Prof. Dr. Nurullah GÜR

Prof. Dr. Nurullah GÜR

Diğer Yazıları


ngur@medipol.com.tr

 

Yılın ilk yarısını geride bıraktık. Birçok açıdan zorlu bir altı aydı. Enflasyon, 2023’ten kalan kur ve maliyet baskılarının sarkan etkilerinin yanı sıra fiyatlama davranışlarındaki bozulma neticesinde yükselişini sürdürdü. Yılın ikinci yarısında enflasyonun düşüş trendine girmesi bekleniyor. Kur ve maliyet baskıları azalırken, bir yandan da para politikasının gecikmeli etkilerinin devreye girmesi, enflasyonun ateşini bir nebze olsun söndürecektir. 

 

Yılı yüzde 42-44 civarında bir enflasyon seviyesiyle kapatabiliriz.  

 

FAİZ ORANLARI

 

Haziran 2023’te başlayan parasal sıkılaşma, bu yılın ilk yarısında da sürdü. Merkez Bankası cephesinde faiz oranları son 22 yılın en yüksek seviyelerine çıktı. Ticari kredi faiz oranları yüzde 66’yı gördü. Faizlerin yükselmesi, enflasyonla mücadele için gerekli bir koşul. Ama bu denli yüksek faiz seviyeleri, reel sektörü bir hayli zorladı. Özellikle de KOBİ’leri. Sonbahar itibariyle faiz oranlarında ılımlı da olsa bir gevşeme yaşanması bekleniyor. 

 

Yılın ilk yarısında enflasyonla mücadelede para politikasını yalnız bıraktığımızı söyleyebiliriz. Bu denli yüksek bir enflasyonu sadece para politikasıyla yenemeyiz. Yılın ikinci yarısında yapısal politikalarla süreci desteklememiz şart.  

 

İSTİHDAM ARTIŞI

 

Sıkı para politikasının ekonomiyi soğutucu etkisi, kendini talep tarafından çok arz/üretim tarafında gösterdi. Arzdaki ivme kaybı ise hizmet sektörüne kıyasla sanayide daha belirgindi. Tekstil, ana metal ve elektronik gibi bazı alt sektörler negatif ayrıştı. 

 

Reel sektörü zorlayıcı koşullara rağmen iktisadi faaliyet genel itibariyle yılın ilk yarısında beklenenden daha canlı geçti. İşsizlik oranının yüzde 9’un altında kalmayı sürdürmesi, yılın ilk yarısı için bir diğer sevindirici gelişmeydi. Sanayide istihdam kaybı yaşansa da hizmet sektöründeki ilave istihdam artışları süreci telafi etti. 

 

DÖVİZ KURLARI 

 

Döviz kurları yılın ilk yarısında stabildi. Yerel seçimlerin hemen ardından kurlarda artış yaşanacağına dair manipülatif bir hava estirilmeye çalışıldı. Ama altı dolu olmayan bu söylenti gerçeğe dönüşmedi. Hatta bu süreçte TL reel olarak değer kazandı. 

 

Değerlenen TL, bir taraftan enflasyonla mücadelede ekonomi yönetiminin işini kolaylaştırırken, diğer taraftan ihracatçıların rekabet güçlerini olumsuz etkiledi. Buna rağmen ihracat geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha iyi bir performans sergiledi. Bu gelişmede başta Avrupa pazarı olmak üzere küresel ekonominin yavaş da olsa toparlanmaya başlamasının etkisi büyük. Sadece ihracat değil, turizm de yılın ilk yarısında büyümeye destek oldu. 

 

Toparlayacak olursak, 2024’ün ilk yarısı biraz karışık bir tablo ortaya koysa da beklendiği kadar da sert geçmedi. Yaz ayları biraz daha zorlayıcı olabilir. Ama sonbahar aylarında koşulların rahatlamaya başlayacağı öngörülüyor.  

08 Temmuz 2024 Pazartesi