Cuma21 Ağustos 202610:06İSTPİYASAAÇIK
AHMET EMRE BİLGİLİ
AHMET EMRE BİLGİLİ

İstanbul’da üniversite öğrencisi olmak

00:00 / 00:00

Üniversite yerleştirme sonuçları ilan edildi ve İstanbul’da üniversite kazananlar belirlenmiş oldu. Bu çerçevede İstanbul, yeni ev sahiplerini bekliyor. Şunu bilmek gerekir ki; iyi ve zor tarafları ile bir bütün olarak burası İstanbul’dur.

İstanbul’u kazanan öğrenciler açısından yeni bir heyecan dönemi başlamış oldu. İstanbul dışından gelecekler için barınma/yurt işlerinin çözümü ilk iş olur. Diğer tüm öğrenciler için burs/destek imkanlarının araştırılması ise ikinci iş. Öğrencilik zor fakat keyifli ve heyecanlıdır. Heyecan, zorluk ve keyif birlikte ancak üniversite öğrenciliğinde yaşanır. İstanbul; bunun en iyi, zor, çetrefilli fakat en kazanımlı olanıdır. Ünlü bir deyişle İstanbul’da üniversite okumak, ikinci bir üniversite bitirmek sayılır.

Özellikle şehir dışından yeni gelen öğrenciler için en önemli ilk güçlük barınma meselesidir. KYK yurtları kontenjan olarak yetersiz gelir. Bu ihtiyaç farklı vakıflar ve dernekler aracılığı ile tamamlanmaya çalışılır. Baştan bir karmaşa olur doğal olarak ama sonradan bir şekilde yola girer. İstanbul’da sadece şehir dışından gelenler yurt aramaz, ailesi burada olanların da küçük bir kısmı arar; çünkü İstanbul’un bir ucundan diğer ucu gündelik olarak gidilebilecek durumda değildir.

Bu devasa şehrin imkanları kadar zorlukları ve problem alanları da vardır şüphesiz. Bu türden durumlar dünyanın bütün küresel ölçekteki şehirleri için geçerlidir. Fakat İstanbul kültürel miras da dahil olmak üzere şehir potansiyeli açısından çok ayrıcalıklıdır ve müthiş öğreticidir. İşte bu ayrıcalıkların öğreticilik açısından potansiyeli çok yüksektir. Bu sebeple de şehrin bu yönünü iyi değerlendirmek gerekir.

İstanbul’un yeni sakinleri için bu aziz şehirde yaşayanlara düşen en önemli görev; bu şehrin büyüklüğüne, kültürüne, nezaketine ve maneviyatına yakışır bir şekilde ev sahipliği yapabilmektir. Yeni gelen öğrencinin bu şehre güven duyabilmesi için bu durum kritik derecede önemlidir. Zira insanın yaşadığı şehre aidiyetinin oluşabilmesi için şehri sevebilmesi gerekir. Elbette İstanbul zaten sevilmeye hazır bir şehirdir. Fakat yeni ayak basan bir öğrenci negatif bir olay yaşarsa bu şehirden ürker ve sevmekte zorlanır. Bu sebeple özellikle kamu görevlileri, esnaf ve herkes çok sevecen bir tutum sergilemelidir. Öğrenci başlangıcı iyi yapsın ki bu şehrin zorluklarına da katlanabilsin.

Öğrenci arkadaşımız muhtemelen yıl boyunca devam eden büyük bir çalışma temposundan çıkmış, ailesi de onunla hemhal olmuş ve İstanbul’da bir üniversite kazanma başarısı gösterdiği için mutlu olmuşlardır. Genç arkadaşımız bu tür bir psikolojiden bilmediği bir şehirde yaşamanın getirdiği zorluklar, birçoğu için muhtemel ekonomik güçlüklere geçiş aşaması yaşanacaktır. Ailesinden ayrılmış, bir anlamda gurbete gelmiş şehrin yenisi olan arkadaşımız için bu alışma dönemi hakikaten zor olacaktır. 
İşte bu sebeplerle aziz İstanbul’un eskileri olarak bizler bu yeni arkadaşlarımıza canı gönülden yardımcı olmakla mükellefiz. İstanbul’a yönelik bir aidiyetin başlayabilmesi için bu ilk günler önem taşır. Bu çocukları bağrımıza basalım, her yönden yardımcı olalım, elimizden geleni yapma gayretinde olalım kafidir.

Zira bu şehir bir kültür şehridir, kültürün ilk basamağı da nezakettir. Bu şehri bizlere emanet eden büyük insan Fatih Sultan Mehmet Han;
Hüner bir şehir bünyâd etmektir

Reâyâ gönlün âbâd etmektir demiştir. Bu söz; şehri imar etmenin, kültürel mirası öğrenmenin, korumanın asıl maksadının içindeki insanı imar etmeye yönelik olduğunu ifade eder. 

Unutmamamız gereken husus; İstanbul’un bizatihi kendisi bir mekteptir, şehir mektebidir. İstanbul hoca, bizler de öğrencileriyiz bu şehrin. Kültür burada gündelik hayat içerisinde yaşayarak öğrenilir, kalıcı öğrenme biçimi de budur.

Ne mutlu bu aziz şehri yaşayanlara. Hoş geldiniz çocuklar, safalar getirdiniz. İstanbul sizi sevecek, siz de İstanbul’u.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >