Wall Street’te tehlikeli eşik: Tahvil faizi yüzde 5.5’i aşarsa tablo değişebilir
Societe Generale, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinde yüzde 5,5 seviyesini Wall Street açısından kritik eşik olarak gösterdi. Bu seviyenin aşılması halinde finansman maliyetlerinin şirket kârlarındaki büyümeyi geride bırakabileceği belirtiliyor.

ABD hisse senedi piyasalarında güçlü kâr beklentileri ile yükselen finansman maliyetleri arasındaki denge giderek daha kritik hale geliyor. Büyük yatırım kuruluşları, tahvil faizlerindeki yeni bir sıçramanın Wall Street’te değerleme baskısını artırabileceği uyarısında bulunuyor.
WALL STREET İÇİN KRİTİK EŞİK YÜZDE 5,5
Societe Generale Küresel Varlık Dağılımı Başkanı Alain Bokobza, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinde yüzde 5,5 seviyesinin hisse senedi piyasaları açısından kritik bir eşik olduğunu belirtti.
Bokobza’ya göre tahvil faizinin bu seviyenin üzerine çıkması halinde artan finansman maliyetleri, şirket kârlarındaki büyümeyi geride bırakmaya başlayabilir.
Bu durum da Wall Street’te mevcut değerlemeler üzerinde daha belirgin bir baskı oluşturabilir.

KÂR ARTIŞLARI ŞİMDİYE KADAR HİSSELERİ DESTEKLEDİ
Bokobza, bu yıl küresel şirket kâr tahminlerinde önemli yukarı yönlü revizyonlar yapıldığını ifade etti.
Bu revizyonların, hisse senedi risk primlerinde sert bozulma yaşanmasını şimdiye kadar engellediğini belirten Bokobza, hisse senetlerinin yıl başına kıyasla daha pahalı olmadığını söyledi.
Ancak bu denge, tahvil faizlerinin daha da yükselmesi halinde bozulabilir.
YÜZDE 5,5 AŞILIRSA DEĞERLEMELER ZORLANABİLİR
Societe Generale’ye göre kritik nokta, borçlanma maliyetlerindeki yükselişin şirketlerin kârlılık artışını aşmaya başlaması.
ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,5’in üzerine çıkması halinde şirket kâr beklentilerinde yapılabilecek yeni yukarı yönlü revizyonlar bile mevcut değerlemeleri korumakta yetersiz kalabilir.
Bu senaryoda özellikle yüksek değerlemelerle işlem gören şirketlerde baskının daha belirgin hale gelmesi beklenebilir.
J.P. MORGAN VE BARCLAYS YÜZDE 5’E DİKKAT ÇEKTİ
Wall Street için kritik faiz seviyesine ilişkin değerlendirmeler Societe Generale ile sınırlı değil.
J.P. Morgan’dan Grace Peters ve Barclays’ten Emmanuel Cau, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinde yüzde 5 seviyesini psikolojik açıdan önemli bir eşik olarak değerlendiriyor.
İki kurum da tahvil faizinin bu seviyenin üzerine çıkmasının hisse senedi piyasalarında stres yaratabileceğine dikkat çekiyor.
FED VE ECB’DEN SINIRLI FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ
Bokobza, ABD Merkez Bankası ile Avrupa Merkez Bankasından gelecek yeni faiz artışlarının sınırlı kalacağını öngörüyor.
Bokobza’ya göre faiz artırımları ne ekonomik döngüyü sert biçimde kıracak kadar güçlü ne de enflasyon endişelerini tamamen ortadan kaldıracak kadar agresif olacak.
Bu görünüm, tahvil faizlerinin yüksek kalmasına rağmen merkez bankalarının hareket alanının sınırlı olabileceğine işaret ediyor.
JEOPOLİTİK RİSKLER DOLARI DESTEKLEYEBİLİR
Piyasalarda faiz beklentilerinin yanı sıra Orta Doğu’daki gelişmeler de yakından izleniyor.
Eleonex Üst Yöneticisi Stefan Arsenovic, bölgede çatışmaların yeniden başlamasıyla yükselen petrol fiyatları ve kırılgan jeopolitik görünümün güvenli liman talebi üzerinden ABD dolarını destekleyebileceğini belirtti.
Arsenovic, kalıcı jeopolitik gerilimin enerji fiyatlarını yüksek tutarak enflasyon endişelerini canlı bırakabileceğine ve Fed’in faiz artırımı yönündeki gerekçelerini güçlendirebileceğine dikkat çekti.
DOLAR ENDEKSİ 99’UN ALTINA GERİLEDİ
Buna karşın dolar haftanın ilk işlem gününde sınırlı değer kaybetti.
ABD’deki resmi tatil nedeniyle işlemlerin zayıf kaldığı pazartesi günü dolar endeksi yüzde 0,2 düşerek 98,953 seviyesine geriledi.
Japon yenindeki yükseliş de dolar endeksindeki geri çekilmeye katkı sağladı.
GÖZLER ABD ENFLASYON VERİLERİNDE
Doların, tahvil faizlerinin ve Wall Street’in kısa vadeli yönü açısından bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri kritik olacak.
Perşembe günü üretici fiyatları, cuma günü ise tüketici fiyatları açıklanacak.
Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed’in faiz artırımı beklentilerini güçlendirerek tahvil faizlerini yukarı taşıyabilir.
Bu senaryoda 10 yıllık tahvil faizinde önce yüzde 5, ardından Societe Generale’nin kritik gördüğü yüzde 5,5 seviyesi Wall Street açısından daha yakından takip edilecek.
WALL STREET’TE DENGE TAHVİL FAİZİNE BAĞLI
ABD hisse senetleri açısından mevcut görünümde şirket kârlarındaki güçlü seyir değerlemeleri desteklemeyi sürdürüyor.
Ancak tahvil faizlerinin hızla yükselmesi halinde artan iskonto oranları ve finansman maliyetleri bu desteği zayıflatabilir.
Bu nedenle Wall Street için önümüzdeki dönemde yalnızca şirket bilançoları değil, ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5 ve yüzde 5,5 seviyelerine ne kadar yaklaşacağı da kritik önemde olacak.