Cuma11 Eylül 202611:00İSTPİYASAAÇIK

KOBİ’ler kendi akıllı asistanını geliştirmeli

Yapay zeka, üretimden satışa kadar işletmelerin verimliliğini artırırken rekabetin kurallarını da değiştiriyor. Büyük şirketlerde hızlanan dönüşüm karşısında KOBİ’ler için artık yalnızca hazır yapay zeka araçlarını kullanmak yeterli görülmüyor. Uzmanlara göre KOBİ’lerin kendi verisini düzenlemesi, iş süreçlerine özel yapay zeka aracı ve akıllı asistanı geliştirmesi gerekiyor. Stoktan satışa, üretimden müşteri ilişkilerine uzanan bu dönüşüm, küçük işletmeler için yeni rekabet avantajının anahtarı olabilir.

Yayınlanma

Paylaş
KOBİ’ler kendi akıllı asistanını geliştirmeli

Teknolojik gelişmelerle birlikte dijital dönüşüm sürecine giren firmalar artık yapay zeka araçlarıyla daha fazla muhatap oluyor. Yapay zeka uygulamaları, firmaların kıt kaynaklarını daha verimli kullanmalarını sağlıyor. Böylece imalatta veya ticarette yapay zekayı kullanan firmalar daha atik ve etkili olabiliyor. Ancak KOBİ’lerin yapay zekayı sadece kullanan değil, geliştiren bir konuma ulaşması gerektiği vurgulanıyor. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de yapay zekanın belli bir ölçeğin üzerindeki firmalar için çok önemli hale geldiğine dikkat çekti. Avdagiç, “KOBİ’lerimizin mutlaka bu yapay zeka süreçlerinde kendi üzerlerine düşen adımları atabiliyor olmaları lazım” dedi.

GÜVENLİKTEN FİYATLANDIRMAYA
İTO Başkanı Avdagiç’in de dikkat çektiği yapay zeka araçları, imalat sanayinde iş güvenliğinden üretim optimizasyonuna, fireyi azaltmadan, enerji verimliliğine kadar birçok alanda fayda sağlayabiliyor. Yapay zeka ticarette ise talep ve stok tahmini, pazarlamada müşteri hizmetleri otomasyonu, dinamik fiyatlandırma ve nakit akışının takibi için yardımcı oluyor. Artık büyük firmalar kadar küçük ve orta boy işletmeler de yapay zekayı her gün daha fazla kullanıyor. Hatta bazı alanlar için yapay zeka araçlarını kullanmak neredeyse bir zorunluluk. Çünkü yapay zekayı kullanmadan sahada ilerlemeye çalışanlar, yapay zekayı kullanarak çeviklik ve dayanıklılık kazanan firmaların gerisinde kalıyor.

SATIN ALMA KARARLARINI ETKİLİYOR
Marketing Türkiye için XSIGHTS’ın gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarına göre toplumda bireylerin yüzde 67.1’i en az bir yapay zeka uygulaması kullandığı ve her 10 kişiden 6’sı yapay zekanın marka ve ürün değerlendirmelerinden satın alma kararlarında etkilendiği belirtiliyor. Bir başka araştırmada tüketicilerin yüzde 65’i yapay zekanın karmaşık satın alma kararlarını kolaylaştırdığına inanırken, yüzde 44’ü fiyat karşılaştırmasında yapay zekayı tercih ediyor; kullanıcıların yüzde 50’si ise yapay zekanın önerisini sorgulamadan uyguladığını ifade ediyor.

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TEKLİF İLGİ GÖRÜYOR
MediaCat’in aktardığı, Veri Enstitüsü ile Yandex Türkiye’nin gerçekleştirdiği araştırmaya göre yapay zeka aracı kullanıcılarının yüzde 36’sı son altı ay içinde özellikle giyim, elektronik ve kozmetik alışverişlerinde yapay zekadan yararlandı. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 59’u daha uygun fiyat, yüzde 43’ü kişiselleştirilmiş teklifler sunulması halinde bu kanal üzerinden daha fazla alışveriş yapabileceğini belirtti.

Araştırmaları değerlendiren İstanbul Ticaret Üniversitesi, İşletme Fakültesi, İngilizce Uluslararası Ticaret Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aşkım Nurdan Tümbek Tekeoğlu, “KOBİ’ler yapay zekayla verimlilik kazanırken kendi hikayelerini, yerel bilgilerini, insani ilişkilerini ve özgün marka kimliklerini kaybetmemeli” dedi. Tekeoğlu, “KOBİ’ler için doğru formül; yapay zekanın hızı ile insanın güven veren yönünü birleştirmektir” diye konuştu.

Satış sırasında tüketiciye sağladığı kolaylık ve firma için oluşturduğu avantajlar önemli olmakla birlikte, yapay zeka araçlarının KOBİ’ler tarafında kendi işine uygun şekilde geliştirilmesi öneriliyor. Küçük şirketlerin Gemini veya ChatGPT gibi modeller yazamayacağını belirten uzmanlar, “KOBİ seviyesindekiler için yapay zeka geliştirmek; teknolojiyi kendi şirket verisine ve kendi iş süreçlerine uyarlayıp özelleştirmek demek” diyor. Buna göre KOBİ’lere iş süreçlerine özel yapay zeka aracı ve yapay zeka akıllı asistanı geliştirmesi öneriliyor.

ŞİRKETE GÖRE UYARLAMA ÖNERİLERİ
KOBİ’lerin yapay zekayı şirkete göre uyarlaması için atabileceği örnek adımların bazıları ise şöyle ifade ediliyor:
KOBİ, verisini temizleyip yapay zekaya hazırlık yapabilir. İşletmelerin yapması gereken ilk işin, defterlerde veya düzensiz excel dosyalardaki kayıtları temize çekip, dijital ortamlarla uyumlu veri tutması olduğu belirtiliyor. Buna göre işletme düzenli, etiketlenmiş bir veri tabanına sahip olmalı.

Özel veriyle özel asistan hazırlanabilir. İşletme, açık kaynaklı veya bulut tabanlı bir yapay zeka modelini alıp, içine kendi teknik kataloglarını, kendi kurallarını ve müşteri bilgilerini yükleyebilir. Böylece KOBİ’nin, işini ve müşterisinin geçmişini bilen kurumsal yapay zeka asistanı geliştirilebilir.

İşin bölümlerine yapay zeka ajanları entegre edilebilir. Özellikle tekrarlayan iş süreçlerini yapay zekayla otomatikleştirecek özel senaryolar geliştirilebilir. Örneğin e-posta adresine sipariş geldiğinde gelen sipariş konfirmasyonunu oku, sonra faturayı ERP’ye işle, sonra depoya hazırlık emri gönder şeklinde emirler/kodlar işlenerek benzeri zincirler çoğaltılabilir.
Küçük işletmeler ayrı bir yazılımcı ekibi kurmak yerine mevcut AI modelleri ve No-Code/Low-Code araçları kullanarak küçük bir uzman ekiple kendi iş süreçlerine özel çözümler geliştirebilir.

Teşviklerden yararlanılabilir. KOBİ’lerin KOSGEB, TÜBİTAK veya Dijital Avrupa desteklerinden yararlanarak hazır yapay zeka modüllerini kendi iş modellerine uyarlaması mümkün.

İŞLETME, ELİNDEKİ VERİYLE BAŞLAMALI
İstanbul Ticaret Üniversitesi, İşletme Fakültesi, İngilizce Uluslararası Ticaret Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aşkım Nurdan Tümbek Tekeoğlu, “Türkiye’nin yapay zeka teknolojilerini kullanan değil, onları geliştiren ve ekonomik değere dönüştüren bir ülke olmayı hedeflemesi gerek” dedi. İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in KOBİ’lere yaptığı ‘yapay zekaya hazırlık kontrolü’ çağrısına dikkat çeken Tekeoğlu, “Çünkü yapay zeka gelecekte kullanılacak yardımcı bir teknoloji değil; üretimden pazarlamaya, müşteri ilişkilerinden ihracata kadar işletmelerin bugünkü rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri” dedi. Tekeoğlu, şunları söyledi: “KOBİ’ler için yapay zekaya geçiş, hemen pahalı yazılımlar satın almak anlamına gelmemeli. İlk aşamada işletme; elindeki verinin niteliğini, çalışanlarının dijital yetkinliklerini, müşteri temas noktalarını ve hangi süreçlerde zaman veya kaynak kaybettiğini belirlemeli. Ardından stok tahmini, müşteri hizmetleri, içerik üretimi, satış analizi ve kişiselleştirilmiş pazarlama gibi ölçülebilir alanlarda küçük pilot uygulamalar başlatmalı.”

Yapay zekanın, yalnızca pazarlama bölümüne bırakılacak bir uygulama olmadığını dile getiren Tekeoğlu, şöyle devam etti: “Peter Fisk, şirketlerin yapay zekayı operasyon, pazarlama ve finans dahil temel fonksiyonlarına yerleştirmele- ri; çalışanlarını da insan-makina işbirliğine hazırlamaları gerektiğini savunuyor. Bu ‘future-back’ düşünme biçimi, işletmenin önce gelecekte ulaşmak istediği konumu belirlemesini, sonra bugüne doğru gelerek gerekli adımları tasarlamasını esas alır. KOBİ’ler açısından bunun anlamı şu: Önce ‘Hangi yapay zeka aracını satın almalıyım?’ değil, ‘Üç yıl sonra müşterime hangi değeri sunmak istiyorum?’ sorusu sorulmalı.”

KOBİ’LERİMİZ YAPAY ZEKA İÇİN GEREKLİ ADIMLARI ATMALI
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Finans Merkezi’nin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, KOBİ’ler ve yapay zeka konusuna da değindi. İTO Başkanı Avdagiç, yapay zekanın ABD’nin sahip bulunduğu en önemli avantaj olduğunu belirterek, şu anda dünyada sayısı yaklaşık 7 bin 500 olan yapay zeka ile ilgili veri işleme merkezlerinin 5 bin 500 kadarının ABD’de olduğuna dikkati çekti. Yapay zeka yatırımları ve teknolojik gelişimleri itibarıyla ABD’nin açık ara dünyanın önünde olduğunu dile getiren Avdagiç, şunları söyledi: “Çok hızlı bir şekilde Çin, ABD’ye yaklaşıyor. Biz yapay zekada iyi bir kullanıcı mı olacağız yoksa bunun geliştirilmesinde, bunun teknolojisinin hayata adapte edilmesinde bir geliştirici ve teknoloji üreticisi mi olacağız? Aslında kritik soru bu. Bunu çok iyi adapte eden bir ülke olma gibi bir hedef seçersek ki bana göre bu eksik olur. O zaman ciddi bedeller ödeyerek ve sürekli kontrolü başka merkezlerin elinde olan bir süreçle karşı karşıya kalacağız.”

Özellikle orta büyüklükte ve büyük firmaların yapay zeka sürecine daha hızlı adapte olduğunu ve bu konuda kendilerini konumlandırmaya çalıştıklarını ifade eden Avdagiç, “Ama bizim esas üzerine odaklanmamız gereken, önem vermemiz gereken KOBİ’lerimiz. KOBİ’lerimizin mutlaka bu yapay zeka süreçlerinde kendi üzerlerine düşen adımları atabiliyor olmaları lazım. Bu konuda kamunun vereceği destekler, katkılar önemli” diye konuştu.

MÜFREDAT GELİŞTİRİLMELİ
Şekib Avdagiç, gelecek dönemde üniversitelerin yapay zeka konusunda müfredatlarını geliştirmeleri gerektiğini, sadece yapay zeka uzmanı yetiştirerek bu işin çözülemeyeceğini söyledi. Her sektördeki beyaz yakalıların ve birçok mavi yakalının da yapay zekanın kullanımı konusunda bilgi sahibi olması gerektiğini belirten Avdagiç, “Sadece yapay zeka uzmanlarının sayısını artırarak bu işi çözemeyiz. İş dünyasında faal olan iş gücümüzün önemli bir kısmını yapay zekaya hazırlama konusunda çok ciddi ve etkili programları hayata geçirmemiz lazım” dedi.

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü