Savunma sanayinde stratejik bağımsızlık hedefi: Tedarik zinciri tamamen yerlileşecek
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, stratejik bağımsızlığın ancak ana platformlardan kritik malzemelere kadar tüm tedarik zincirinin millileştirilmesiyle mümkün olduğunu belirtti. Savunma sanayinde yerlilik oranının yüzde 83'ü aştığını ve ihracatın 11 milyar dolar seviyesine ulaştığını vurgulayan Görgün, sektörün büyümesini sürdürmek için kritik malzeme ve hassas üretim alanında yeni finansman desteklerinin ve iş birliği modellerinin devreye alındığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Stratejik bağımsızlık, ana platformlardan alt sistemlere, kritik parçalardan malzemeye kadar tedarik zincirinin tamamının güvence altına alınmasını gerektirmektedir." dedi.
Görgün, bir otelde düzenlenen Denizli Savunma Sanayii İl Buluşması'nda yaptığı konuşmada, kentin, üretmeyi, girişimciliği ve dünyaya açılmayı sanayi kültürünün bir parçası haline getirdiğini belirtti.
Denizli'nin 2025 yılında bin 676 ihracatçı firmayla 183 ülkeye 4 milyar 700 milyon dolarlık ihracat yaptığını, 13 firmanın ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer aldığını hatırlatan Görgün, kentteki 16 Ar-Ge ve 11 tasarım merkezinin ise teknolojik birikimi gösterdiğini vurguladı.
Savunma ve havacılık sektörünün küresel ölçekte yeniden şekillendiğini anlatan Görgün, "Milli imkanlarla geliştirdiğimiz sistemlerin her koşulda görev yapabilmesi için onları ayakta tutan bütün kabiliyetlere hakim olmak zorundayız. Stratejik bağımsızlık, ana platformlardan alt sistemlere, kritik parçalardan malzemeye kadar tedarik zincirinin tamamının güvence altına alınmasını gerektirmektedir. Teknoloji yarışının görünen aktörleri şirketler olsa da yarışın sonucunu onları besleyen ekosistemlerin toplam kapasiteleri belirliyor." diye konuştu.
Haluk Görgün, KAAN uçağında 750, SİPER hava savunma sisteminde ise yaklaşık bin firmanın hizmet verdiğine dikkati çekti.
Savunma sanayindeki yerlilik oranının yüzde 83 seviyesine ulaştığını aktaran Görgün, "23 yıl önce yüzde 20 civarındaydı. Savunma sanayisi ekosistemimiz 4 binin üzerinde firmaya, yaklaşık 1500 projeye ve 135 bini aşan doğrudan istihdama ulaştı. Son 12 aylık savunma ve havacılık ihracatımız 11 milyar dolar mertebesinde. Türkiye, savunma sanayisi ihracatı yapan ülkeler arasında 11. sırada yer almakta. Tedarik zincirimizi zenginleştirmek zorundayız. Kritik teknoloji ve malzemelerde bağımsızlığımızı güçlendirecek yeni aşamalara geçmek zorundayız." değerlendirmesinde bulundu.
Denizli'deki sanayi birikimi ile savunma sanayisi arasındaki iş hacminin henüz istenen seviyede olmadığını belirten Görgün, ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI'nin kentteki firmalarla halihazırda 45 tedarik ilişkisi bulunduğunu, bunun da yılda 1 milyon 430 bin dolarlık hacme karşılık geldiğini ifade etti.
Kentte TEI ile titanyum alaşımları ve yarı mamul üretimine yönelik yatırım çalışmalarının sürdüğünü vurgulayan Görgün, firmalara Savunma Sanayii Başkanlığının YETEN ve EYDEP platformlarına başvuru yapmaları çağrısında bulundu.
Sektöre yönelik finansman desteklerinden bahseden Görgün, şunları kaydetti:
"Sektörel likiditeyi artırmak amacıyla ilgili kuruluşlarla bir araya gelerek 40 milyar lira kefalet büyüklüğü ve toplam 51 milyar lira kredi kullanım hacmine sahip yeni bir kredi kefalet programını devreye aldık. Şimdiye kadar bu programdan 1580 firma 10 milyar lira tutarında kredi kullandı. Kuveyt Türk Katılım Bankası ile yürüttüğümüz işbirliği ile 150 firmamıza 400 milyon dolarlık finansman hacmi sağlandı. EYDEP'in A ve B seviyesindeki firmalarımıza döviz kredisi kullanma ve reeskont ile yatırım finansmanı imkanlarından yararlanma yolunu açtık. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı olarak sanayicilere gereken bütün destekleri vereceğiz. Gelin Denizli'yi kritik malzeme, hassas üretim ve güvenilir tedarikte savunma sanayimizin güçlü merkezlerinden biri haline getirelim. Yapılan görüşmeleri kalıcı ortaklıklara, kazanılan yetkinlikleri yüksek katma değerli üretime taşıyalım. Başkanlığımız alt yüklenicilerimiz, KOBİ'lerimiz, üniversitelerimiz ve sanayi kuruluşlarımız aynı ekosistemin vazgeçilmez parçaları. Türkiye'nin savunma sanayindeki gücü, Anadolu'nun üretim kapasitesi ile daha da büyüyecektir."

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.