Çarşamba1 Temmuz 202613:28İSTPİYASAAÇIK
SON DAKİKA
NATO Genel Sekreteri Rutte'den Türkiye övgüsü: Devasa savunma sanayii avantajına sahipAB Yüksek Temsilcisi Kallas'tan Türkiye mesajı: Çok güçlü bir savunma sanayisi varBorsa İstanbul'dan açıklama: Açığa satış yasağı sona erdiKafe ve restoranlarda 'ayrıntılı menü' dönemi 1 Temmuz'da başlıyorPetrol fiyatları yükselişte: Hürmüz'de güvenlik endişeleri piyasaları etkilediAltın fiyatları yeniden geriledi: Piyasalarda petrol ve faiz freniTemmuz ayı emekli maaşı ve emekli zammı tablosu netleşiyor!Memur Temmuz zammı için kritik hafta!Trump’tan İran’a sert tehdit: Askeri olarak tamamlamak zorunda kalabilirizFed Başkanı Warsh ilk zorlu sınavına hazırlanıyorİran’dan uçuş açıklaması: BAE seferleri yeniden yapılacakRus petrolünde tavan fiyat gerilimi: Yasak süresi uzatıldı
FinansÖne çıkan

Tahvile yabancı akını: 62 milyar TL ile en büyük günlük alım gerçekleşti

Yabancı yatırımcılar, haziran ayının son işlem gününde gerçekleştirdikleri net 62 milyar liralık valörlü işlemle 2026 yılının en yüksek günlük alımına imza attı. Yılın ilk yarısında dalgalı bir seyir izleyen yabancı sermaye girişleri, bu rekor işlemde ağırlıklı olarak 0-2 yıl vadeli kısa vadeli sabit kuponlu devlet tahvillerinde yoğunlaştı.

Yayınlanma

Paylaş
Tahvile yabancı akını: 62 milyar TL ile en büyük günlük alım gerçekleşti

Türk lirası varlıklara yönelik artan yabancı ilgisi, haziran ayının son işlem gününde rekor bir girişle kendini gösterdi. Yılın ilk yarısında, özellikle ocak ve nisan aylarında yüksek tutarlı giriş ve çıkışlarla dalgalı bir seyir izleyen yabancı yatırımcı işlemleri, dün valörlü işlemlerde net 62 milyar liralık alımla 2026'nın zirvesine ulaştı.

Veriler, alımların ağırlıklı olarak kısa vadeli sabit kuponlu devlet tahvillerinde yoğunlaştığını gösterdi. Vade dağılımına göre yabancı yatırımcıların portföyünün önemli bölümünü 0-2 yıl vadeli sabit kuponlu kıymetler oluştururken, 5-10 yıl vadeli sabit kuponlu tahvillere de sınırlı düzeyde giriş gerçekleşti. Ayrıca 2-5 yıl vadeli TLREF endeksli kıymetlerde de net alım görüldü.

Analistler, son dönemde enflasyondaki düşüş eğilimi, para politikasına ilişkin beklentiler ve Türk lirası varlıklara yönelik artan ilginin yabancı yatırımcıların DİBS talebini desteklediğini belirtiyor.

Alımların büyük bir çoğunluğu kısa vadeli sabit kuponlu kıymetlerde gerçekleşirdi.

Yıl genelinde jeopolitik risklere karşın ekonomi yönetiminin rezerv yönetimi ve likidite araçları konusunda hızlı önlem alabilme kabiliyetini ortaya koydu. Bankalar TCMB ile swap işlemlerine yeniden yönelirken bu durum, sistemde bir döviz likiditesi sıkıntısı olmadığını ve uygulanan kur rejiminin sağlıklı bir şekilde işlediğini gösteriyor.

ABD/İsrail ile İran arasındaki çatışmaların arttığı mart ayında 327 baz puana kadar yükselen Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) borçlanma maliyetlerindeki gerilemeyle 217 baz puan seviyelerine kadar geriledi.

ONUR TOPKAN

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…