Cuma24 Temmuz 202608:22İSTPİYASAKAPALI
NURULLAH GÜR
NURULLAH GÜR

Orta ölçek tuzağı

00:00 / 00:00

Hiç kuşkusuz ülkeler, ekonomilerini geliştirip uluslararası rekabette mevzi kazanmak için büyük şirketlere ihtiyaç duyarlar. Fakat ekonomik ilerleme yolunda KOBİ’lerin kritik ağırlığı da gözden kaçırılmayacak seviyededir. KOBİ’lerin cesur, atik ve yeniliklere açık hareket ederek ekonomiye dinamizm kazandıran aktörler olmaları beklenir.

KOBİ’ler içerisinde orta ölçekli şirketler önem açısından biraz daha farklı bir konumdadır. Orta ölçekli şirketlerin yeri geldiğinde büyük şirketlerle tedarik zincirlerinde eklemlenebildiği, yeri geldiğinde de büyük şirketlere meydan okuyabildiği ekonomiler, daha hızlı ve istikrarlı büyürler. Bu şirketlerin gerçek potansiyellerine erişmesini sağlayacak bir iş ortamı sunmak ekonominin geleceği açısından oldukça hayatidir. Bir ekonomide orta ölçekli şirketler bir üst ligi zorlayamıyorlarsa, o ülkenin büyümede tıkanıklıklar yaşaması muhtemeldir.

***

İstanbul Sanayi Odası’nın düzenli olarak açıkladığı ‘Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ araştırmasını bu açıdan ele almayı anlamlı buluyorum. 2025 yılına ilişkin sonuçlar, son dönemde reel ekonomide yaşanan ivme kaybından bu grubun da kaçamadığını gözler önüne seriyor.

İkinci 500 listesindeki sanayi şirketlerinin üretimden satışları, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 25.7 arttı. Aynı dönemde yurt içi üretici fiyat endeksinin ortalama yüzde 25.4 olduğu dikkate alındığında, üretimden satışlarda oldukça sınırlı bir reel artış yaşandığı görülüyor.

Listedeki şirketlerin toplam ihracatı, Türkiye’nin genel performansından negatif ayrışarak yüzde 0.3 oranında daralmış. İkinci 500’deki şirketlerin Türkiye’nin toplam sanayi ihracatından aldıkları pay ise sadece yüzde 6. Türkiye’nin ihracata dayalı biçimde büyüyebilmesi için orta ölçekli şirketlerin dış pazarlarda kendini daha fazla göstermesi gerekiyor.

Orta ölçekli sanayi şirketleri, kârlılık açısından da zayıf bir performans sergiliyor. Kârlılık göstergelerinin tamamı, 2025’te önceki 10 yılın ortalamalarının altında kaldı. Listedeki 500 şirketin 155’i, vergi öncesi hesaplamalara göre zarar etti.

Finansman giderlerindeki yüksek artış dikkat çekiyor. Finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 86.7 seviyesine yükselmiş durumda. 2015-2024 döneminde bu rasyonun ortalama yüzde 47.3 olduğunu hesaba kattığımızda finansman giderlerindeki yükselişin boyutları daha net anlaşılacaktır.

***

Şimdi biraz da olumlu gelişmelere değinelim. İkinci 500 listesindeki şirketlerin kısa vadeli borçlarının toplam borçlar içindeki payı üç yıldır geriliyor. Bu eğilim, şirketlerin finansal açıdan bir miktar rahatlamasını sağlamıştır.

Teknolojik gelişimde istikrarlı bir ilerleme yaşanması bir diğer olumlu gelişme. Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin listedeki toplam payı son yıllarda düzenli biçimde artıyor. 2022’de yüzde 25.5 olan oran, 2025’te yüzde 32.1’e yükselerek tarihi zirvesini gördü.

Şirketlerimizin orta ölçek tuzağına takılmaması için makroekonomik koşulların normalleşmesi ve finansman maliyetlerinin gerilemesi önkoşuldur. Mikro ölçekteki iyileştirici eylemler de gözardı edilmemeli. Şirketlerimizin bulundukları seviyelerin üzerine çıkabilmeleri için atıl kaynaklarını daha iyi kullanmaları, verimliliği artırıcı iş modellerine geçmeleri, finans bölümlerini daha profesyonel yönetmeleri ve küresel pazarlara açılmaları elzemdir.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >