Cuma18 Eylül 202611:20İSTPİYASAAÇIK
FATİH OKTAY
FATİH OKTAY

Çin’in petrol rezervi kozu

00:00 / 00:00

İran’daki savaş ile beraber Hürmüz Boğazı’nın kapanması sonucu ham petrol fiyatının 150-200 dolar, kimilerine göre daha yüksek düzeylere çıkacağı düşünülüyordu.

Artık genel kabul gören yoruma göre bunun gerçekleşmemesinin ana nedeni Çin’in petrol ithalatındaki ani düşüştü. 

ÇİN PETROL İTHALATINDA DÜŞÜŞ

Ülke gümrük verilerine göre İran savaşı öncesi Çin’in ham petrol ithalatı günde yaklaşık 14 milyon varil düzeyindeydi. Bu rakam, batılı kaynakların değerlendirmelerini dayandırdıkları deniz yoluyla ithalat-ihracat verilerine ek olarak karayolu ve petrol hatları üzerinden ticareti de kapsıyor. Şubat ayı sonunda başlayan savaşın ardından ithalat Nisan’da günde 9 milyon, Mayıs’ta 8 milyon, Haziran’da ise 7 milyon varil, yani savaş öncesinin yarısı düzeyine düştü. 

ÇİN VE PETROL ARZ-TALEP DENGESİ

Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan günde 14 milyon varil düzeyindeki ham petrol ihracatı, küresel ihracatın yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Bunun kesilmesiyle oluşacak arz-talep dengesizliği ancak çok yüksek fiyat artışlarıyla giderilebilirdi. ABD ve Japonya başta OECD ülkeleri stratejik petrol rezervlerini kullanarak piyasaya petrol sağladılarsa da bunun etkisi arzda ortalama günde 1 milyon varil, en tepe noktasında is günde 3 milyon varilin altında bir artıştı. Çin ise ithalatını azaltarak arz-talep dengesizliğini günde 7 milyon varil düşürüyordu. Petrol fiyatının korkulan düzeylere çıkmamış olması büyük ölçüde bundandı.

ÇİN BUNU NASIL YAPTI

Çin’in bunu yapabilmesini sağlayan, resmi olarak açıklanmayan, ancak 1.4 milyar varil düzeyinde olduğu tahmin edilen petrol rezervleri.

Çin’in rezervlerinin geçmişi çok eskilere gitmiyor. 1970’lerdeki petrol krizinden sonra OECD ülkeleri Uluslararası Enerji Ajansı’nı kurmuş ve bu kuruluşun koordinasyonunda ulusal stratejik petrol rezervlerini oluşturmuştular. Çin, 1993 yılına kadar petrol ithal eden değil, ihraç eden bir ülke olduğundan rezerv oluşturma gereksinimi oluşmamıştı. Ancak bu yıldan sonra petrol ithalatı giderek arttı. Bu nedenle 2004 yılında başlayan yeraltı depolarının inşası ve örgütlenme çalışmaları 2008 küresel krizi öncesinde tamamlandı ve Çin kriz nedeniyle düşen fiyatlarla depolarını hızla doldurmaya başladı. Bu depolar şimdi ülke yönetimine petrol fiyatını etkileme gücü veriyor.

ÇİN BUNU NEDEN YAPTI

Çin rezervlerine dayanarak ithalatını kısmasaydı Hürmüz Boğazı İran için çok daha güçlü bir silah olurdu ve büyük güç mücadelesindeki rakibi ABD başta tüm dünya ülkeleri ekonomik ve politik maliyetlerle karşılaşırdı. Ancak yüksek fiyatlar dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan ülkenin ekonomisini de hem doğrudan hem de ihracat pazarları üzerinden dolaylı olarak olumsuz etkilerdi. Ülke yönetiminin rezervleri küresel ekonomide istikrar için kullanmasında bu rol oynamış görünüyor.
İran’da çözümün yakın görünmediği, Yemen’deki gelişmelerin petrol arzında yeni daralmalar getirebileceği önümüzdeki dönemde Çin bunu yine yapacak mı? Belki de bu, yakında gerçekleşecek Xi-Trump görüşmesinde, ABD ara seçimleri öncesinde, Çin için bir koz oluşturacak.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >