Cuma6 Kasım 202610:10İSTPİYASAAÇIK
FinansÖne çıkan

Yıl bitmeden bir faiz indirimi daha bekleniyor: Asıl rahatlama 2027'de

Enflasyonun yüzde 30’un altına gerilemesiyle Merkez Bankası, ekim toplantısında 9 ay sonra ilk gevşeme adımını attı. Enflasyondaki iyileşmeyle birlikte aralık ayında 100 baz puanlık bir indirim daha öngörülürken, 2027’de baz etkisinin dezenflasyonu desteklemesiyle faizlerde kademeli düşüş bekleniyor.

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
Yıl bitmeden bir faiz indirimi daha bekleniyor: Asıl rahatlama 2027'de

Yıllık enflasyonun 57 ay sonra ilk kez yüzde 30'un altına gerilemesi Merkez Bankası'nın para politikasında yeni bir alan açtı. Eylülde yıllık Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) yüzde 29.73'e gerilemesinin ardından gözler ekim verisindeydi. Bu hafta açıklanan ekim ayı yıllık TÜFE de bir önceki aya göre sınırlı değişim göstererek yüzde 29.77 seviyesinde gerçekleşti. 

Enflasyonun ana eğilimindeki iyileşme ve iç talepteki zayıflamanın ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Ekim'deki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37'den yüzde 36'ya indirdi. Böylece ocak ayından bu yana faizlerin sabit tutulduğu dönemin ardından dokuz aylık araya son verilmiş oldu. Karar, yılın son toplantısında yeni bir indirim yapılıp yapılmayacağına ilişkin beklentileri de gündeme taşıdı.

Merkez Bankası'nın faiz kararının ardından yayımladığı açıklamada, son enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin ana eğilimdeki gerilemeyi teyit ettiği vurgulandı. İktisadi faaliyet verilerinin iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğine işaret ettiği belirtilirken, jeopolitik gerilimler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerindeki yukarı yönlü riskleri koruduğuna dikkat çekildi. Sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği mesajını veren TCMB, sonraki faiz adımlarının büyüklüğü ve zamanlamasının toplantı bazında, enflasyon görünümüne bağlı olarak belirleneceğini bildirdi. Bu çerçevede piyasalar, 10 Aralık'taki yılın son Para Politikası Kurulu toplantısına odaklandı.

YABANCILARIN BEKLENTİLERİ POZİTİF 

Merkez Bankası'nın ekim kararının ardından değerlendirmelerini paylaşan Barclays, Citi, ING ve HSBC, aralık toplantısında 100 baz puanlık yeni indirimle politika faizinin yıl sonunda yüzde 35'e gerilemesini bekliyor. Buna karşılık 2027'ye yönelik tahminlerde önemli farklılıklar bulunuyor. HSBC, gelecek yıl sonunda politika faizinin yüzde 21'e, enflasyonun yüzde 15'e düşeceğini öngörürken, Barclays politika faizinin yüzde 30 seviyesinde kalacağını tahmin ediyor. Böylece yabancı kurumlar yılın son faiz adımında benzer beklentileri paylaşsa da 2027'de parasal gevşemenin hızına ilişkin farklı senaryolar ortaya koyuyor.

2027'DE ENFLASYON HEDEFİ YÜZDE 21

Para politikasına ilişkin beklentiler şekillenirken ekonomi yönetiminin gelecek yıl için ortaya koyduğu hedefler de netleşti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki sunumunda, 2026 sonunda yüzde 28.4 olarak tahmin edilen yıllık enflasyonun 2027 sonunda yüzde 21'e gerilemesinin hedeflendiğini açıkladı. Dezenflasyon sürecinin bütçenin temel dayanaklarından biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, tek haneli enflasyona kalıcı biçimde ulaşılana kadar kararlı duruşun sürdürüleceğini belirtti. Ekonomik büyümenin gelecek yıl yüzde 4.2'ye, 2028'de ise yüzde 4.6'ya ulaşmasının hedeflendiğini bildirdi.

GEVŞEMENİN ANAHTARI 

Faiz indirimlerinin 2027 boyunca nasıl devam edeceği ise enflasyondaki baz etkisi, enerji fiyatları ve beklentilerin seyrine bağlı olacak. Önceki yılın yüksek aylık fiyat artışlarının yıllık hesaplamadan çıkması, dezenflasyonu destekleyebilecek unsurlar arasında gösterilirken, aylık enflasyon eğiliminde kalıcı iyileşme sağlanması önem taşıyor. Para politikasındaki olası gevşemenin reel sektöre yansıması da yakından izleniyor. Özellikle ticari kredi faizlerinde düşüşün ne zaman belirginleşeceği ve finansman koşullarındaki iyileşmenin şirketlere hangi ölçüde yansıyacağı, iş dünyasının gelecek yıla ilişkin temel gündem maddeleri arasında bulunuyor.

YENİ İNDİRİME ALAN AÇILDI

Ahlatcı Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Dinçer Kurt, 10 Aralık toplantısında Merkez Bankası'nın benzer büyüklükte bir faiz indirimi daha yapmasını beklediğini ifade etti. İç talepteki zayıflama ve enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmenin sınırlı da olsa hareket alanı sağladığını belirten Kurt, enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve enflasyon beklentilerindeki katılığın daha güçlü indirimlerin önündeki temel engeller olduğunu vurguladı.

Yıl sonunda politika faizinin yüzde 35 seviyesine çekileceğini öngören Kurt, 2027'de faiz indirimlerinin daha belirgin hale gelebileceğini, ancak hızlı bir parasal genişlemeden ziyade veri odaklı ve kontrollü bir normalleşme süreci beklediğini söyledi. Kurt'un değerlendirmesinde, faiz indiriminin büyüklüğünden çok enflasyon görünümüyle uyumlu biçimde sürdürülmesi öne çıktı.

BAZ ETKİSİ DÜŞÜŞÜ DESTEKLEYECEK

2027'nin ilk yarısında baz etkisinin dezenflasyonu destekleyebileceğine dikkat çeken Ahlatcı Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Dinçer Kurt, enflasyon tahminlerini de paylaştı. Kurt, “2026 yıl sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 29 seviyesinde gerçekleşmesini, 2027'nin ilk yarısı sonunda ise yüzde 25-27 bandına gerilemesini bekliyoruz. Ancak baz etkisinin tek başına faiz indirimlerinin hızlanması için yeterli olmayacağı kanaatindeyiz. Aylık enflasyon eğiliminin belirgin biçimde gerilemesi ve beklentilerdeki iyileşmenin güçlenmesi gerekiyor” dedi.

TİCARİ KREDİ FAİZLERİNDE 2-4 PUANLIK DÜŞÜŞ MÜMKÜN 

Politika faizindeki indirimlerin ticari kredi faizlerine kademeli yansıyacağını belirten Ahlatcı Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Dinçer Kurt, “Bankaların fonlama maliyetleri kadar kredi büyüme sınırları, risk primleri ve kredi talebindeki gelişmeler de bu aktarımın hızını belirliyor. Dolayısıyla politika faizindeki her indirimin ticari kredi faizlerine aynı ölçüde yansımasını beklemek doğru olmayacaktır” diye konuştu. 

Finansman koşullarında iyileşmenin 2027'nin ilk çeyreğinden itibaren başlamasını, ikinci çeyrekte ise daha belirgin hale gelmesini öngören Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mevcut faiz patikamız altında, ilk yarıda ticari kredi faizlerinde ilave 2-4 puanlık gerileme mümkün görünüyor. Ancak kredi maliyetlerindeki düşüşün bütün şirketlere eşit yansımayacağını düşünüyoruz. Güçlü bilançoya sahip şirketler daha uygun koşullarla finansmana erişebilirken, yüksek borçluluk ve zayıf nakit akışı bulunan şirketlerde finansman baskısı devam edebilir. KOBİ'ler ve yatırımcı şirketler açısından asıl rahatlamanın, faiz düşüşüne krediye erişimdeki iyileşmenin de eşlik etmesiyle sağlanacağı kanaatindeyiz.”

KADEMELİ GEVŞEME BEKLENTİSİ

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bilal Bağış, Merkez Bankası'nın son faiz indirimiyle daha güvercin bir tutuma yönelmesine rağmen temkinli duruşunu koruduğunu değerlendirdi. Kalıcı bir faiz indirimi döngüsünden söz etmek için henüz erken olduğunu belirten Bağış, aralık toplantısında enflasyonun düşüş eğiliminin, beklentilerin ve Türk lirasındaki gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Mevcut koşullarda faiz indirimi için hâlâ alan bulunduğunu ifade eden Bağış, yılın son toplantısında 100 baz puanlık yeni bir adım atılabileceğini söyledi. 2027'de ise enflasyon ve faizlerde kademeli düşüşün daha olası olduğunu değerlendiren Bağış, enflasyondaki gerilemeye paralel olarak politika faizinin yüzde 20'li seviyelere çekilmesini olası senaryolardan biri olarak gösterdi.

2027'DE YÜZDE 20'NİN ALTINI GÖREBİLİRİZ 

Dezenflasyonun gelecek yıl da devam edebileceğini öngören Doç. Dr. Bilal Bağış, 2026'nın ilk aylarındaki görece yüksek enflasyon gerçekleşmelerinin yıllık hesaplamadan çıkmasının düşüşe katkı sağlayacağını belirtti. Bu çerçevede yıllık enflasyonun 2027 sonunda yüzde 20'nin altına gerileyebileceğini kaydeden Bağış, yüksek enerji fiyatları, hizmet enflasyonundaki katılık ve ücret artışlarının ise tahminlerde temkinli yaklaşımı gerekli kıldığını vurguladı.