Avrupa Birliği’nin yeni patent sisteminin işlerlik kazandığı bu dönemde, 31 Temmuz 2024 tarihli dikkat çekici bir karar, fikri mülkiyet hukukunda önemli bir ayrımı netleştirdi: Mantarlar bitki veya hayvan değildir ve bu nedenle patent korumasından hariç tutulamazlar.
United Patent Court’un (UPC) Hague Yerel Dairesi tarafından verilen UPC_CFI_195/2024 sayılı karar, özellikle biyoteknoloji ve tarım inovasyonları açısından yol gösterici nitelikte.
Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 82. maddesi ile Avrupa Patent Sözleşmesi’nin (EPC) 53 (b) maddesi, bitki ve hayvan çeşitlerinin patentlenmesini açıkça yasaklar. Ancak bu yasak kapsamının nereye kadar uzandığı, uzun yıllardır tartışma konusuydu. UPC, bu kararında açık bir çizgi çizdi: Mantarlar ne bitkidir ne hayvan. Bir başka aile olan ‘Fungi’ye aittirler.
Kararın merkezinde, Amycel adlı şirketin geliştirdiği yenilikçi bir Agaricus bisporus suşu bulunuyor. Mahkeme, bu mantar suşuna geçici patent koruması tanıyarak patentlenebilirlik eşiğini aştığını belirtti. Bilimsel olarak mantarların bitki veya hayvandan açıkça ayrılması sebebiyle söz konusu hüküm kapsamına girmediği ifade edildi.
Mahkeme, UPC, 53 (bb) maddesinin dar yorumlanması gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım, EPO’nun önceki içtihatları (örneğin Tomato II kararı) ve açıklayıcı belgeleri (örneğin CA/56/17) ile paralellik gösteriyor. Özellikle ticari açıdan önemli olan mantar suşlarının, sırf bitkiye benzediği varsayımıyla korunmaktan mahrum bırakılmasının hukukla bağdaşmayacağı sonucuna vardı.
Bu karar, gıda teknolojisi, tarım ve ilaç geliştirme alanlarında faaliyet gösteren şirketler için önemli bir emsal teşkil ediyor. Bundan böyle mantarlardan elde edilen yeni biyoteknolojik ürünler ve türler, patent korumasına daha açık hale gelecek. Aynı zamanda, “Bitki mi, değil mi?” ikilemi üzerinden yapılan tartışmaların sınırlarını çizerek, belirsizlikleri ortadan kaldırıyor.