DOA ekonomiye yıllık 30 milyar lira katkı sağlayacak
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 1 Temmuz’da ulusal entegrasyon dönemi başlatılan DOA uygulamasıyla ağustos sonuna kadar 130 milyon içecek ambalajının geri dönüşüme kazandırıldığını açıkladı. Kurum, sistemin ekonomiye yıllık yaklaşık 30 milyar lira katkı sağlamasını beklediklerini söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, NextGenCOP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programı’nda Türkiye’nin iklim, sıfır atık ve geri dönüşüm hedeflerini açıkladı. Kurum, DOA uygulamasında en az 50 bin iade noktası ve yaklaşık 150 sayma-doğrulama merkezine ulaşmayı hedeflediklerini, 2035’te geri kazanım oranını yüzde 60’a çıkarmak istediklerini belirtti.
BAKAN KURUM’DAN DOA UYGULAMASI AÇIKLAMASI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Cemre Vakfı ve İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğiyle Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen NextGenCOP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programı’nın açılışında konuştu.
COP31 Başkanı Bakan Kurum, COP31 yolunda iklim diplomasisinin yeni neslini bir araya getiren COP30.5 buluşmasında gençlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

“DOA İLE 130 MİLYON İÇECEK AMBALAJINI GERİ DÖNÜŞÜME KAZANDIRDIK”
Kurum, 1 Temmuz’da ulusal entegrasyon dönemi başlatılan Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi’nin günlük hayatta geri dönüşümün yaygınlaştırılmasında önemli rol oynadığını belirtti.
Bakan Kurum, “1 Temmuz'da ulusal entegrasyon dönemini başlattığımız DOA uygulamasıyla ağustos sonuna kadar 130 milyon içecek ambalajını geri dönüşüme kazandırdık.” ifadelerini kullandı.
EKONOMİYE YILLIK 30 MİLYAR LİRALIK KATKI BEKLENİYOR
DOA sisteminin ekonomik katkısına da değinen Kurum, uygulamanın ülke genelinde yaygınlaştırılacağını söyledi.
Kurum, “Ülke genelinde en az 50 bin iade noktasına ve yaklaşık 150 sayma-doğrulama merkezine ulaşmayı hedefliyoruz. Bunu yapacağız ne olacak? Sistemin ekonomimize yıllık yaklaşık 30 milyar liralık katkı sağlamasını öngörüyoruz.” dedi.
GERİ KAZANIM ORANI YÜZDE 13’TEN YÜZDE 37’YE ÇIKTI
Sıfır Atık Hareketi’nin 2017 yılında başladığını hatırlatan Kurum, Türkiye’nin geri kazanım oranında önemli ilerleme kaydettiğini belirtti.
Kurum, 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranının 2025 itibarıyla yüzde 37 seviyesine ulaştığını söyledi.
Bu süreçte 90 milyon ton geri kazanılabilir atığın ekonomiye kazandırıldığını ifade etti.
2035 HEDEFİ YÜZDE 60 GERİ KAZANIM
Bakan Kurum, geri dönüşümde yeni hedefin yüzde 60 olduğunu açıkladı.
“2035'te hedefimiz yüzde 60'a gelmek. Yani kullandığımız her materyalin yüzde 60'ını dönüştürmek istiyoruz.” diyen Kurum, DOA uygulamasının bu dönüşümün günlük hayattaki önemli araçlarından biri olduğunu belirtti.
“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TÜM İNSANLIĞIN ORTAK MESELESİ”
Kurum, konuşmasında iklim değişikliğinin yol açtığı afetlere de değindi.
Nepal’de meydana gelen ağır sel felaketini hatırlatan Kurum, yüzlerce kişinin kaybolduğunu, evlerin yıkıldığını ve yaşanabilir mahallelerin ortadan kalktığını söyledi.
Türkiye’de de Bartın, Rize, Giresun ve Kastamonu’da seller, Antalya ve Muğla’da ise büyük orman yangınları yaşandığını belirten Kurum, “O buzulları koparan, o felaketlere yol açan iklim değişikliği hepimizin, tüm insanlığın ortak meselesidir.” dedi.
COP31’DE DİYALOG, UZLAŞI VE EYLEM VURGUSU
Türkiye’nin Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacağını hatırlatan Kurum, başkanlık yaklaşımının üç temel ilke üzerine kurulduğunu söyledi.
Bu ilkeleri diyalog, uzlaşı ve eylem olarak sıralayan Kurum, Türkiye’nin başkanlığı ve eylem gündemini yürüteceğini, Avustralya’nın ise müzakere sürecinde özel sorumluluk üstleneceğini ifade etti.
Pasifik ülkelerinin de sürecin önemli bir parçası olacağını belirtti.
2030’A KADAR İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EĞİTİM MÜFREDATINA GİRECEK
Bakan Kurum, gençlerin COP31 sürecinin doğrudan aktörleri olmasını istediklerini söyledi.
Kurum, 2030’a kadar iklim değişikliğinin eğitim müfredatlarına entegre edilmesini, 2035’e kadar ise toplum genelinde güçlü bir iklim farkındalığı oluşturulmasını hedeflediklerini belirtti.
“Sizler COP31'in misafiri değilsiniz, aktörüsünüz.” diyen Kurum, gençlerden Antalya’ya taşınabilecek yeni fikir ve çözüm önerileri geliştirmelerini istedi.
2053’E KADAR 466 MİLYON TON EMİSYON AZALTIMI HEDEFİ
Kurum, Türkiye’nin 2025 yılında ilk iklim kanununu yürürlüğe koyduğunu hatırlattı.
2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedefinin ara adımlarının da belirlendiğini söyleyen Kurum, İkinci Ulusal Katkı Beyanı kapsamında 2053’e kadar sera gazı emisyonlarının referans senaryoya göre 466 milyon ton azaltılmasının hedeflendiğini açıkladı.
EMİSYON TİCARET SİSTEMİ İÇİN YÖNETMELİK YAYIMLANDI
Yeşil kalkınma hedefi doğrultusunda karbon piyasasının hukuki çerçevesini oluşturacak Emisyon Ticaret Sistemi’ne de değinen Kurum, bu konuda yönetmeliğin yayımlandığını söyledi.
Kurum, “Biz iklim diplomasisinde sözün arkasına hedef, takvim, mevzuat ve uygulama koyuyoruz.” dedi.
YENİ BİNALARDA ENERJİ TÜKETİMİ YÜZDE 39 AZALIYOR
6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa sürecine de değinen Kurum, iki yılda tamamlanan 500 bin konutun daha dirençli ve çevreci şehirler oluşturmak için bir yol haritasına dönüştürüldüğünü söyledi.
Yeni yapılarda enerji tüketimini yaklaşık yüzde 39 azaltan, sıfır atık uyumlu ve enerji verimliliğini gözeten bir anlayışla hareket edildiğini ifade etti.
COP31 İÇİN KÜRESEL ELEKTRİFİKASYON HEDEFİ
Bakan Kurum, COP31 eylem gündeminde ölçülebilir hedefler ortaya koyduklarını söyledi.
2035’e kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35’e çıkarılmasını, binalardaki enerji yoğunluğunun yüzde 25 azaltılmasını ve döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15’e yükseltilmesini hedefleyen bir uygulama çerçevesi teklif ettiklerini belirtti.
“COP30.5’TE COP31’İN FRAGMANINI GÖRDÜK”
Kurum, düzenlenen etkinliği COP31’e giden süreç açısından önemli gördüğünü belirtti.
Programda savunulan değerlerin kıymetli olduğunu ifade eden Kurum, büyük dönüşümlerin aynı masa etrafında yapılan doğru tercihlerle başladığını söyledi.