Cuma2 Ekim 202611:56İSTPİYASAAÇIK
MUHAMMET AKSAN
MUHAMMET AKSAN

AB’nin yeni yapay zeka kuralları

00:00 / 00:00

13 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren AB Yapay Zeka Tüzüğü, yapay zeka sistemlerinin güvenli, temel haklara saygılı ve şeffaf biçimde geliştirilmesini hedefleyen kapsamlı bir çerçeve oluşturdu.

Tüzük’ün 50. maddesindeki şeffaflık yükümlülükleri de dahil büyük kısmının yürürlüğe girme tarihi 2 Ağustos 2026. 

BU KURALLAR KİMLERİ ETKİLER?

Türkiye merkezli bir şirketin yapay zeka sistemini AB pazarına sunması, sistem çıktılarının AB’de kullanılması veya AB’de bulunan kişileri etkilemesi hâlinde Tüzük kapsamı gündeme gelebilir.

Özellikle bu firmaların süreçlerini gözden geçirmesi gerekir:
* Chatbot ve yapay zeka destekli hizmet sunan şirketler

* Yapay zeka ile görsel, video, ses, metin ve reklam içeriği üreten şirketler

* AB’ye SaaS, e-ticaret, oyun, eğitim ve fintech gibi dijital hizmetler sunan işletmeler

* Duygu tanıma veya biyometrik analiz kullanan kuruluşlar

* Yapay zeka üretimi içerik yayımlayan medya ve içerik platformları

DÖRT TEMEL ŞEFFAFLIK YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Yapay zeka sistemlerinin kullanımında temel şeffaflık yükümlülüğü; kullanıcıların yapay zeka ile etkileşimde bulunduğunu, içeriğin yapay zeka tarafından üretildiğini veya esaslı biçimde değiştirildiğini ve gerekli hâllerde duygu tanıma ya da biyometrik sınıflandırma yapıldığını açıkça anlayabilmesini sağlamaktır. 

Bu kapsamda, yapay zeka ile doğrudan etkileşimlerde kullanıcıya ilk temas anında fark edilebilir bir bildirim sunulması; yapay zeka tarafından üretilen veya değiştirilen ses, görüntü, video ve metinlerin görünür şekilde etiketlenmesi ve gerektiğinde makina tarafından okunabilir teknik işaretleme (metadata) içermesi; duygu tanıma ve biyometrik sınıflandırma sistemlerinin kullanımının ilgili kişilere bildirilmesi; gerçekmiş izlenimi yaratabilecek yapay veya değiştirilmiş içeriklerin ise yapay nitelikte olduğunun açıkça belirtilmesi gerekir.

Bununla birlikte, yapay zeka kullanımının arayüz veya hizmetin niteliğinden zaten açıkça anlaşılması hâlinde ayrıca bildirim yapılması gerekmeyebilir.

İSTİSNALAR SINIRLI

Yapay zeka ile etkileşim zaten makul ölçüde açıksa, ek bildirime gerek olmayabilir. Kullanıcı içeriğini esaslı biçimde değiştirmeyen standart düzenleme araçları da teknik işaretleme dışında kalabilir.

Sanatsal, yaratıcı, satirik veya kurgusal içeriklerde kullanılan deepfake’lerde açıklama yapılması gerekse dahi yöntemin eserin izlenmesini veya kullanılmasını gereksiz biçimde bozmayacak şekilde belirlenmesi öngörülüyor. Kanunla yetkilendirilmiş suç önleme, soruşturma veya kovuşturma faaliyetleri için de özel istisnalar bulunuyor.

YAPTIRIM RİSKİ

Madde 50 kapsamındaki şeffaflık kurallarına uyulmaması hâlinde, 15 milyon Euro’ya veya önceki mali yıl küresel yıllık cirosunun yüzde 3’üne kadar idari para cezası riski doğabilir.

SONUÇ

Tüzük’ün şeffaflık yükümlülükleri, yapay zeka kullanımının yalnızca etiketlenmesini değil, ürün ve içerik süreçlerinin baştan itibaren şeffaflık esasına göre tasarlanmasını gerektirir. AB pazarına hizmet sunan Türkiye merkezli şirketlerin özellikle chatbotlar, yapay zeka üretimi içerikler, duygu tanıma ve biyometrik sınıflandırma sistemleri ile sentetik içerikler bakımından mevcut kullanım alanlarını ve uygulanacak görünür açıklama ve teknik işaretleme yükümlülüklerini belirlemesi gerekir. Bu kapsamda alınacak uyum tedbirleri, idari yaptırım riskinin azaltılması ve AB pazarındaki faaliyetlerin sürdürülebilirliği bakımından önem taşıyor.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >