Turing testi artık yapay zeka için yetersiz mi?

Yapay zekanın, insan gibi düşünebilmesinin imkanlarını saptamak için kullanılan Turing testi, yapay zekanın başarısını ölçmekte artık yetersiz ve kısıtlı görülüyor. Adını ünlü İngiliz matematikçi Alan Turing’den alan testten, ilk olarak, kendisinin 1950 yılında yazdığı ‘Computing Machinery and Intelligence’ başlıklı ünlü makalesinde söz edilir. Turing testi, yapay zekanın, varsayılan koşullar altında, insani tepkileri taklit edip edemeyeceğini ölçmek için kullanılır ve her biri ayrılmış ve yalıtılmış üç farklı terminal odada uygulanır. Birinde yapay zeka, diğer ikisinde ise iki-biri sorgulayan, diğeri ise yapay zeka ile beraber katılımcı olan- insan yer alır. Belirli bir sürede sorulan belirli sayıdaki sorulara cevap aranırken, insan ve yapay zeka kıyaslanır. Turing testi, bir insanın, sorulara cevap veren kişinin yapay zeka olup olmadığını tespit etmesine odaklanır. Amazon’un yapay zeka asistanı Alexa’nın geliştiricilerinden ve yapay zeka asistanı bölümü başkan yardımcısı, baş mühendis Rohit Prasad’ın yaptığı son açıklamalar, Turing testinin yapay zekaların etkinliğini ölçmekte yetersiz kaldığı yönünde. Prasad’a göre yapay zeka, insanları taklit etmeye çalışma aşamasını geride bıraktı ve çok daha fazla gelişti. Bu yüzden de artık yeni bir test protokolüne ihtiyaç var. SENSÖRLER VE BECERİLER İnsanların, yapay zekaların işlevsel olmasını yeğlediklerini söyleyen Rohit Prasad, Turing testinin sınırlı kaldığını, testin artık bir fayda sağlamadığını belirtti. Prasad’a göre insanlar, yapay zekayı ayırt etmeye dair ilgilerini çoktan kaybetti. Prasad, ayrıca Turing testinin yapay zeka teknolojisini hafife alarak, bu test esnasında yapay zekanın insancıl cevaplar vermesini beklemenin bir kandırmaca olduğunu düşünüyor. Prasad, “Yapay zekaya, ‘A destinasyonu B destinasyonundan ne kadar uzakta’ gibi bir soru yöneltildiğinde, insan gibi görünebilmesi için duraksaması, tereddüt etmesi gerekir. Oysa yapay zeka, yalnızca düşünüyormuş gibi duraklayarak insan davranışına yakın tutum sergiler. Ancak bu test, yapay zekanın dış dünyayı algılamak için istifade ettiği sensörleri ve becerileri göz ardı eder” diyor. Yapay zeka tartışmaları farklı zeminlerde, farklı içeriklerle sürerken aklımızdan çıkarmamamız gereken tek şey, bu teknolojinin hızla ilerlediği gerçeği. Bakalım, önümüzdeki yıllarda bizi bu alanda neler bekliyor olacak.

18 Ocak 2021 Pazartesi

Covid hastalarına kök hücre umudu

AYŞE BAŞAK Miami Üniversitesi bilim insanları, kök hücre tedavisini, yeni doğan bebeklerden alınan kordon kanını kullanarak uyguladı. Araştırma sonuçlarına göre tedavi, 85 yaş altı hastalarda yaşam şansını iki katına çıkardı. Tedavi prosedürüne göre araştırma ekibi, Covid-19’a yakalanarak akut solunum problemi yaşayan 48 hastadan 24’üne kök hücre tedavisi uygularken, diğer 24’üne plasebo tatbik etti. Bu esnada rutin tedavi prosedürlerini uygulamaya devam eden bilim insanları, 30 günlük sürecin ardından dikkate değer bir sonuca ulaştı. Buna göre kök hücre tedavisi uygulanan 24 hastanın yüzde 91’i, plasebo alanların ise yalnızca yüzde 42’si hayatta kaldı. Kök hücre tedavisi uygulanan hastalardan, sadece 85 yaş üzerinde olan biri hayatını kaybetti. 200 MİLYON HÜCRE Miami Üniversitesi’nin araştırması, kök hücre yönteminin Covid-19 tedavisinde etkin olabileceğini gösterdi. Tedaviyi alan 24 hastaya 200 milyon adet kök hücre verildiği, iki günde bir, iki kez kök hücre aldıkları ve söz konusu hastaların hastalığın ölümcül etkilerini bertaraf etmenin yanı sıra iyileşme ve nekahat süreçlerinin de hızlandığı açıklandı. AKCİĞER TAMİRİ Araştırma ekibinden Profesör Camillo Ricordi, kök hücre tedavisini, Covid-19’a karşı önemli bir kazanım olarak görüyor. Profesör Ricordi, çok sayıda hastalıkta etkin rol oynayan kök hücrelerin, vücuda enjekte edilir edilmez akciğerlere doğru mobilize olup, koronavirüs etkisiyle yıpranan akciğer dokusunu ‘tamire’ giriştiğini söylüyor. Başarılı sonuçların ardından vakit kaybetmeksizin Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi’ne (FDA) başvuran araştırma ekibinin bir hafta içerisinde onay aldığını da belirtelim.

18 Ocak 2021 Pazartesi

Tekstilde kalite garantisi yerli yapay zeka

HABER: SOYHAN ALPASLAN Teknopark İstanbul Kuluçka Merkezi’nde (Cube Incubaiton) yerleşik Tuvis Yazılım Mühendislik Sanayi Ticaret A.Ş., hatasız tekstil üretimi için yapay zeka tabanlı görsel kalite kontrol sistemi ‘Tuvis Fablns’ı geliştirdi. Görsel kalite kontrol sistemi; üretim sırasında akan kumaş üzerindeki hataları otomatik olarak tespit edip, hata haritası oluşturuyor. Böylece hatanın çıkış noktasını da belirliyor. Yüzde 95 verimlilikle çalışan sistem, hataları detaylı ve görsel olarak sunuyor. Anlık raporlar hazırlayıp, 7/24 kesintisiz ve hızlı denetim yapan ‘Tuvis Fablns’, üretimdeki eksik ve ihtiyaçları karşılama özellikleri ve maliyet avantajı ile rakiplerine fark atıyor. SİLİKON VADİSİ DENEYİMİ Tekstil endüstrisinde kendi işini yapan bir ailede büyüyen Tuvis’in kurucu ortağı ve iş geliştirme sorumlusu Batuhan Şahin, bu sayede; üretim, tedarik, pazarlama, satış, lojistik ve satış sonrası süreçlerinde deneyim kazandı. Kalite kontrol süreçlerindeki yaygın insan hatalarını gidermek için Bahadır Gölcük ve Eyüp Görkem Bayram ile birlikte Tuvis’i kurdu. TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği ile yola çıkan Tuvis, Growth Circuit VC’nin Berkeley Innovation Accelerator aracılığıyla yaptığı hızlandırma programı sonunda; yatırım yapılacak 7 girişimciden biri oldu. Silikon Vadisi’nde bir eğitim-pazar araştırması sürecine dahil olan Tuvis, Draper University uluslararası startup hızlandırma programını da tamamladı. İstanbul Ticaret’in sorularını Batuhan Şahin cevapladı. HEDEF YÜZDE 100 VERİMLİLİK Tuvis’i tanıtır mısınız? Tekstil üreticilerinin verimliliğini yüzde 100’e çıkarmayı hedefleyen bir yüksek teknoloji şirketiyiz. Kumaş üretilirken oluşan hatalar, sektörün yaygın ve büyük bir problemi. Tuvis olarak geliştirdiğimiz yapay zeka teknolojisi ‘Tuvis Fablns’, üretim sırasında kumaş üzerindeki hataları anlık olarak tespit edebiliyor. Düşük kaliteyi en aza indirdiği için beraberinde düşük kalite maliyeti de en aza iniyor. Hedefimiz; üretim-kalite süreçlerini yüzde 100 verimli hale getirmek. Bugüne kadar elde ettiğimiz başarılar sayesinde ekosistemin en iyi programlarından olan Workup programına dahil edildik ve bu süreçte 40’tan fazla müşteri görüşmesi yaparak teklif süreçlerini başlattık. RAKİPLERİNDEN İLERDE Rakipleriniz var mı? Tekstil sektöründe kumaş hata tespiti yapan Portekiz, İsviçre, İngiltere ve ABD’li dört rakibimiz var. Bunlardan üçü köklü makina firması, biri ise teknoloji startup’ı. Kumaş üreticileri, kumaş kalite kontrolünü insan gözü ile gerçekleştiriyor. Bu nedenle; verimsizlik, sürecin yavaş ilerlemesi, standardize edilememesi ve takip edilememesi gibi problemler sık yaşanıyor. Gayemiz, sektörde insan kaynaklı hataları en aza indirmeye çalışarak, üretim yapan insanın işini kolaylaştırmak. Tuvis, üretimdeki eksik ve ihtiyaçları karşılamak misyonuyla hareket ettiği için rakiplerinden ileride. MÜŞTERİYE ÖZEL ÇÖZÜMLER İlk günden bu yana sektördeki güçlü üretici firmalarla bir aradayız. Geçirdiğimiz ürün geliştirme sürecinin en önemli aşamalarından biri olan veri toplama işlemini ülkemizin köklü bir tekstil üreticisi ile tamamladık. Sahada müşterinin ihtiyaçlarına göre özel çözümler geliştirdik. Bu süreç sonunda ürünümüzün sahada uygulanabilir ilk versiyonunu elde ettik. YÜZDE 95 HATA TESPİTİ Tuvis Fablns hangi aşamada? Dokuma, ham ve PFD kumaşlarda üretim hatalarını yüzde 95 doğrulukla tespit edebiliyor. Müşterilerimiz kalite kontrole dair tüm detayları ve hata fotoğraflarını görebiliyor. Raporlama ile birlikte operasyonel süreçlere fayda sağlayan hata haritalama sistemi de sunuyoruz. Halen sistemi tanıttığımız ve devreye alma aşamaları devam eden yeni müşterilerimiz var. Bir sonraki adımımız, hata tespitini kumaş üretilirken yapabilen bir sistem geliştirmek. Bu sistemi örme makinalarına entegre edip, henüz kumaş üretilirken oluşmaya başlayan hataları en başında engellemek. SEKTÖR BAĞIMSIZ SİSTEM Sektör bağımsız bir hizmet sunduklarını belirten Batuhan Şahin, “Aynı teknoloji alt yapısını kağıt endüstrisinde uygulamaya alıyoruz. Kağıt üreticilerinden bir firma ile satış anlaşmamızı yaptık. Halen MDF yüzeyler üreten, Türkiye’nin önde gelen firmalarından biri ile de görüşmelerimiz sürüyor” bilgisini paylaştı. DÜNYA LİSTESİNDE Batuhan Şahin, şirketinin uluslararası başarılarını anlatırken de şu bilgiyi verdi: “Hello Tomorrow Deep Tech Startup Challenge kapsamında 2019 yılında dünyadaki yüksek teknoloji geliştiren 5 binden fazla startup arasından ilk 500 startup listesine girerek, teknoloji öncüleri olarak adlandırıldık.” HATALARI FOTOĞRAFLIYOR Batuhan Şahin, üreticinin kalite kontrol hatları üzerine entegre ettikleri kameralar ve yapay zeka modülünün, üretimde akan kumaştaki hataları anlık tespit ettiğini belirterek, sistemi şöyle özetledi: “Kameralar banttan akan kumaşları görüntülerken, arka tarafta geliştirdiğimiz yazılım ise kamera kayıtlarını izliyor. Hata tespit ettiğinde fotoğraflayarak hatanın yerini, hata puanını raporlama sistemine kaydediyor. Kumaş sargısı bittiğinde, operatör sistemden raporu inceleyip, gerekli değişiklikleri ve geri beslemeleri yapabiliyor. Aynı zamanda Tuvis FabIns’ın raporuna göre hata haritası incelenerek, bir sonraki süreç için ön çalışma da yapılabiliyor.” TUVİS FABLNS’NİN AVANTAJLARI * En az 30 m/dk hızda anlık denetim ve tespit. * Yüzde 95 verimlilikle çalışıyor. * Ham kumaştaki tüm hataları biliyor. * Hataları detaylı ve görsel olarak sunuyor. * Hata haritalama ile sorun kaynağını buluyor. * Sürekli öğrenebiliyor. * Anlık raporlama yapabiliyor. * Haftalık, aylık, yıllık analiz yapıyor. * Operasyonel yönlendirme sağlıyor. * 7/24 kesintisiz ve hızlı denetim yapıyor. * Yüksek verim ve hızlı denetimle maliyeti azaltıyor.

18 Ocak 2021 Pazartesi

Denizlerde kızılötesi takibe ilk adım

HABER: OSMAN KUVVET ASELSAN’ın Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu için geliştirdiği PİRİ Kızılötesi Arama ve Takip Sistemi’nin (KATS) fabrika kabul testleri, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, ARMERKOM, Sedef Tersanesi ve ASELSAN personelinin katılımıyla şirketin Akyurt Tesisleri’nde gerçekleştirildi. PİRİ-KATS, hizmete girdiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en büyük platformu olacak Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu’nun liman ve seyir durumunda tehdit tespiti ve takibi için en önemli sistemlerinden birini oluşturacak. TESPİT VE TAKİP PİRİ-KATS, deniz platformları için pasif olarak hava ve deniz araçlarını ve füzeleri tespit ve takip etmek amacıyla yüksek performanslı bir kızılötesi arama takip sistemi olarak geliştirildi. Sistem, sürekli bakan sensörleri sayesinde tehditlere karşı aralıksız koruma sağlıyor. PİRİ-KATS, eşzamanlı Çift-Band IR Görüntüleme özelliği sayesinde her hava ve tüm ışık koşullarında, büyük yükseliş görüş alanıyla da tüm tehditlere karşı tam koruma ve uyarı sistemi görevi görüyor. DÜNYADA İLK Orta dalga (MW) ve uzun dalga (LW) olmak üzere dünyada çift bantta çalışan ilk kızılötesi arama ve takip sistemi olan PİRİ-KATS, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçları göz önüne alınarak, deniz platformlarına 360 derece farkındalık sağlanması amacıyla geliştirildi ve savaş yönetim sistemine tam uyumlu bir tespit ve takip sistemi olarak görev yapacak. PİRİ-KATS, 120 derecelik görüntünün dış pencereler yardımıyla toplanıp, optik yollar yardımıyla dedektöre ulaştırıldığı Sensör Birimi, bu birimin en zorlu deniz koşullarında bile tespit ve takip yapabilmesi için kullanılan Stabilizasyon Birimi ve sayısal hale çevrilen görüntünün işlendiği tespit ve takip işlevlerinin yerine getirildiği Elektronik Birim olmak üzere 3 ana birimden oluşuyor. Gemiye yerleştirilen 3 sensörle 360 derece kapsama sağlayan sistem, panoramik olarak yarattığı görüntüyle farklı deniz koşullarında kullanıcıya pasif şekilde tespit ve takip imkanı veriyor. YENİ PLATFORMLAR 5 binden fazla alt malzemeden oluşan sistem, özgün ve yerli optik tasarımı, aynı anda 150 hedefi takip edebilme gibi yetenekleriyle ASELSAN’ın sahip olduğu teknolojiler ve sunduğu ürünler açısından özel bir önem taşıyor. Sistem, entegrasyon, devreye alma, liman ve deniz kabul testlerinin tamamlanmasıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslimi planlanan TCG Anadolu ile envantere kazandırılacak. PİRİ-KATS’ın Barbaros Sınıfı Fırkateynlerin Yarı Ömür Modernizasyonu Projesi ve İ-Sınıfı Fırkateyn (MİLGEM-5) Projesi kapsamında da teslimi planlanıyor. KULLANIM ALANLARI Arama ve takip Gözetleme Çevresel farkındalık GENEL ÖZELLİKLER Pasif olarak arama ve takip Hava/deniz araçlarını ve füzeleri tespit ve takip Çok sayıda hedefin eş zamanlı tespit ve takibi Sürekli bakan sensörler Takip bildirimi için daha kısa süre Daha uzun takip bildirimi menzili Eş zamanlı çift-band IR görüntüleme (MWIR ve LWIR) Yükseliş ekseninde büyük görüş açısı Denizi-süpüren füzeler ve hava araçlarının eş zamanlı tespiti Tüm yanca ekseni için panoramik MWIR ve LWIR görüntü gösterimi Dağıtık sensör mimarisi Daha yüksek irtifadaki tehditleri tespit ve takip kabiliyeti Hassas stabilizasyon Maskeleme bölgesi tanımlama yeteneği Veri kayıt yeteneği

11 Ocak 2021 Pazartesi

Türksat 5A, 8 Ocak'ta uzaya fırlatılacak

Türksat AŞ'den yapılan açıklamaya göre,Türksat 5A, Türkiye saatine göre ise 8 Ocak Cuma günü saat 04.26'da uzayagönderilecek. SpaceXfirmasına ait Falcon 9 roketiyle ABD/Florida eyaletinde bulunan Cape Canaveral üssünden fırlatılacakuydu,31 derecedoğu yörüngesinde hizmet verecek. Türksat 5A uydusu manevra ömrüyle yörüngedeki frekans ve yörünge haklarını30 yıl boyunca güvence altına alacak. Uydu, Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Batı Afrika, Güney Afrika, Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz'i kapsayan bir coğrafyada 1728 Megahertz kapasiteyle televizyonyayıncılığı ve veri haberleşmesi hizmetleri sunacak. Tamamen elektrikli itki sistemine sahip olan Türksat 5A'nın, 31 derece doğu yörüngesindeki konumuna ulaşmak için yapacağı yolculuğun yaklaşık dört ay sürmesi ve bu yılın ikinci çeyreğinde hizmete başlaması hedefleniyor.

05 Ocak 2021 Salı