Cuma25 Eylül 202611:14İSTPİYASAAÇIK
HÜSEYİN ÖZTÜRK
HÜSEYİN ÖZTÜRK

Cüzdanın gümrük memuru vicdandır

00:00 / 00:00

Ehli vicdan, ehli kalp, ehli söz erleri bilirler ki; çarşı-pazar düzenini sağlayan esas unsur, cüzdanların gümrük memuru olan vicdanların, ahlak ve adaletle donanmış olmasıdır.

Terazinin şaştığı toplumlarda, güvensizliğin hâkim olacağı pek aşikârdır. İrili ufaklı, açık, kapalı çarşı-pazar veya alışveriş merkezlerinde dükkânların açık olması, ürünlerin rafları doldurması, aranılan her şeyin bulunması elbet güzeldir.
Yalnız çarşılarımızı, pazarlarımızı, mağazalarımızı, dükkânlarımızı ayakta tutan bir düzen vardır. Bu düzenin temelini alıcı ile satıcının birbirine olan güveni oluşturur.

Güvenin sarsıldığı yerde; ne huzurun ne itimadın ne de kazancın bereketi olmaz. Ticarette güvenin, sadakatin hep örnek olarak gösterilen nişanlarından biri de terazi örneğidir. Terazi, ticari tarihimizin hiçbir döneminde ağırlık ölçen bir alet olmamıştır. Bir kefesine ürün, diğerine tartı ölçer konulurken, aslında satıcının sözü, müşterinin hakkı ve toplumun adalet anlayışı da tartılmıştır.

Bir ahilik geleneği ve öğretisi olan bu düsturun bozulmamasına öyle özen gösterilmiştir ki, dükkân kapatılmasına kadar hükümler verilmiştir. Meseleye terazinin şaşması, birkaç dirhemlik eksik tartıdan ibaret olarak bakılmamıştır.

İşte dünyada bu hususa en çok dikkat eden ve takip eden sistem, medeniyetimizin kodlarında hayat bulmuştur. Ahilik teşkilatını kurarak, ticaret hayatını sadece kazanç üzerine tesis etmemiştir.

Geçtiğimiz hafta Ahilik Haftası idi. Bu yıl 14-20 Eylül tarihleri arasında 39. Ahilik Haftası kutlandı. Yeri gelmişken, ahiliği birkaç cümle ile hatırlayalım:

Ahilik, 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’da (Kırşehir merkezli) esnaf ve zanaatkârlar birliği olarak kurulmuş ve bütün Osmanlı ülkesine yayılmıştır.

Ahilik, okuma-yazma öğretimi başta olmak üzere, mesleki eğitim ve ahlaki kurallar çerçevesinde; çalışma, üretim, tüketim ve müşteri ilişkilerine kadar toplumun her derdine deva olmayı, toplumsal dayanışmayı, paylaşmayı önceleyerek; “Çarşıda düzen varsa, evde de düzen vardır” diyen bir sistemin adıdır.

Ahilik, üretimle dayanışmayı, kazançla sorumluluğu bir arada ele alan ve takipçisi olan bir teşkilatlanmadır. Toplumsal güveni sağlamak için hangi zanaatkârların veya meslek sahiplerinin hangi işi nasıl yapacağını veya bir malın nasıl üretileceğini düzenleyen kurumdur.

Nasıl bir tüccar, nasıl bir esnaf, nasıl bir usta ve neticede nasıl bir insan olunması gerektiğine dair pek çok ölçüler koyarak, sadece şehirlerdeki güveni değil, İpek Yolları, kervan yolları ile buralarda kurulacak pazarların güvenliğinden de sorumlu teşkilattır.

“Cüzdanın gümrük memuru vicdandır” denilmesinin sebeplerinden biri de yine ahilik kurallarının ısrarla üzerinde durduğu şu hususlarla neşvünema bulmuştur:

Haksız kazanç, ölçü ve tartıda hile, kalitesiz üretim ile müşterinin aldatılması, iki kişi arasındaki aldatma veya aldanma meselesi olarak görülmez.

Mesele çarşının güvenliği ile bütün esnafın kişilik ve kimliğinin zedelenmemesidir. “Bu çarşıya güvenle giren güvenle çıkar” levhalarının asılı olduğu devirlerin üzerinden çok geçmiş değildir.

Günümüz iktisadi dünyasında bunu çok daha teknik kavramlarla ifade ediyoruz. Tüketici güveninden, marka itibarından, kurumsal yönetimden, iş ahlakından, kalite standartlarından ve sürdürülebilirlikten dem vuruyoruz.

Modern ekonomi bize rekabetin önemini öğretti. Evet, rekabet verimliliği artırır, yeniliği teşvik eder ve tüketiciye daha fazla seçenek sunar. Yalnız rekabetin ahlaki ve hukuki sınırları yara aldığında piyasa güven üretmek yerine güvensizlik üretmeye başlar. Kısa vadede kazanç sağlayan bu davranış, uzun vadede sektörün tamamına zarar verebilir.

Velhasıl insan, kendisinin aldatılmayacağına inandığı bir şehir ve piyasada; huzurla yaşamak, çalışmak ve alışveriş yapmak ister.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >