Prof. Dr. Nurullah GÜR

Prof. Dr. Nurullah GÜR

Diğer Yazıları

nurullah.gur@marmara.edu.tr

 

Salgının ardından enflasyon, dünya genelinde çok uzun yıllar görülmeyen seviyelere yükselmişti. Küresel enflasyon son aylarda düşüş trendine girmiş olsa da mevcut seviyeler halen merkez bankalarının hedeflerinin uzağında. Salgın kaynaklı tedarik zincirlerinde oluşan aksaklıkların giderilmesi ve enerji fiyatlarının normalleşmesi, enflasyonu düşüren ana sebepler. Konjonktürel unsurlarda rahatlama yaşanmış olsa da bazı yapısal unsurlar, dünyanın salgın öncesindeki düşük enflasyon oranlarını yakın gelecekte görüp göremeyeceğine yönelik soru işaretlerine neden oluyor. Bu bağlamda Doğu Asya’daki demografik ve sosyo-ekonomik gelişmeler, küresel enflasyonun geleceği açısından oldukça kritik.

 

ASYA’DA ÜCRETLER ARTIYOR

 

1980’lerde yükselişe geçen küreselleşme dalgası, sanayi üretimini Batı’dan Doğu kıyılarına kaydırmıştı. Japonya ve Güney Kore’nin ayak izlerini takip eden Çin, 2000’li yıllarda ‘dünyanın fabrikası’ haline gelmişti. Hindistan, Endonezya, Tayvan, Tayland ve Malezya gibi diğer Asya ülkelerinin de küresel sanayi üretiminde hatırı sayılır payları var. Ticaret savaşları ve salgın gibi şoklar Asya’nın üretimdeki geleceğinin sorgulanmasına neden olsa da bugün halen imalat sanayi üretiminin yüzde 50’si Asya’da gerçekleşiyor. 

 

Batılı ülkelerdeki meslektaşlarına kıyasla çok daha düşük maaşlara, çok daha uzun saatler çalışmaya mecbur olan Asyalılar, özellikle 2000’lerin başında küresel enflasyondaki düşüşü tetikleyen en önemli unsurlardan biri olmuştu. Ama artık durum değişiyor. Düşük ücrete dayalı rekabet dendiğinde akıllara ilk gelen ülke olan Çin’de ücretler artık o denli düşük değil. Çin’de 2008’den sonra ortalama reel ücretlerde yaklaşık üç katlık artış yaşandı. Çin’deki kadar olmasa da Asya genelinde de ücretlerde artış var. 

 

TERCİHLERİ BEYAZ YAKALI İŞLER

 

İşgücü piyasasına dair değişen tek şey, ücret seviyesi değil. Asya’nın nüfusu yaşlanıyor. Çin’de nüfus, 60 yıldan uzun bir süredir ilk kez 2022’de azalma yaşadı. Bununla birlikte, birçok Asya ülkesinde yeni nesil, eskilere kıyasla uzun saatler fabrika işlerinde çalışmaya o denli istekli değil. Daha iyi koşullarda özellikle de beyaz yakalı işlerde- çalışma isteği ağır basıyor. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte gençlerin ellerinden düşmeyen akıllı cihazlar ve sosyal medya uygulamaları, Asyalı gençlerin çalışma hayatına bakışını etkiliyor. Onlar da Batılı ülkelerdeki akranları ile benzer koşullarda çalışmanın hayalini kuruyor. 

 

Batı’daki gençlerin durumunun da o kadar parlak olmadığını belirtmek lazım. Fakat dünyayı dizi karakterleri ve sosyal medya paylaşımları üzerinden takip ettiğinizde gerçeği çok da yansıtmayan bir algı ortaya çıkıyor. Asyalı gençler de bu algıya kapılıyor. Türkiye de benzer bir dertten muzdarip. Eskiden 15-20 bin dolar kişi başına milli gelir seviyesi aşıldıktan sonra gençler arasında iş beğenmeme eğilimi baş gösterirdi. Küreselleşme ve sosyal medya ile birlikte bu eşik çok daha düşük seviyelere gerilemiş durumda. 

Bu gelişme, henüz sanayileşme sürecini tamamlayamamış olan gelişen ülkeler için büyük bir sorun teşkil ediyor.

04 Eylül 2023 Pazartesi