Cuma4 Eylül 202610:46İSTPİYASAAÇIK
NURULLAH GÜR
NURULLAH GÜR

Neden sanayi?

00:00 / 00:00

Son iki yazımda sanayinin ahvalini ve sektörü güçlendirmek için atılabilecek adımları ele almıştım. Sanayi sektörünü neden bu denli önemsediğimi, erken sanayisizleşme sorununun neden ciddiye alınması gerektiğini merak edenler olabilir. Kimileri sanayiyi eski moda bir sektör olarak görebilir. Bu yazıda sanayinin tüm ekonomiler için neden kritik olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Sanayi sektöründe verimlilik, tarım, inşaat ve hizmet sektörlerine kıyasla çok daha yüksektir.  Bu verimlilik potansiyelinin arkasında birçok neden vardır. Bunların başında, sanayinin yeniliklerin ve teknolojik gelişmelerin temel alanlarından biri olması gelir. Modern ekonominin yaklaşık 250 yıllık tarihinde insan hayatını köklü biçimde etkileyen pek çok yenilik sanayiden çıkmıştır. Sanayi, teknolojik yeniliklere hızlı uyum sağlama konusunda da diğer sektörlerin önündedir. 

Sanayi gerek kendi içinde gerekse diğer sektörlerle ileri ve geri bağlantılar kurar. Dolayısıyla sanayide gerçekleşen verimlilik ve üretim artışlarından diğer sektörler de nasibini alır. Aynı anda birçok sektörü besleyen bu bağlantılar, sanayi sektöründe daha sıktır. 

Sanayi çok daha yüksek bir ihracat potansiyeline sahiptir. Sanayinin neredeyse bütün alt kolları dış pazara rahatlıkla açılabilir. Bu ihracat potansiyelinin etkisiyle sanayi sektörü ölçek ekonomisinden daha fazla yararlanır. Bu sayede Ar-Ge yatırımlarına kaynak ayırma ve yenilikler için risk alma gibi konularda daha atik davranabilir. Ölçek ekonomisinin bu etkisi de verimlilik artışlarını tetikler.

Sanayi sektörü istikrarlı ve kapsayıcı iş olanakları çıkarma açısından da mahirdir. Bir sanayi tesisinde ustasından çırağına, mühendisinden teknisyenine, yazılımcısından aşçısına kadar sayısız iş kolunda, farklı niteliklere sahip insanlar için iş fırsatı doğar. Üstelik bu işlerin çoğu uzun soluklu işlerdir. Normal şartlarda bir araya gelmesi mümkün olmayan insanların ortak bir hedef için çalışmasına vesile olan sanayi tesisleri, aslında toplumu toplum yapan unsurlardan biri olarak öne çıkar. İş başında eğitimin yoğun biçimde verildiği sanayi sektörü, beşeri sermayenin gelişimine de katkı sağlar.

Sanayi sektörü hayati sayılabilecek ürünlere imza atar. Bugün düşük teknolojili olduğu gerekçesiyle çoğu kişinin burun kıvırdığı gıda ve tekstil gibi sektörler, önemini hiçbir zaman yitirmeyecek sektörlerdir. Ulusal güvenliği sağlamanın yolu da sanayi sektörünün başarılarından geçer. Bir ulus çok iyi askeri kabiliyetlere ve hatırlı müttefiklere sahip olsa bile savunma sanayisinde zayıfsa güvenliği kırılgandır.

Uluslararası ekonomik rekabetin de büyük oranda sanayi sektörü üzerinden ilerlediğini atlamamak lazım. Yapay zeka çağında yaşıyor olsak da bu teknolojinin hayata geçmesi için gereken veri merkezlerinden işlemcilere, bilgisayarlardan akıllı cihazlara kadar pek çok ürünün arkasında yine sanayi sektörü var.

Koronavirüs salgını ve ticaret savaşları gibi büyük çaplı küresel şoklar, sanayinin ne derece önemli olduğunu bize bir kez daha hatırlattı. Küresel tedarik zincirleri kırılmaz değil. Dışarıdaki hatlar sarsıldığında veya koptuğunda, undan ilaca, deterjandan solunum cihazına, maskeden otomobile kadar hayatın doğrudan içinde yer alan elzem ürünleri ülke sınırları içerisinde üretecek deneyim ve kabiliyete sahip olmak gerçekten çok önemli. 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >