Cuma3 Temmuz 202614:13İSTPİYASAAÇIK
SON DAKİKA
6 aylık enflasyon farkı kesinleşti! İşte emekli maaşı ve memur zammı tablosuAltın ve gümüş fiyatlarında 15.30'dan sonra hızlı yükseliş: Nedeni belli olduNASA, yeni süper bilgisayarı Athena’yı devreye aldı: 20 petaflopsNe kadar emekli maaşı alırım? Tek tek hesaplandıBorsa İstanbul primli seyirdeFaraday Future’dan menzil uzatıcı hibrit şanzıman patentiNATO Genel Sekreteri Rutte'den Türkiye övgüsü: Devasa savunma sanayii avantajına sahipAB Yüksek Temsilcisi Kallas'tan Türkiye mesajı: Çok güçlü bir savunma sanayisi varBorsa İstanbul'dan açıklama: Açığa satış yasağı sona erdiKafe ve restoranlarda 'ayrıntılı menü' dönemi 1 Temmuz'da başlıyorPetrol fiyatları yükselişte: Hürmüz'de güvenlik endişeleri piyasaları etkilediAltın fiyatları yeniden geriledi: Piyasalarda petrol ve faiz freni
OSMAN ARIOĞLU
OSMAN ARIOĞLU

Yılın en düşük enflasyonu

00:00 / 00:00

Enflasyonla mücadelede en kritik eşiklerden biri, fiyat artış hızının kalıcı biçimde düşmeye başlamasıdır. Çünkü mücadele uzadıkça enflasyon yalnızca ekonomik bir sorun olmaktan çıkar, toplumun fiyat algısını bozan, beklentileri olumsuzlaştıran ve sonuç olarak toplumsal ahlakı erozyona uğratan bir sonuca yol açar. İşte en büyük risk de budur.

HAZİRAN VERİSİ NEDEN ÖNEMLİ?
2023 yılında başlatılan dezenflasyon programı, iç ve dış konjonktürdeki gelişmeler nedeniyle başlangıçta öngörülen takvimin gerisinde ilerledi. En son bu yılın başında açıklanan enflasyon hedefleri ile bugün oluşan yılsonu beklentileri arasında yaklaşık 8-10 puanlık bir fark bulunuyor. Küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve özellikle ABD ile İsrail'in İran'a yönelik savaşın ardından artan jeopolitik riskler bu sapmada önemli rol oynadı.

Bu yazının yayımlandığı gün haziran ayı enflasyonu da açıklanmış olacak. Büyük olasılıkla yılın en düşük aylık enflasyon oranını haziran ayında görmüş olacağız. Eğer önümüzdeki aylarda iç veya dış konjonktürde yeni bir şok yaşanmazsa, aylık enflasyonun yüzde 1 ila 1.5 bandında seyretmesi sürpriz olmayacaktır.

Eylül ayında okulların açılması nedeniyle hizmet grubundaki fiyat artışları aylık enflasyonu bir miktar yukarı taşıyabilir. Buna karşılık yaz aylarında bu yıl mevsimin de olumlu geçmesiyle özellikle sebze ve meyve fiyatlarında yaşanan gerileme, yılın ikinci yarısında programa önemli destek verecektir. Bugünkü şartlara göre, 2026 yıl sonu enflasyonunun yüzde 28 civarında gerçekleşmesi ulaşılabilir bir hedef olacaktır.

DÖVİZ KURU NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Enflasyonla mücadele programlarının en önemli araçlarından biri para politikasıdır. Merkez bankaları talebi yavaşlatabilmek için faizleri yükseltirken, bunun doğal sonucu olarak yerel para da görece değer kazanır. Faizin yükselmesi tasarruf eğilimini artırırken tüketim talebini sınırlar ve enflasyonun talep kaynaklı kısmını düzeltici etki gösterir.

Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlılığı azalsa da halen önemli boyutlarda olan ülkelerde döviz kurunun istikrarı ayrıca büyük önem taşır. Kurdaki hızlı yükseliş yalnızca ithal ürünleri değil, üretim maliyetleri üzerinden hemen hemen tüm fiyatları etkileyerek enflasyonu besler. Bu nedenle kısmen düşük kalan kurlar dezenflasyon sürecinin vazgeçilmez unsurlarından biridir.

İHRACATÇILARIN ELEŞTİRİSİ 
Elbette bu politikanın bir maliyeti de vardır. İhracatçılar, Türk lirasının reel olarak değer kazanmasının rekabet güçlerini azalttığını ve kârlılıklarını düşürdüğünü dile getiriyor. Bu eleştirilerin önemli ölçüde haklı olduğunu kabul etmek gerekir.

Ancak Türkiye'nin ihracat yapısı dikkate alındığında, teknoloji ve savunma sanayi ürünleri dışında kalan geleneksel sektörlerde talep esnekliği oldukça yüksektir. Buna karşılık döviz kurunda yaşanacak sert yükselişlerin enflasyona vereceği zarar, ihracata sağlayacağı kısa vadeli katkıdan çok daha büyük olabilir. Dolayısıyla kısa vadeli rekabet avantajı uğruna fiyat istikrarından vazgeçmek doğru bir tercih olmayacaktır.

TURİZMDE FİYAT SINAVI
Benzer eleştiriler turizm sektöründen de geliyor. Türkiye sahip olduğu tesis kalitesi ve hizmet çeşitliliğiyle hâlâ birçok rakip destinasyona göre önemli avantajlara sahiptir. Buna rağmen son yıllarda özellikle yerli turist açısından fiyatların pahalı kalması, bazı tatil tercihlerini komşu ülkelere yönlendirebilir.

Yabancı turist açısından ise Türkiye hâlâ güçlü bir destinasyon olmayı sürdürüyor. Ancak fiyat avantajının giderek azalması, sektörün önümüzdeki dönemde daha dikkatli bir fiyatlama politikası izlemesini zorunlu kılacaktır.

VAZGEÇMENİN MALİYETİ DAHA BÜYÜK OLUR
Enflasyonla mücadele uzadıkça toplumun sabrı da doğal olarak azalıyor. Beklentilerin bozulması ve programa olan güvenin zedelenmesi önemli bir risk oluşturuyor. Ancak geçmişte yaşanan deneyimler bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Enflasyonla mücadeleden yarı yolda vazgeçmenin maliyeti, programa sabırla devam etmenin maliyetinden katbekat fazla olacaktır.

Bu nedenle bugün ihtiyaç duyulan şey, sürecin uzamasının yarattığı bıkkınlıkla politikayı terk etmek değil; kararlılığı koruyarak enflasyon düşüşünü kalıcı hâle getirecek adımları sürdürmektir. Haziran enflasyonu olumlu bir dönüm noktası olabilir. Temennimiz bu eğilimin kalıcı hâle gelmesidir.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >