sebepsiz zenginleşme’ ile ‘işçinin hüsnüniyeti (iyiniyeti) / güvenin korunması’ arasındaki hassas sınırı net bir şekilde çizdi. İşverenin sehven yaptığı hesaplama hatası, işçiye müstesna bir kazanılmış hak veya haksız kazanç sağlama imkânı sunmaz.

İşverenin mülkiyetinde bulunan para ve diğer kaynakların hatalı ödenmesinde, hüsnüniyet kalkanı arkasına sığınılarak haksız zenginleşme meşrulaştırılamaz. 

Hak edilmeden, işverenin rızası dışında sehven hesaba yatan para helal kazanç sayılmadığı gibi hukuk sisteminde de çalışanın hakkı olarak kabul edilmiyor. Hukuk düzeni, bir tarafın dalgınlığından ya da sehven yaptığı hatadan diğer tarafın haksız kazanç sağlamasına izin vermez. 

Unutulmamalıdır ki, hak edilmeden elde edilen ödeme meşru ve yasal değildir. Sebepsiz zenginleşmedir. İradesi dışında yanlışlıkla ödeme yapan taraf her daim hakkını talep etme yetkisine sahiptir. Karşı tarafın iyi niyetli olması da bu durumu değiştirmeyecektir.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >