tatil-sepeti
Tarımda 74 milyon lira yatırım hedefi

Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nin (Tarım Kredi) geçen sene toptan satışları yönetim değişikliğinin etkisiyle artış gösterirken, sağlanan verim artışı ve atıl kapasitelerin devreye alınmasıyla yeniden yapılanma çalışmaları olumlu sonuçlar verdi. Bu kapsamda 2014’te 40.4 milyon lira zarar eden Tarım Kredi şirketleri, geçen seneyi 32.1 milyon lira kâr ile kapattı. Tarım Kredi şirketleri, 2016’da konsolide net satışlarını yüzde 20.2 artırarak 1 milyar 118 milyon liraya, konsolide kârını ise 75 milyon liraya çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca bu sene kapasite, inovasyon ve Ar-Ge yatırımları olmak üzere 73.7 milyon lira yatırım yapmayı planlayan Tarım Kredi, yeni yılda 200 ek personel istihdam etmeyi öngörüyor. YILLIK CİRO 1 MİLYAR LİRA Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarım Kredi Genel Müdürü İrfan Güvendi, 1 milyon 54 bin çiftçiye hizmet götürdüklerini, 13 şirket ile yemden tohuma, tarımsal ilaçtan sera örtüsüne çiftçilerin tüm ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflediklerini bildirdi. Güvendi, Tarım Kredi’nin yıllık cirosunun 1 milyar lirayı aştığına dikkati çekerek, ürettikleri tarımsal çıktıları kooperatifleriyle üreticilere ulaştırdıklarını söyledi. Şirketlerdeki yeniden yapılandırma çalışmalarına da değinen Güvendi, ilk etapta şirketlerdeki insan kaynakları potansiyelini analiz ederek daha verimli kullanılmasını sağladıklarını, insan gücü israfını üretim ve hizmete dönüştürerek kaynakların etkinliğini artırdıklarını ifade etti. PLANSIZ ÜRETİM DÖNEMİ BİTTİ Plansız ve pazar araştırmasına dayanmayan, şirket realitesine uymayan üretimlere son verdiklerini vurgulayan Güvendi, “Stokların sektörel gerçeklerle uyumlu yönetimi sağlandı. Bu kapsamda 2015 içinde ortak hesap planına geçilerek kaynakların etkin ve verimli kullanımı gerçekleştirildi. Ayrıca bilişim altyapısı güçlendirilerek, kurumsal kaynak yazılımı (ERP) tamamlanarak insan kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağladık” dedi.

09 Şubat 2016 Salı

Spor giyimde girişim fırsatı

HABER: GÖZDE YENİOVA ADİDAS Adidas, ekonomik ve ticari gelişimin olduğu, tüketici potansiyelinin markalarıyla kesiştiğine inandığı her lokasyonda yer almayı hedefliyor. Şirketin toplam mağaza adedi 202. Sadece franchise adedi 152. Şirketin bu yıl için franchise hedefi ise 16 mağaza daha açmak. Adidas, Anadolu’daki güçlü dağıtım kanalı yapılarını geliştirmeye devam ederek, bu yatırımların ağırlıklı olarak AVM’lerde olmasını amaçlıyor. Bayilik almadan önce özellikle mağaza açılacak konumda gerekli bilgilere sahip olmak gerekiyor. Mağaza dekorasyonu, ürünlerin temini ve Adidas marka ürünlerin kâr oranı hakkında bilgiler ise yapılacak görüşmede belirlenebilir. Mağazada çalışacak personelin ürünler hakkında bilgi sahibi olması isteniyor. Bayi dekorasyonu ve tasarımı şirket tarafından belirlenen şekilde dizayn ediliyor. PUMA Puma, spor giyim, ayakkabı ve aksesuarları başta olmak üzere her yerde bulunmaya özen gösteren şirket olma hedefinde ilerliyor. Outlet mağazalar da dahil olmak üzere 40 mağazası bulunan şirket, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerin dışında Bursa, Antalya, Denizli, Eskişehir gibi kentlerde de yaygınlığa ulaşmış durumda. Şirketin odağında Türkiye’nin en büyük 15 şehri yer alıyor. Yaygınlığını artırmak için yeni bayiler arayan Puma’nın bayisi olabilirsiniz. Bayilik şartları ile ilgili olarak şirket ile direkt iletişime geçmek gerekiyor. HUMMEL Ağırlıklı olarak futbol, hentbol gibi takım sporları için üretim yapan Hummel, 1923 yılında Almanya’da kuruldu ve 1991 yılında Danimarka menşeli Thornico şirketi tarafından satın alındı. Geniş bir ürün yelpazesine sahip olan marka, takım sporlarının yanısıra bayan, erkek ve çocuk spor kıyafeti, ayakkabı ve çantalarını da üretiyor. Şirket, 40 ülkede 400 mağazayla birlikte 2 bin 500 satış noktasına sahip. Ürünler franchising mağazalara satış şeklinde veriliyor. Hummel’ın 2014’te yaklaşık 75 monobrand mağazası bulunuyordu ve bu mağazaların 56’sını bayiler işletiyordu. 2015’i 85 mağaza ile kapatan şirketin bu yılki hedefi 100 mağazaya ulaşmak. BARÇIN SPOR 1958 yılında İzmir’de kurulan Barçın Spor, spor ayakkabı ve giyim sektöründeki deneyimi ile önce Ege bölgesinde, sonra tüm Türkiye’de yaygınlaşmaya başladı. Sonrasında ise barcin.com e-satış sitesi ile devam etti. 30’dan fazla perakende satış noktası ve tüm Türkiye’ye yayılmış bir bayi ağı bulunan şirket; pek çok spor giyim markasının bayiliğini yürütüyor. Barçın Spor’da franchise sözleşmeleri 5 yıllık olarak yapılıyor. Franchise’da inşaat maliyeti de dahil olmak üzere yapılan yatırımın yaklaşık 9-18 ay arasında geri alınabileceği belirtiliyor. İdeal mağaza oranı 200 metrekare ve üzeri olmakla birlikte seçilen lokasyonlara göre değişiklik gösterebilir. 200 metrekare bir mağaza için 4 personel yeterli oluyor.

08 Şubat 2016 Pazartesi

AB: Türkiye daha fazla büyüyecek

Avrupa Birliği, Türkiye’nin büyüme tahminini 2016 yılı için yüzde 3.2’den 3.4’e ve 2017 için yüzde 3.4’den 3.6’ya yükseltti. AB Komisyonu’nun Kış Ekonomik Tahminler raporu yayımlandı. Raporun Türkiye bölümünde, ülkenin düşük petrol fiyatları, uyumlu para politikası ve hükümetin ücretleri artırması nedenleriyle ılımlı büyüyeceği belirtildi. İŞSİZLİK DÜŞECEK Ayrıca, Türkiye’deki işsizlik oranı tahmini, 2016 yılı için 11.2’den 10.7’ye, 2017 yılı içinde 11.5’ten 10.8’e düşürüldü. Türkiye’nin kamu borç oranının düşmeye devam edeceği tahmininde bulunulan raporda, ‘kamu maliyesi nispeten istikrarını sürdürüyor’ ifadesi yer aldı. CARİ AÇIK DARALACAK İran’a uygulanan uluslararası yaptırımların kalkmasının Türkiye’nin ihracatına katkı sağlayacağı kaydedilen raporda, Rusya’nın yaptırımları, Irak ve Suriye’deki durum gibi çeşitli nedenlerin ihracatı geri tuttuğu ifade edildi. Raporda, Türkiye’de tüketici enflasyonunun yüksek tek hanelerde seyretmesi ve petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle cari açıkta daralmanın devamı öngörüldü. EN ÇOK BÜYÜME İRLANDA’NIN AB’de bu yıl en yüzde 4.5 ile en fazla İrlanda büyüyecek. Bu ülkeyi yüzde 4.2 ile Romanya, yüzde 3.9 ile Malta ve yüzde 3.8 ile Lüksemburg izleyecek. Aynı dönemde Almanya’nın yüzde 1.8, Fransa’nın 1.3, İngiltere’nin 2.1 İtalya’nın da 1.4 oranında büyümesi öngörülüyor.

07 Şubat 2016 Pazar

Aile lakabını marka yaptı

HABER: YAHYA GÜL Osman Alyüz, 1962 Malatya doğumlu. Baba Vahap Alyüz, Malatya’nın meşhur Bakırcılar Çarşısı’nda bir zanaatkârdır. Alyüz, bugün ticarette geldiği noktayı çocukluğunun Bakırcılar Çarşısı’nda esnaf arasında geçmesine bağlıyor. Çünkü kendisi baba nasihati ile bir başka sektöre adım atmış. Baba Vahap Usta, vefatından önce de çocuklarına, “Başka sektörlere yönelin” diye vasiyet eder. Bu vasiyet Alyüz’e aynı zamanda önemli bir mirastır. Çünkü babası çevresinde güvenilir bir zanaatkar olmasından dolayı Mendoğlu lakabıyla anılmaktaymış. RUSYA KRİZİ FIRSAT Osman Alyüz, Malatya’da liseyi bitirdikten sonra İstanbul’a gelir. Bu, hayatında dönüm noktası olur ve Yeşildirek’de tanıdığı bir kazak üretim firmasında çalışmaya başlar. Bir sene sonra bu firmadan ayrılan Alyüz, 1982’de Çemberlitaş Piyerloti Caddesi’nde dükkan kiralayarak, iş hayatına atılır. 1997 yılına kadar günlük 30-40 bin parça üretim yapan Alyüz, bunların çoğunu Rusya, Polonya, Romanya gibi ülkelere satar. Fakat Alyüz, 1997 yılındaki Rusya krizi sebebiyle radikal bir karar almak zorunda alır. AVRUPA’YA AÇILDI Kriz sebebiyle satışlarını ekonomisi istikrarlı olan ülkelere yapma karar verdiğini belirten Alyüz, Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda gibi ülkelere yönelir. 1997 yılında Rusya krizi yaşanırken Alyüz, yatırım yapar. Beykoz’da 5 bin 40 metrekarelik bir alana fabrika kurar. Sedex belgesini de alan Alyüz, önce Almanya’ya, sonra da İngiltere, Fransa ve İspanya’ya ihracata başlar. Tabii ihraç ettiği ürünlerin üzerine kendi markasını değil, müşterilerinin markasını etiketler. ÖZEL MARKA Avrupa’da markalaşmanın zor olduğunu söyleyen Alyüz, ihracat serüvenini şöyle anlatıyor: “Biz de iç piyasada kalitesiyle tanınan Mendo markasının yanı sıra Leonita markasını da oluşturarak Türk Cumhuriyetleri, Arap ülkeleri ile Afrika’ya ihracat yapmaya başladık. 2014 yılında Düzce’de 7 bin metrekarelik kapalı alana üretim tesisleri kurduk. Bu tesislerde günlük ortalama 10 bin parça iç çamaşırı üretiyoruz.” ÖNCE İŞ GÜVENLİĞİ Osman Alyüz, firmasının iş anlayışı hakkında şu bilgiyi veriyor: “Mendoğlu, 250 çalışanının iş güvenliği ve çalışma konforu için gerekli olan tüm ortamı hazırladı. Her zaman çocuk işçi emeğinin kullanılmasının insanlık suçu olduğunu belirtip, her fırsatta bu konuya dikkatleri çekmeye çalışıyoruz.” MODA GÜNLERİ BÜYÜK FIRSAT 11-13 Şubat 2016 tarihleri arasında 131 firmanın katılımıyla moda günleri düzenlenecek. İstanbul Ticaret Odası (İTO) İç Giyim ve Aksesuarları Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi olan Osman Alyüz, aynı zamanda Tüm İç Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TİGSAD) Başkan Yardımcısı. Yaptıkları önemli çalışmalardan birinin de, 11-13 Şubat 2016 tarihinde, 131 firmanın katılımıyla düzenlenen moda günleri olduğunu belirten Alyüz, ”Moda günlerine İran, Azerbaycan, Rusya, BAE, Ürdün, Kırgızistan, Kazakistan, Fas, Sudan gibi 52 ülkeye alan çalışması yapıldı. Davetiyeler elden teslim edildi. Bu sayede katılım her zaman yüksek oluyor” diyor. TİGSAD olarak bu hafta Linexpo İç Giyim Moda Günleri’ni İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştireceklerini anlatan Alyüz, 12 Şubat tarihinde Yeşilköy Wow Otel’de üniversite öğrencilerine yönelik tasarım yarışması düzenlediklerini de söyledi. Alyüz, yarışmaya 25 üniversiteden 133 moda ve tasarım öğrencisinin başvurduğunu sözlerine ekledi. ÖNEMLİ OLAN FİYAT DEĞİL KALİTE Avrupa ile ticaretin eskisine göre yavaşladığını ama Türkiye ile ticareti bitiremeyeceklerini belirten Osman Alyüz, bunda Türkiye’nin Avrupa’ya yakın olmasının ve kaliteli ürünlerinin büyük önemi olduğunu vurguluyor. Alyüz, dünyada rekabette en önemli unsurun fiyat olmadığını, kalıcı olanın kalite ve tasarım olduğunun altını çiziyor. Kadın iç çamaşırı tüketiminde Avrupa’nın başta geldiğini söyleyen Alyüz, kendilerinin bir marka standardı yakaladıklarını ve bu çizgiden çıkmadıklarını belirtiyor. Osman Alyüz, şirket çalışma sistemlerini ve ilkelerini şöyle açıklıyor: “Mendoğlu Çamaşırları, bayan iç çamaşırı üretiminde, tasarımdan kesim ve dikişe, kalite kontrolden ambalaja kadar tüm birimlerini tek çatı altında toplayan bir kuruluş. Ürünlerimiz, özgün tasarımlardan oluşan modern koleksiyonlarıyla tüketicinin haklı beğenisini kazanıyor.”

07 Şubat 2016 Pazar

4.5G ve milli uydu heyecanı

HABER: FAHRİ SARRAFOĞLU Geçen yıl 4.5G ihalesi ile hareketlenen telekomünikasyon sektörü yüzde 7 büyüdü. Sektörün bu yılki en önemli beklentisi ise nisan ayında 4.5G uygulamasının başlaması ve Türksat 4B uydusunun internet erişimini daha da hızlandıracak olması. Sektörün gündeminde ise üretim odaklı yapılanma ve vergi yükü var. Telekomünikasyon Meslek Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi Murat Dursun, 2015 yılını diğer sektörlere nazaran daha olumlu koşullarda geçirdiklerini söyledi. Geçen yılın en önemli olayının 4.5G ihalesi olduğunu belirten Dursun, sektörü şöyle değerlendirdi: “Sektörümüzde somut bir büyüme sağlanamadı ama geriye de gitmedik. 4.5G teknolojisinin hizmet vermeye başlamasıyla sektörde yeni ve güçlü bir sıçramanın yaşanacağını öngörüyoruz.” ÜRETİM ODAKLI OLMALIYIZ Telekomünikasyon sektörünün, üretimi destekleyen bir sektör olduğunu belirten Dursun, “Bilgi Teknolojileri ve İletişim sektörünü; sağladığı yüksek teknolojik imkanlarla tüketimi destekleyen, sadece iletişimi sağlayan bir araç olmaktan çıkartmalıyız. Her alanda üretimi destekleyen ve katma değer oluşturan bir sektör haline gelmeliyiz” dedi. Dursun sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte 2016’dan itibaren bu yeni alt yapı üzerine inşa edilen yeni içerik ve hizmetlerle somut olarak değindiğim gelişmeleri de yaşamaya başlayacağız. İhalede işletmecilere yerli teknoloji kullanma zorunluluğunun asgari 2016 için yüzde 30, 2017 için yüzde 40 ve 2018 için yüzde 45 olarak belirlenmesi dikkat çekici. Teşviklerle kendi iletişim teknolojilerimizi üretmemizi sağlayacak ve ülkemize büyük faydalar getirecek son derece özendirici bir adım.” YÜZDE 7 BÜYÜME Komite Üyesi Hayrettin Özaydın da sektörün 2015’te büyüme yaşadığına dikkat çekti. Özaydın, şunları söyledi: “Ortadoğu’nun tek teknoloji kapısı olmamız sebebi ile 2015 yılında da büyük durgunluk yaşamadık. Üç buçuk milyar dolarlık ihracat hacmimiz ile yüzde 7’lik bir sektörel büyüme yaşadık.” Bu yıl internet hizmetini çanak antenlerle verecek Türksat 4B uydusu ile sektörün yeni pazar ve iş potansiyeli kazanacağını vurgulayan Özaydın, sözlerini şöyle tamamladı: “2017’de dönüşümü sağlayacak karasal radyo ve TV yayınları ile 20 milyon radyo yenilenecek. Karasal TV ve radyo dönüşümüyle yaklaşık 10 milyar dolarlık iç pazarda hareketlilik olacak. Sektörümüzün iç ve dış pazarda fuar ve konferanslarının olmaması büyük eksiklik.” TÜKETİCİ BİLİNÇLİ OLMALI Komite Başkan Yardımcısı ve Meclis Üyesi Murat Dikici, sektörün şu andaki en önemli sorununun mobil iletişim üzerinden alınan vergiler ile ithalatta ve fatura üzerinden alınan ÖTV’lerin sektörün büyümesini engellemesi olduğunu belirtti. Dikici, yüksek vergi oranlarına işaret ederek, şöyle konuştu: “Kablosuz internet ve iletişim için kurulan baz istasyonu ve benzer ekipmanlar ülkemizde bir rant olarak görülüyor. Bu alanda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. İletişim herkesin mutlak sahip olması gereken bir özgürlüktür. Yıllardır uğraştığımız telekomünikasyon meslek standartları odamız katkıları ile çok yakın bir zamanda MYK tarafından onaylanarak yürürlüğe girecektir.” BEKLEYEN SORUNLAR Komite Başkanı ve Meclis Üyesi Murat Dursun, sektörün sorunlarını şöyle özetledi: İşletmeci ürün ve hizmetlerindeki vergi yükü ki bunların bir bölümü süreli ve özel düzenlemelerle gelmelerine rağmen halen uygulanıyor. Sektörümüz üretim ve ithalattan tüketiciye kadar denetlenmesi ve ölçümlenmesi son derece kolay sektörlerden biridir. Makul ve amacına uygun vergilendirmeyle daha fazla vergi geliri elde edilebilir bir sektör. Operatörler üzerinde ciddi tehditler oluşturan ve regülasyon gerektiren düzenlemeler ivedilikle yapılmalı. Sektörden sağlanan kaynakların tekrar sektörde kullanılmasını sağlayacak uygulamalar başlatılmalı. Regüler ticaretin sağlıklı bir şekilde gelişmesi için piyasa denetimi daha etkin yapılmalı.

02 Şubat 2016 Salı