Ormanı öne çekerek söze başlamalı. Her yaz orman yangınları ciğerimizi yakıyor. Alınan bütün önlemlere rağmen ormanlarımız kül oluyor.
Topraklarımız da öyle. Miras meselesi başta olmak üzere, değişik sebeplerle işlenmeyen topraklarımız heba ediliyor. Ya su meselesi! Devletimizin ilgili kurumlarının; ormanlarımızın, topraklarımızın, sularımızın ekonomiye katılması için verdikleri tüm çabalar, insanlarımızın bu hazinenin yeterince farkında olmaması sebebiyle israf ediliyor.
Oysa bizim veya diğer dünya ülkelerinin zenginliği; hazinelerindeki altın, para, benzeri emtia, fabrikalardaki makinalar, tarlalardaki tarım aletleri, şehirlerdeki yüksek binalar, ithalat, ihracat ve alışveriş merkezleriyle ölçülmez.
Devlet ve millet olarak esas sermayemiz; ormanlarımız, topraklarımız, suyumuz ve bunlara sınırsız eşlik eden sıfır sermayeli ve zahmetsiz kar, güneş ve yağmurdur.
Aklıselim sahibi her insanımızca malumdur ki, dünya durdukça bu servetlere sadece insanın değil, bütün canlıların ihtiyacı vardır ve ihtiyaçtan öte yine her canlının hakkı vardır.
İktisadi kalkınma konularında genelde ticaretin kurallarını, ihracatı, ithalatı, sanayiyi, tarımı konuşuruz. Elbet ekonominin olmazsa olmazlarıdır ama temelde bütün yollar; toprağa, ormana, suya bağlıdır ve vazgeçilmesi imkânsız servetlerimizdir.
Kâinat, daima canlı bir varlıktır ve insanoğlu ile birlikte; karaların ve denizlerin altında, üstünde yaşayan tüm canlılara hayatın devamı için karşılıksız sunulmuş büyük sermayedir.
Toprak üretim merkezimizdir, su bu üretime destek veren kaynağımızdır, ormanlarımız; hem topraklarımızı hem suyumuzu muhafaza eden gönüllü bekçilerimizdir, güneş ise doğal enerjisiyle her birini kuşatıp, insanlığa sunulan sınırsız ikram hazinemizdir.
Sözünü ettiğimiz tabii kaynaklar her ülkenin can damarıdır. Bu can damarını kaybeden veya yeterince, gereğince, ihtiyaç çerçevesinde kullanmayan ülkeler, elbette ekonomik bağımsızlıklarını kaybeder ve tarih böyle hadiselerle doludur.
Türkiye olarak dünya coğrafyası içerisinde çok stratejik bir noktadayız. Ekonomik olarak da siyasi olarak da tarihi geçmişi ve bugün geldiği ‘güçlü devlet-güçlü millet’ konumu itibariyle dünyanın gıpta ile izlediği hem kilit hem anahtar konumunda bir ülkeyiz.
Bizim medeniyetimiz ve medeniyetimizden doğan ‘barınma-beslenme-çalışma’ kültürümüzde tabiata yalnız ekonomik bir meta nazarıyla bakılmaz. Medeniyetimizin bize öğretisi; kişi kendisini yeryüzünün mutlak sahibi olarak görmeyip, emanet edilen nimetlerin hakkaniyetli kullanılmasından mesul tutulmuştur.
Yiyin, için fakat israf etmeyin ikazı, sadece sofralarımıza ait bir uyarı değildir. Hayatımızın bütününü kapsayan tembihtir ve takip edilmesi gerektiğini vurgulamakla birlikte her insanımızın nimete olan hürmetinin de takipçisi olunması istenir. Ayrıca yine iktisat teorisinin asıl temeli ahlaki kaidelerdir.
Eğer bir kimse, hırs ve tamah seline kapılmadıysa, sınırlı ihtiyaç sahibidir. Çünkü ömrü sınırlıdır. Ömrü sınırlı olan canlı varlıkların hiçbirinin ihtiyaçları sınırsız olamaz. Dikkatli kullanılmazsa su da böyledir, toprak da böyledir, orman da böyledir.
İhtiyacımız kadar kullanırsak, bizden sonrakilere bir şey bırakmış olabiliriz. Aksi takdirde bizden sonrakilerin haklarını gasp etmiş oluruz. Yine bizim inanç ve değer yargılarımızda bir nasihat daha vardır. Kıyametin kopacağı anda bile fidan dikilmesi tavsiye edilir.
Medeniyetimizde topraklarımız sadece tarım unsuru olarak görülmez. Toprak vatandır. Çünkü üzerinde bir tek tarım yapılmaz, tarih ve kültür vardır, bir beka inşası vardır.
Velhasıl: Eskiler ‘iktisat’ kelimesinin özünü ticari manada kullanmazlardı. “Ölçülü olma, orta yolu tutma ve nimeti yerli yerinde kullanma” manasına alırlardı. Çünkü kalkınma, sahip olduğumuz kaynakları birkaç on yılda tüketmek değildir. Asıl kalkınma, bugünün ihtiyacını karşılayıp, yarının imkânını muhafaza edebilmektir.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları İstanbul Ticaret Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.