Cuma26 Haziran 202612:31İSTPİYASAAÇIK
AHMET EMRE BİLGİLİ

Şehirde yaz kursları ne ifade eder?

00:00 / 00:00

Özellikle büyükşehirlerde ömür sürmek gündelik hayat açısından hakikaten zorlukları çok olan bir durum. Bu sebeple en küçük tatillerde bile insanların gözü şehri terk etmekte olur. Okullar tatil olduğunda ise biraz da mevsiminden dolayı kaçma ve kurtulma isteğimiz hız kazanır. Öğretmen isek bu kaçış daha uzun bir zamanı ifade eder fakat memur veya çalışansak kaçacağımız süre daha kısadır. Bu sebeple okullar kapandığında başımıza kalan çocuklarımız için düzenlenen yaz kursları imdadımıza yetişir. Paralı olsa da fedakârlık yapar, çocuğumuzu birine kayıt yaptırırız.

Burada doğrusunu söylemek gerekirse itekleyici sebep çocuğun çalışan anne ve babanın başına kalmasıdır. Ama aynı zamanda eğitimi önemseriz. Çocuğun yazın eğitimden ayrı kalmaması gerektiğine inanırız. Sebebi bu olarak göstersek de yazın sıcaklarda çocuğun evde kalması başlı başına bir problemdir. Eğitimle ve çeşitli gezilerle harmanlanmış yaz kursları aslında en iyi çözümü ifade eder.

***

Ebeveyn olarak sebebi ve mecburiyeti ne olursa olsun çocuklarımızı bir yaz kursuna göndermek ideal bir vazifedir. Ama seçim yaparken dikkat etmemiz gereken hususlar var. Bunların en önemlisi; tatil modunda bir formatı olanın seçilmesidir. Zira eğitim merkezli olan seçilirse zaten eğitimden usanmış bir çocuk için çok cazip gelmez. Eğitim de dahil birçok etkinliği ustaca harmanlayan programlar daha cazip gelir çocuğa. Bu sebeple farklı kuruluşlar tarafından düzenlenen yaz kursları programlarını dikkatle inceleyip çocuğumuza en uygun olanı seçme kabiliyetini göstermeliyiz. Programda eğitimle birlikte şehir içi cazip kültürel geziler, temalı zenginleştirilmiş ziyaretler varsa bunlar tercih edilmeli. Ağır ve yorucu geziler yerine öğretici kısa geziler daha makbuldür.

Şehirde yaz kursları; arabesk, rastgele yapılmasından ziyade esnek bir müfredata dayanmalı. Bu kurgu aslında ciddi bir emek ister, bir felsefe gerektirir. Sözgelimi; gezi programı Mimar Sinan temalı ise iki mekân ziyareti konulmalı. Bir köprü, iki cami ve su kemerleri programa dahil edilmeli. Büyük Usta Mimar Sinan’ın Süleymaniye bitişiğindeki mütevazı türbesi de mutlaka ziyaret programına alınmalı. Öncesinde aynı konu çocuklara çalışma olarak verilmeli, sonra sınıfta mini bir çalıştay icra edilmeli ve geziye öyle çıkılmalı. Gezi sonrasında ise iştirak edenler gözlemlerini anlatmalı. Böylece teori pratik farkları öğrenilmiş, bilgisi kalıcı hale gelmiş olunur.

***

Bu gezi formatı aklımıza gelen her temaya uyarlanabilir. İstanbul, bu açılardan o kadar zengin ki seç seçebildiğin kadar. Yine başka bir örnek verecek olursak; deniz fenerleri teması işlenebilir. Bu alanda en iyi örnek; Şile Deniz Feneridir. Kısa bir Şile gezisinden sonra Deniz Feneri ziyareti yapılır, yapının tarihi fonksiyonları incelenir, mimari boyutuna bakılır. Yapının tarihi ve turistik yönü konuşulur. Ama en önemlisi tema olarak deniz fenerleri konusu öğrenilmiş olunur. Dünyadaki önemli deniz fenerleri hakkında bilgi sunulur. Şile ile karşılaştırma yapılır. Gezi sonrası ilk derste deniz fenerlerinin geleceği üzerine bir müzakere yapılır.

Görüldüğü üzere başarı ile harmanlanan yaz kursları, tatil modunda olduğu için öğrencilere hiç de sıkıcı gelmez. Hem öğreticidir hem keyiflidir hem de çalışan anne babanın yükünü alır. Bu yolla aynı zamanda şuur ve aidiyet inşa eder.  Bu açıdan baktığımızda ‘maksat hasıl olur’.  Çocuklarımızı evden uzaklaştırırken en yararlı işi onlara ikram etmiş oluruz. Kazanımlı olmak böyle bir şeydir.

Bu arada müftülüklerin düzenlediği cami kurslarını da yabana atmayalım. Ücretsiz ve yaygın olan bu kurslardan da istifade etmenin yollarını araştıralım. Biz işimizi yaparken çocuklarımız eğitici ve öğretici faaliyetler içinde olsunlar. Şehrin güzelliklerinin ve değerinin farkına varsınlar. İstanbul başta gelmek üzere yaşadığımız şehirlere yönelik bir aidiyet oluşsun.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >