Selçuklu koleksiyonu ABD yolunda

Konya Olgunlaşma Enstitüsünce, Selçuklu eserlerindeki motif ve renkler temel alınarak yaklaşık 5 yılda hazırlanan 82 parça koleksiyonun sunumu, ABD’nin Chicago eyaletinde düzenlenecek Türk Festivali’nde yapılacak. Enstitü Müdürü Zerrin Kırtıl, 8 ve 12 kollu Selçuklu yıldızları, Konya’nın simgesi çift başlı kartal ve çini örnekleri gibi Selçuklu eserlerinden esinlenerek 82 parçadan oluşan kıyafet koleksiyonu hazırladıklarını söyledi. Kırtıl, koleksiyonun, 5 kişilik ekiple Chicago’da sergileneceğini, böylece Selçuklu eserlerine dünyanın dikkatini çekmeyi hedeflediklerini belirtti.

04 Eylül 2015 Cuma

Kosta Rika ile STA’ya ilk adım

HABER: FEDAİ YILDIRIM Türkiye ile Kosta Rika arasında müzakerelerine başlanması planlanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) ön görüşmeleri için Türkiye’de bulunan Kosta Rika Dış Ticaret Bakanı Alexander Mora, İstanbul Ticaret Odası’nı (İTO) ziyaret etti. İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar’ın makamında ağırladığı konuk bakan Mora, STA hakkında Türk iş dünyasının da desteğini almaktan büyük memnuniyet duyacağını vurguladı. AVANTAJ VE FIRSATLAR Kosta Rika’nın İstanbul’daki Fahri Konsolosu Serhan Süzer’in de yer aldığı görüşme kapsamında, İTO ile Kosta Rika Ticaret Odası arasında yakın ilişkiler kurulmasının iki ülke ticaretinde getireceği büyük avantajlar ve fırsatlar da konuşuldu. YATIRIM OLANAKLARI Toplantıda ayrıca Kosta Rika ve Orta Amerika’ya Türk ticaret heyetlerinin de organize edilmesi hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda, Kosta Rika’da Türk firmaları için fırsat niteliği taşıyan iş alanları ve yatırım olanakları da konuşuldu.

04 Eylül 2015 Cuma

Yatırım bankaları çıtayı yükseltemedi

Türkiye’de yatırım ve kalkınma bankası olarak faaliyet gösteren ya da lisans sahibi toplam 13 banka bulunuyor. Özel sektörün 9, kamu kesiminin 4 banka ile faaliyet gösterdiği bu alanda toplam ödenmiş sermaye 5.7 milyar dolar seviyesinde. Özel sektörün ödenmiş sermaye içindeki payı ise yüzde 20’nin altında. 1.1 milyar dolarlık ödenmiş sermayeye sahip özel yerli ve yabancı yatırım bankalarının özkaynakları haziran ayı verilerine göre sadece 1.5 milyar dolar. BDDK yatırım ve kalkınma bankası alanında başta yerli olmak üzere özel sektörden ilgi ve yatırım beklerken, özel sektör kamunun, kalkınma bankalarını sanayiye daha fazla destek verecek şekilde yeniden yapılandırması ve güçlendirmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, özel sektörün yatırım ve kalkınma bankası alanına ilgi göstermesini beklediklerini belirterek, bu alanda büyük bir potansiyel olduğunu, Türkiye’de kârlılığın yüksek ve krediler tarafında büyümenin devam ettiğini kaydetti. SERMAYE ŞARTI İNDİRİLEBİLİR Büyüyen kredi talebinin ve uzun vadeli, kalkınmaya yönelik yatırımların kısa vadeli mevduat yapısı ile karşılanmasının zor olduğunu aktaran Akben, yatırım bankalarının büyümesinin ve uzun vadeli yatımların bu alanda fonlanmasının gerekliliğinin altını çizdi. Akben, bu konuda BDDK olarak sermayedarlara izinler ve lisans konusunda yardımcı olmaya hazır olduklarını ifade ederek, “Öyle ki, 300 milyon dolarlık asgari ödenmiş sermaye şartını bile gerekirse gevşetebiliriz. Yatırım bankacılığı alanında biraz daha aşağı çekebiliriz. Bu tamamen BDDK’nın inisiyatifinde” dedi. Halen satılmak üzere bir yatırım bankası olduğunu (Pozitif Bank) ve almak için hem yurt içinden hem yurt dışında ilgi olduğunu hatırlatan Akben, bankacılık alanında yerli sermayenin teşvik edilmesi gerektiğini, sanayicilerin ve bankacılık alanında faaliyet göstermek isteyen sermayedarların da bu girişimde bulunmasını istediklerini ifade etti. BÜTÇE FAZLAMIZI KULLANALIM İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan da, kalkınma bankalarının durumunun son zamanlarda en önem verdikleri konulardan biri olduğunu ifade ederek, övündüğümüz ülke bütçesinin artık bu yolla sanayiyi desteklemek için kullanılması gerektiğini kaydetti. “Bu konuda yapılan çalışmalara elimizden gelen katkıyı vermeye hazırız” diyen Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyaya baktığımızda büyük güç elde eden gelişmiş ülkelerin hepsinde bir yatırım ve kalkınma bankası nüvesi var. Bunu başarabilenlerin sanayide de başarıyı yakaladıklarını görüyoruz.” Türkiye’de 2 ay vadeli mevduat yapısı ile özel bankaların 5-10 yıl vadeli kalkınma bankacılığı yapabilmesinin mümkün olmadığına değinen Bahçıvan, dünya örneklerine bakıldığında da devlet gücü olmadan bu işin istenilen düzeyde büyümesi imkanı bulunmadığının görüldüğünü söyledi. Bahçıvan değerlendirmesine şöyle devam etti: “Mevcut kalkınma bankalarını mı modifiye ederiz yoksa yeni bir banka mı kurarız bilmiyorum, ama sanayiye destek olacak bir yapıyı mutlak suretle hayata geçirmemiz gerekiyor. Önce kalkınma bankacılığı vizyonunun oluşturulması gerekiyor. Siyasi iradenin bu boyutlu bir çalışmaya başlama zamanı geldi.” BAŞKAN ÇAĞLAR: YENİ BİR ANLAYIŞ GEREK İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, ülkemizde tasarrufların hâlâ istenilen düzeyde bulunmadığını, bunda hem şirketlerin hem de bireylerin finansal okur-yazarlığının yeterince gelişmemesinin en önemli etkiye sahip olduğunu belirtti. Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada tasarruf açığı ve kısa vadeli mevduat yapısı ile uzun vadeli ve düşük maliyetli fon bulunamadığını dile getiren Çağlar, bu konuda devletin öncülük edeceği bir çözümün şart olduğunu kaydetti. Çağlar, hem sermaye piyasalarına ilişkin düzenlemeleri basitleştirmek hem de toplumda bu bilinci oluşturmanın gerekliliğinin altını çizerek, artık kamu kesiminin mali açıdan da çok güçlü olduğunu, devletin yeni model bir yatırım ve kalkınma bankası kurulmasına rahatlıkla öncülük edebileceğini söyledi. Çağlar, sanayi yatırımlarının uzun vadeli yatırımlar olduğuna değinerek, doğru sanayi yapılanmasının hem yatırımcısına hem de ülkesine istikrarlı ve kalıcı büyüme getireceğini belirtti. Ancak bu yatırımların fonlamasının da uzun vadeli ve düşük maliyetli olması gerektiğini ifade eden Çağlar, bugün birçok kârlı sanayi yatırımının uzun vadeli fon bulunamaması nedeniyle ertelendiğini kaydetti. İbrahim Çağlar, “Biz İstanbul Ticaret Odası olarak bu noktadaki taleplerimizi ilgililere bir rapor halinde ilettik. Sanayinin desteklenmesinde özel imtiyazlara sahip, ayrı bir kanunla kurulacak, uzun vadeli ve yerel para cinsinden sabit faizli kredi kullandıracak, proje finansmanına yoğunlaşmış yeni nesil bir kalkınma-yatırım bankası kurulmasını arzu ediyoruz” diye konuştu. İSTİHDAMDA KİLİT ROL MESLEKİ EĞİTİMDE Uluslararası İşverenler Teşkilatı (IOE), OECD İş ve Sanayi Danışma Komitesi (BIAC) ve Deloitte tarafından hazırlanan raporda, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin neredeyse tamamında genç istihdamının azaldığı belirtildi. “Genç İstihdamı Fırsatı: G20 ve Ötesinde İş Piyasası Politikalarını Anlamak” başlıklı raporda, genç istihdamının önündeki en büyük engeller şöyle sıralandı: Uygun meslek eğitimi eksikliği, meslek ve yetenekler arasındaki uyumsuzluk, iş fırsatlarının azlığı, istihdam maliyetlerinin yüksekliği ve işverenlere yönelik azalan devlet desteği. 15-29 yaş arası gençlerde işsizlik oranının erişkinlere göre yüksek olduğu belirtilen raporda, genç işsiz oranının G20 ülkelerinin üçte ikisinde artış gösterdiği bildirildi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin neredeyse tamamında genç istihdamın toplam nüfusa oranı, 2014 yılında, 2000 yılına göre azaldı, genç işsizliğinde artış yaşandı. İş fırsatlarının ülkelerin büyüme hızlarının gerisinde kaldığına işaret edilen raporda, 2013 yılında 70 milyon genç işsizin bulunduğu, çalışmayan ve eğitimde olmayan gençlerin sayısında ise artış gözlendiği kaydedildi.

04 Eylül 2015 Cuma

Hedef araştırmacı ve demokratik bireyler

HABER: FEDAİ YILDIRIM İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1977 yılında inşa ettirerek eğitim ve öğretim hayatına kazandırdığı İstanbul Ticaret Odası Kanarya İlkokulu, yeni döneme yenilenerek giriyor. Küçükçekmece Gölü kenarında eşsiz doğa manzarasıyla eğitim ve öğretim faaliyetini sürdüren okul, yeni eğitim yılında 38’inci yılını da geride bırakacak. GELECEĞE UMUTLA BAKAN GENÇLER İstanbul Ticaret Odası Kanarya İlkokulu, eğitim gören öğrencilerini; araştırmacı ve demokratik bireyler olarak yetiştirmeyi vizyon edindi. Okul, misyonunu ise ‘Çağdaş, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, vatanını ve ulusunu seven, ilerici, sürekli kendini yenileyerek gelişmeleri takip eden, sorgulayabilen, çevresiyle iyi iletişim kurabilen, özgüveni yüksek, insan haklarına saygılı, milli ve manevi değerlerine bağlı, geleceğe umutla bakan gençler yetiştirmek’ olarak tanımlıyor. YENİLENEREK BAŞLAYACAK Öte yandan geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamada Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında dağıtımı yapılacak 347 bin 367 ‘akıllı tahta’dan 101 bin 644’ünün kurulumunun tamamlandığı belirtilmişti. Kalan 245 bin 723’ünün kurulumlarının ise yılsonu itibarıyla bitirilmesinin planlandığı duyurulmuştu. Bu çerçevede 2015-2016 eğitim ve öğretim sezonuna hem bina hem de eğitim anlamında yenilenerek ve büyüyerek girmeyi hedeflediklerini dile getiren Okul Müdür Yardımcısı Tamer Mengeş, akıllı tahta uygulama-sından kendi öğrencilerinin de yararlanacağını söyledi. 101 BİN SINIF ‘AKILLANDI’ Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında dağıtımı yapılacak 347 bin 367 ‘akıllı tahta’dan 101 bin 644’ünün kurulumu tamamlandı. Kalan 245 bin 723’ünün kurulumlarının ise yılsonu itibarıyla bitirilmesi planlanıyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 2015 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na göre eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, bilişim teknolojileri altyapısının tamamlanması, öğrencilerin bilgi ve iletişim teknolojisini kullanma yetkinliğinin artırılması, bilgi ve iletişim destekli öğretim programlarının geliştirilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile 2010’da işbirliği protokolü imzalandı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, FATİH Projesi için bugüne kadar 600 milyon liranın üzerinde ödeme yaptı. 2015 ve 2016 için de sözleşmeler gereği 900 milyon liraya yakın ödeme yapılması planlanıyor. 1.200 ÖĞRENCİ EĞİTİM GÖRÜYOR Ticaret Odası Kanarya İlkokulu, 1.200 öğrenciye eğitim veriyor. Okulda eğitim ve öğretim faaliyetini 31 öğretmen kadrosu gerçekleştiriyor. Okulda 14 derslik bulunuyor.

01 Eylül 2015 Salı

Üç başarı hikayesi

1- ANTRENÖR BABA ŞAMPİYON YETİŞTİRDİ Selvanur Akkurt henüz 19 yaşında. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde hazırlık okulunu bitirdi, Psikoloji’de okumaya başlayacak. Akkurt, karatede kısa süre önce kazandığı Avrupa şampiyonluğu ile büyük gurur yaşattı. Selvanur Akkurt, 16 Mart 1996’da, antrenör bir babanın çocuğu olarak Gaziantep’te dünyaya geldi. Yürümeye başladığı günlerden itibaren spor salonu işleten babasının yanına sık sık gider oldu. Karate Milli Takım antrenörlüğü de yapan, Karate Federasyonu Gaziantep İl Temsilcisi babası Abdülkadir Akkurt, aslında sporcu olması için onu hiç zorlamadı. Ama kendi deyimiyle; “Kendini bildiği günden itibaren karate sporunu çok sevdi.” 6 YAŞINDA BAŞLADI Selvanur, ablası ve babası ile birlikte maçlara gide gele kendini spora kaptırdı. 6 yaşına geldiğinde babasına spora başlamak istediğini söyledi. İki kız kardeş böylece babalarıyla karate çalışmaya başladılar. “Babayla çalışmak çok daha rahat” diye anıyor o günleri Selvanur: “Nasıl çalışmam gerektiğini biliyordu, sonuçta her anımız birlikte geçiyordu. Babamla aramızda asla anlaşmazlık olmadı. Başarımın temelinde babamın beni iyi tanıması ve ona göre antrenman yaptırması var.” 8 YAŞINDA BİRİNCİ Yaşı henüz 8 iken ilk şampiyonluğu kazandı. Gaziantep İl Şampiyonası’nda kürsünün en üst basamağına çıktı. Sonrasında başarılar birbirini kovaladı. 4 Türkiye şampiyonluğu elde etti. Liseler Türkiye Şampiyonaları’nda 3 altın madalya kazandı. Balkan Çocuklar, Ümitler ve 21 Yaş Altı Karate Şampiyonası’nda 48 kilo kumite dalında 2013 yılında kazandığı altın madalya ilk uluslararası başarısı oldu. Madalya sayısını sorduğumuzda tebessümle, “O kadar çok ki, sayısını hatırlamıyorum” yanıtını veriyor. Haberin devamı için tıklayınız... 2- SEBZE ATIKLARINDAN DOĞAL GÜBRE ÜRETİYOR Yrd. Doç. Dr. Sare Aydın yazdı... Safranbolu’da evinin bahçesinde sebze atıklarından doğal gübre üreten Müzeyyen Uzun, girişimci ruha sahip kadın girişimcilerden yalnızca biri. Uzun, çay atıklarının toprak solucanlarıyla temasından gübre elde etmesi ve bu gübrenin toprağı iyileştirdiğini görmesi üzerine, evinin bahçesinde 1.5 metrelik bir çukur kazdı. Sebze atıklarını bu çukurda biriktirip, toprak solucanlarıyla buluşturarak gübre yapıyor ve bu gübreyle yetiştirdiği doğal ürünleri pazarda satarak geçimini sağlıyor. DOĞAL TARIM İÇİN YÖNTEM Eski köy evlerinde çöpün biriktirildiği kemreliklerde, toprak solucanlarının yardımıyla bu atıkların doğal gübreye dönüştürüldüğünü söyleyen Uzun, bahçelerde yetiştirilen sebze ve meyvelerde bu doğal gübrenin kullanıldığına dikkat çekiyor ve kendisi de doğal tarım için alternatif yöntemler geliştiriyor. Kendi metotları ve girişimcilikleri sayesinde, modern yöntemlere sarılarak insan ve doğa arasındaki ilişkinin dengesini yerinden oynatmak yerine, doğayı koruyucu doğal yöntemler geliştirerek ekonomik kazanç elde etmekten, küçük ölçekte aileye, büyük ölçekte ülke ekonomisine katkı sağlayan Uzun gibi kadınların sayısı hiç de sanıldığı kadar az değil. Böylelikle, girişimcilikleri sayesinde kendi iş sahasını kendisi kuran kadınların ekonomiye katkıları da azımsanamayacak düzeyde büyümeye devam ediyor. Kadınların bu girişimci faaliyetleri ile birlikte elde ettikleri maddi kazanımın yanı sıra, sosyal statü, istihdam ettikleri insan sayısı ve yine girişimcilik alanında diğer kadınlara ne şekilde örnek teşkil ettikleri konusu da oldukça önem kazanıyor. 3- OYUNDAN İŞ ÇIKARDILAR Sinema ve girişimcilik alanındaki tecrübelerini video oyun sektöründe birleştiren Dinç kardeşlerin ‘Recontact: Istanbul’ adlı mobil oyunu 153 ülkede birden liste başı oldu. AppStore’da en iyi çıkış yapan oyun, günde 150 bin ziyaret ile İstanbul’un tanıtımına da katkıda bulunuyor. Haber: Adem Orhun Genç girişimciler, geleneksel sektörlerin yanı sıra dijital dünyanın ilgi alanlarını da işe çeviriyor. Girişimci ruhlarını ‘video oyun’ sektörüne yönlendiren Eray Dinç ve Simay Dinç kardeşler, dünya çapında ilgi uyandıran çalışmalarıyla başarının gururlu otoyoluna çıktı. İletişim tasarımı ve sinema yönetmenliği eğitimi alan Eray Dinç ile girişimcilik ruhuyla 10 yıl boyunca dünyayı gezen Simay Dinç, kazanım ve enerjilerini girişimcilikte birleştirdi. Dinç kardeşlerin hazırladığı video oyun ‘Recontact: Istanbul’ önceki ay AppStore’da en iyi çıkış yapan oyun oldu. Ücretli olduğu halde 153 ülkede zirvede olan Recontact: Istanbul, Rusya’da birinci iken, ABD’de ilk 10’da bulunuyor. Oyun için ekibin figüranları İstanbul’un ünlü semtlerinde dolaşırken gerçek güvenlik kameralarıyla görüntüleri kaydedildi. Oyunun mantığı da kamera görüntüleriyle eşkali verilen şüphelileri bulmak üzerine kurulu. GÜNDE 150 BİN ZİYARET Sıra dışı video-bulmaca oyunu olan Recontact: Istanbul, şehrin tanıtımına da katkıda bulunuyor. Günde ortalama 150 bin görüntüleme alan oyun, hem ismiyle ilgi topluyor hem de İstanbul’a dikkati çekiyor. En fazla Rusya, Çin ve ABD’de oynanan Recontact: Istanbul, Alman ve İspanyol sitelerinde de yer bulmuş durumda. 11 dilde yayınlanan oyunun hikayesi İstanbul’un en etkileyici 10 mekanında geçiyor. Tabii bunların en meşhurları Taksim Meydanı, İstiklal Caddesi ve Beyoğlu’nun ara sokakları. Eray Dinç bu konuda, “Oyunumuzun İstanbul’un tanıtımına katkısı olduğu için de çok mutluyum” diyor. GÖKYÜZÜNDEKİ GÖZ Çin’den İtalya’ya kadar bütün önemli dijital yayınlara konu olan oyun için Çince çıkan haberlerde “Gökyüzündeki göz” başlığı kullanılmış. Geliştiriciliğini Can Aksoy’un yaptığı oyun, Umut Saruhan Özgüler’in müziği ile de farkını ortaya koyuyor. AppStore editörlerinin, zekice düşünülmüş dinamikleri barındırdığı gibi yalın bir yapıya sahip uygulamaları ön plana çıkardığını ifade eden Eray, “Recontact: Istanbul’u, birçok ayrıntıyı eleyerek sadeleştirdik. Bu şekilde AppStore editörleri tarafından hemen fark edildi. Bu platformda bizimle aynı hafta satışa çıkan başka bir video içerikli mobil oyun olduğu halde biz büyük başarı yakaladık. Zira videoyu doğrudan oyun dinamiklerine adapte etmeye çalışan sağlam bir girişim henüz yok” şeklinde konuştu. YAKINDA ANDROID’DE Şu anda iPhone ve AppStore’da çıkan oyunu ilerleyen dönemlerde Android için de yapmayı düşündüklerini belirten Dinç, “Bundan sonra Recontact: Londra veya Recontac: New York gibi önemli şehirlerin serilerini yapabiliriz” dedi. FESTİVALLERE KATILACAK İstanbul’un tanıtımı için önemli katkısı olan oyunu dünyanın birçok film ve oyun festivaline göndereceklerini söyleyen Eray Dinç, “Recontact: Istanbul, 4 Eylül’de Pera Müzesi’nde Maybe Art Project’in küratörlüğünde sergilenecek” diye konuştu. İNTERAKTİF POLİSİYE SİNEMA Dinç kardeşler, interaktif sinema olarak tanımlanabilecek bir polisiye mobil oyun projesi planlıyor. Projeye göre oyuncular, gerçek görüntüler üzerinde olay yeri incelemesi yapabilecek, şüphelileri sorgulayabilecek. Ayrıca güvenlik kamerası görüntülerini ve belgeleri inceleyerek sonuca ulaşmak için ter dökecek. Yani suçluyu bulmak için izlemekten fazlasını yapmaları gerekecek. VİDEO OYUNDA FIRSAT VAR “Ülkemizde video oyun dediğimizde henüz ciddiye alınmıyor” diyen Eray Dinç, şunları söyledi: “Fakat dünyanın en büyük sektörü olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Milyon dolarlar harcanarak dev prodüksiyonlu video oyunlar yapılıyor. Ülkemizde de bunların yapılması için nitelikli sanatçı ve geliştiricilerimizin olması lazım. Video oyun ülkemizde henüz sektörleşmemiş. Sinema sanatındaki gibi ekipler de kurulmuş değil. Bunları aşmamız için her profesyonelin kendisine uygun bir alanda uzmanlaşması lazım. Herkes belli bir alana yoğunlaşırsa bunun getirileri de olacaktır."

31 Ağustos 2015 Pazartesi