Cuma30 Ekim 202610:47İSTPİYASAAÇIK
NURULLAH GÜR
NURULLAH GÜR

Merkez Bankası’nın hamleleri sonrası finansmana erişim

00:00 / 00:00

Reel sektör, üç yılı aşkın süredir finansmana erişimde ciddi güçlüklerle karşı karşıya. 2026'nın, faiz oranlarının gerilediği ve kredi limitlerinin gevşediği bir yıl olması bekleniyordu.

Ancak İran’da patlak veren savaş, bütün hesapları altüst etti. Savaş ortamında finansman koşulları daha da ağırlaştı. Reel sektör, finansman açısından belki de son 25 yılın en zorlu dönemini yaşadı.

Savaş devam etse de çatışmaların sıklığı azaldı. Küresel piyasalar savaşı kanıksadı. Enflasyon riski hâlâ denklemde. Ancak Merkez Bankası, bu ortamı fırsat bilerek para politikasında kısmi gevşeme sağlayan adımlar atmaya başladı. Önce yüzde 40 olan fonlama faizi, yüzde 37’lik politika faizine kaydırıldı.

Ardından KOBİ kredileri için bankalara uygulanan kredi büyüme limitleri hafifçe esnetildi. Geçtiğimiz günlerde ise politika faizinde indirime gidildi. Ocak 2026’dan sonra gelen ilk faiz indirimiyle politika faizi yüzde 36 oldu.

Böylece ticari kredi faiz oranları son bir ayda yüzde 54'ten yüzde 48'e geriledi. Ne var ki finansmana erişim yalnızca bir faiz meselesi değil. İşin, finansman maliyetinden bağımsız olarak bir de kredi limitleri boyutu var.

Bu cephede bankalara tanınan aylık azami kredi büyüme oranı, KOBİ dışındaki işletmelere verilen kredilerde yüzde 2, KOBİ’lere verilen kredilerde ise yüzde 5 ile sınırlı. Reel sektör, finansmana erişimin rahatlaması için bu limitlerin kademeli olarak gevşetilmesini bekliyor.

Fon türbülansı da özel sektörün finansman koşullarını olumsuz etkiledi. Son yıllarda kredi piyasası daralınca, özel sektör tarafında tahvil ihraçları finansmana erişim için gözde bir alternatif haline gelmişti. Fakat şimdi tahvil piyasası da özel sektörü zorluyor. Fon türbülansının yol açtığı güven sorunu ve artan teminat ihtiyacı sonrasında yatırımcılar özel sektör tahvillerinden uzaklaşmaya başladı.

Finans piyasasındaki likidite sıkışıklığının, özel sektör tahvilleri üzerinden ilave finansal baskılar oluşturmasından endişe ediliyordu. Son günlerde bazı şirketlerin tahvil ara ödemelerini gerçekleştirmekte sıkıntı yaşamaları da bu stresi artırmıştı.

Merkez Bankası, fon türbülansının artçılarının özel sektör tahvil piyasasına sıçrayarak finansal istikrarı tehdit etmemesi adına hamle yaptı. AA’da yer alan habere göre Merkez Bankası, “bankalar dışındaki özel sektör kuruluşlarının yurt içinde Türk lirası cinsinden ihraç ettikleri borçlanma araçlarından yıl sonuna kadar itfası gelenlerin ödenmesi amacıyla kullandırılacak Türk lirası kredilerin kredi büyüme sınırından istisna edildiğini” bir yazıyla bankalara iletti.

Böylece bankalar, 2026 sonuna kadar kendi limitlerini aşmadan bu kategoriye giren şirketlere ilave finansman sağlayabilecek. Bu adım tüm riski ortadan kaldırmasa da tahvil piyasasına rahatlama getirecektir. Bu istisna, tahvil piyasasıyla bağlantısı olmayan şirketlerin finansmana erişimine de dolaylı yoldan destek verebilir. Bu tür kredilerin kapsam dışına alınması, geçici bir süre için diğer şirketlere kullandırılabilecek limitlerde az da olsa yer açabilir. 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >
Merkez Bankası’nın hamleleri sonrası finansmana erişim — NURULLAH GÜR