Cuma21 Ağustos 202610:23İSTPİYASAAÇIK

Desteklenen yerler listesi güncellendi! Mega hayaller mikro pazarlarla dünyaya açılıyor

e-ihracatta küresel pazarlara ulaşmak için dev platformlarla yola çıkmak gerekmiyor. Türkiye’nin yeni dijital ticaret rotasında mikro pazaryerleri öne çıkarken, girişimcilerin büyük hedeflerini daha niş ve hedefli platformlar üzerinden dünyaya taşımasının önü açılıyor. Ticaret Bakanlığı destekleri çeşitlendirirken, pazaryerlerine de bir yenisini daha ekledi.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Desteklenen yerler listesi güncellendi! Mega hayaller mikro pazarlarla dünyaya açılıyor

Türkiye’de e-ticaret yapan işletme sayısı 634 bin 611’e, e-ticaret hacmi ise 4.57 trilyon liraya ulaştı. Dijital ticaretin büyümesiyle pazaryerlerinin ekonomideki ağırlığı artarken Ticaret Bakanlığı da iç pazarda denetimi güçlendirerek pazaryerlerini ayrı bir destek mekanizmasının merkezine yerleştiriyor. 5986 sayılı E-İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında pazaryerleri için tanımlanan destekler, Türkiye merkezli dijital ticaret platformlarının yurt dışına açılmasını hedefliyor.

34 BİNE YAKIN İŞLETME KATILDI
Türkiye’de e-ticaret, artık yüz binlerce işletmenin faaliyet gösterdiği dev bir ekonomik alana dönüşmüş durumda. Ticaret Bakanlığı’nın 2025 yılı verilerine göre e-ticaret faaliyeti yürüten işletme sayısı 634 bin 611 oldu. Bu sayı 2024’te 600 bin 800 olarak kaydedilmişti. Bir yılda e-ticaret yapan işletme sayısı 33 bin 811 arttı. Aynı dönemde Türkiye’nin e-ticaret hacmi yüzde 52.2 artarak 4 trilyon 567 milyar liraya ulaştı. e-ticaret işlemlerinin toplam sayısı ise 5 milyar 940 milyon seviyesine çıktı. e-ticaretin genel ticaret içindeki payı da yüzde 19.3 oldu. Rakamlar, dijital ticaretin artık yalnızca teknoloji şirketlerinin faaliyet alanı olmadığını, Türkiye ekonomisinin doğrudan bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor.

DAHA GÜÇLÜ HALE GELECEK
Yüz binlerce işletmenin dijital kanallardan satış yaptığı bir ortamda pazaryerleri, satıcı ile tüketiciyi buluşturan platformların ötesine geçiyor. Bu platformlar aynı zamanda işletmelerin lojistik, ödeme, reklam ve ihracat süreçlerine eriştiği temel ticaret altyapılarından biri haline geliyor.

Ticaret Bakanlığı da bu dönüşüme paralel olarak pazaryerlerini mevzuat ve destek sistemlerinde ayrı bir kategori olarak ele alıyor. Bakanlığın e-ihracat politikası açısından dikkat çeken nokta, desteğin yalnızca Türkiye’deki bir işletmenin yabancı platformlarda ürün satmasına odaklanmaması. Pazaryerlerinin de küresel ticaret altyapısında daha güçlü hale gelmesi hedefleniyor.

MEGA DOĞMANIZ GEREKMİYOR
Ticaret Bakanlığı E-İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Daire Başkanı Hasan Önal sosyal medya paylaşımında, girişimcilerin yurt dışı pazarlara açılırken doğrudan mega pazaryerlerine odaklanmaması gerektiğini belirtti. e-ihracatta başarının yalnızca büyük ölçekli platformlar üzerinden ilerlemekle mümkün olmadığını vurgulayan Önal, 5986 sayılı E-İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında mega pazaryerlerinin yanı sıra mikro pazaryerlerinin de pazaryeri statüsü kazandığını ifade etti. Önal, burada asıl önemli olanın girişimcilerin kurguladığı ticaret modeli ve hedeflerinin büyüklüğü olduğunu söyledi. e-ihracatta başarılı olmak için büyük bir platform olarak yola çıkmanın gerekmediğine dikkat çeken Önal, “Pazaryeri olmak için ‘mega’ doğmanız gerekmiyor. Hayallerinizi dünyaya açacak kadar büyük kurmanız yeterli” dedi.
Önal, pazaryerlerinin yalnızca milyonlarca ürünü ve geniş operasyonları bulunan büyük platformlardan ibaret olmadığını ifade etti. Bir ürünün sınırları aşmasıyla başlayan girişimlerin zaman içerisinde farklı ürün ve firmaların uluslararası pazarlara ulaşmasını sağlayan dijital ticaret modellerine dönüşebildiğini söyledi.

KONSORSİYUM SAYISI YÜKSELDİ
Mikro pazaryerleri, özellikle yurt dışına açılma sürecinin başındaki KOBİ ve girişimciler için daha düşük maliyetle ve daha hedefli şekilde pazara giriş imkânı sunuyor. Mega pazaryerlerinde yoğun rekabet ve yüksek görünürlük maliyetleriyle karşılaşan firmalar, belirli bir ülkeye, bölgeye ya da ürün grubuna odaklanan mikro pazaryerleri üzerinden daha niş müşteri kitlelerine ulaşabiliyor. Bu model, ürünün doğru pazarda test edilmesine, müşteri taleplerinin daha hızlı ölçülmesine ve pazara giriş riskinin azaltılmasına olanak sağlarken, markaların zaman içinde daha geniş pazarlara geçişinin de önünü açıyor. Öte yandan, mikro pazaryerlerinin yanı sıra e-ihracat konsorisyumu da alternatif ihracat alanı olarak ortaya çıkıyor. e-ihracat konsorsiyumu sayısı 10’a yükseldi.

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü