Elektrikli araçtan savunmaya stratejik savaş! Çağın kırılma noktası: Batarya teknolojisi

Elektrikli araçlardan enerji depolamaya uzanan küresel dönüşümde batarya, teknolojinin en önemli unsurlarından biri haline geldi. Lityum-iyon pil talebi rekor kırarken maliyetler hızla geriledi, alternatif batarya teknolojileri öne çıkmaya başladı. İspanya’daki geniş çaplı elektrik kesintisi, önümüzdeki dönemde dünyada çip krizinin yerini batarya krizinin alabileceğine işaret etti.

Giriş: 30.01.2026 - 09:34
Güncelleme: 30.01.2026 - 09:34
Elektrikli araçtan savunmaya stratejik savaş! Çağın kırılma noktası: Batarya teknolojisi

Dünya genelinde teknoloji kullanımının hızla artmasıyla birlikte pil ve enerji depolama teknolojilerinin stratejik önemi hiç olmadığı kadar yükseldi. Elektrikli araçlardan telefonlara, sağlık ünitelerinden yenilenebilir enerji depolamaya kadar geniş bir alanda kullanılan bataryalar, teknolojinin kalbi haline geldi. 


Dünyadaki teknolojik dönüşümle birlikte 2025 yılı, batarya sektörü için rekorların yılı oldu. Küresel lityum-iyon pil talebi bir önceki yıla göre yüzde 29 artışla 1.59 teravatsaat (TWh) seviyesine ulaştı. Bu ivme, 2024 yılında geçilen 1 TWh barajını aştı. Bataryaya artan talep üzerine hem dünyada hem Türkiye’de yatırımlara hız verildi. Türkiye, ASPİLSAN başta olmak üzere birçok firmayla yerli üretim ve uluslararası ortak yatırımlarla bu stratejik yarışta söz sahibi olmayı hedefliyor.


MALİYETİ DÜŞTÜ TALEBİ ARTTI

Dünyanın en büyük araç satıcısı haline gelen Çinli firma BYD, ticari hayatına kalem pil üreterek başladı ve bunu yıllarca sürdürdü. Şimdi ise dünyanın en çok araç satan firması haline geldi. Elektrikli araçlara artan talep, bataryanın önemini daha da artırdı. 2024 yılında dünya genelinde elektrikli otomobil satışları yüzde 25 artarak 17 milyon adede ulaşırken, yıllık batarya talebi tarihte ilk kez 1 TWh barajını aştı. Lityum-iyon batarya hücrelerinin maliyetleri hızlı bir düşüş trendinde. 2024 itibarıyla bir elektrikli otomobil batarya paketinin ortalama fiyatı kilovat-saat başına 100 doların altına inerek kritik bir eşiği geride bıraktı. 

Elektrikli araçtan savunmaya stratejik savaş! Çağın kırılma noktası: Batarya teknolojisi

Otomobil Uzmanı Murat Boyacıoğlu, “100 dolarlık seviyenin altı, elektrikli araçların geleneksel içten yanmalı araçlarla maliyet bazında rekabet edebileceği eşik olarak görülüyordu. Bu aşılmış oldu. Aynı dönemde lityum karbonat gibi kritik hammaddelerin fiyatları da 2022’deki zirvesinden yüzde 85’ten fazla düşerek üreticilerin üzerindeki baskıyı azalttı. Maliyetlerdeki gerileme, elektrikli araç bataryalarının yaygınlaşmasını hızlandırırken, bu alandaki inovasyon yatırımları da artıyor. Sadece batarya alanında değil, yan ürünlerinde de maliyetler düşüyor. Dünya konjonktüründeki gelişmeler etkili olsa da ilerleyen yıllarda otomobilin kalbi haline gelen batarya teknolojisini maliyetinin daha da düşmesini öngörüyoruz.”


ENERJİ DEPOLAMA

Pil teknolojilerindeki ilerlemeler sadece otomotiv sektörü ile sınırlı değil. Yenilenebilir enerji kaynaklarının depolanması için kullanılan büyük ölçekli batarya sistemleri de hızla yaygınlaşıyor. 2025 yılında enerji depolama (şebeke tipi bataryalar) alanındaki küresel pil talebi yüzde 51 gibi çarpıcı bir oranda artış göstererek, batarya pazarının önemli bir segmenti haline geldi. 


2025 sonu itibarıyla küresel pil talebinin yaklaşık yüzde 19’u artık sabit enerji depolama sistemlerinden geliyor ve bu oran her yıl yükseliyor. Elektrikli otomobiller halen toplam talebin aslan payını oluştursa da güneş ve rüzgar enerjisi gibi kaynakların depolanmasında bataryaların rolü giderek kritik hale geldi. Bu durum, pil teknolojilerinin hem ulaştırmada hem de enerji sektöründe iklim hedeflerine ulaşmanın vazgeçilmez unsuru haline geldiğini ortaya koyuyor.


LİTYUMUN ALTERNATİFİ VAR

Küresel pil üretim yarışında şu an Çin açık ara lider konumda. 2024 itibarıyla dünya genelinde satılan tüm bataryaların dörtte üçünden fazlası Çin’de üretildi. Çinli dev üreticiler Contemporary Amperex Technology (CATL) ve BYD başta olmak üzere, ölçek ekonomisi ve entegre tedarik zincirinin avantajıyla rakiplerine üstünlük kurdu. 


Çin’in yoğun Ar-Ge yatırımı yaptığı LFP (lityum-demir fosfat) batarya kimyası, son yıllarda inanılmaz bir yükseliş yakaladı. LFP bataryaların, alternatif NMC (nikel-mangan-kobalt) kimyasına kıyasla yaklaşık yüzde 30 daha ucuz olması, elektrikli araç maliyetlerini düşürmede önemli rol oynuyor.


AB ÜLKELERİ FIRSAT PAZARI

Çin’in bu hakimiyetine karşın ABD ve Avrupa, pil üretim kapasitelerini arttırmak için seferberlik ilan etmiş durumda. Avrupa Birliği, European Battery Alliance girişimiyle 2030’a kadar kendi kıtasında onlarca ‘gigafabrika’ kurulmasını hedefliyor. Ancak yine de bugün global ölçekte en büyük 10 batarya üreticisinin 6’sı Çin’de, 3’ü Güney Kore’de, 1’i Japonya’da bulunuyor; Avrupa’dan veya diğer bölgelerden ilk 10’a giren bir üretici yok. Bu durum, Avrupa pazarında bir arz açığı yaratmış durumda. 


Otomobil Uzmanı Murat Boyacıoğlu, “Avrupa’da batarya arzı talebin çok gerisinde ve bu durum 2030 yılına kadar devam edecek. Günümüzün çip krizinin yerini önümüzdeki dönemlerde batarya krizi alacak. Önümüzdeki dönemde AB pazarı yine fırsat pazarı olacak” dedi. 


YENİ TEKNOJİLERDE HIZ KAZANDI

Türkiye de bu küresel yarışın gerisinde kalmamak ve kritik teknolojilerde söz sahibi olmak için batarya alanında Togg ile birlikte önemli adımlar atmaya başladı. Öte yandan ülkeye gelen telefon, televizyon ve teknoloji üreticileri de batarya alanında kısmi yatırımlarla Türkiye’de batarya üretimi için ön hazırlık yaptı. Özellikle elektrikli ulaşım ve yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda, pil teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltma çabaları hız kazandı. 


Türkiye’deki yatırımlar, sadece elektrikli otomobil dönüşümünü desteklemekle kalmayıp aynı zamanda savunma sanayi, havacılık ve enerji depolama gibi alanlarda da ülkenin kabiliyetlerini artırdı. 


ALTERNATİFLERİ DE ARANIYOR 

Garanti BBVA Finansman Direktörü Koray Öztopçu, yerli batarya üretiminin cari açığın azaltılması ve kritik sektörlerde tedarik güvenliğinin sağlanması açısından stratejik bir rol oynayacağını söyledi.


Elektrikli araçların yaygınlaşmasının, geliştirilmiş lityum bataryalara olan ihtiyacı ön plana çıkardığını dile getiren Öztopçu, “Standart lityum-iyon pillere kıyasla daha avantajlı, daha düşük maliyetli ve daha yüksek depolama kapasitesine sahip batarya teknolojilerine yönelik arayışlar hız kazandı.  Elektrikli araç satışları, bugün pil pazarının yaklaşık yüzde 85’ini oluşturuyor. Otomasyon, dijitalleşme ve inovasyonun stratejik biçimde yaygınlaştırılması, Çin üretimiyle rekabet edebilecek verimliliğe ulaşılmasında ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinde kritik rol oynuyor” dedi. 


Öztopçu, batarya üreticileriyle kurulacak ortak girişimler ve teknoloji lisans anlaşmalarının da yerel üretim için gereken süreyi ve yatırım ihtiyacını azaltabileceğini söyledi.


ULUSLARARASI ANLAŞMALAR ÖNEMLİ BİR KALDIRAÇ 

Uluslararası işbirliklerinin batarya üretiminde önemli bir kaldıraç olduğuna işaret eden Koray Öztopçu, birçok ülkenin tek başına yeterli ölçeğe ulaşmasının mümkün olmayabileceğini, bu nedenle kaynak açısından zengin ülkelerle işbirliklerinin önem kazandığını ifade etti. Küresel ölçekte elektrikli ulaşımın yaygınlaşmasına paralel olarak batarya çözümlerinin daha kritik hale geldiğini belirten Öztopçu, Türkiye’de de yerli ve yabancı firmaların ortak yatırımlarının bu alanda hız kazandığını dile getirdi. 


TÜRKİYE’NİN BATARYADAKİ HARİTASI 

Otomotiv sektörünün e-mobilite ekosisteminde öncü konumda yer alması için batarya yatırımlarının büyük önem taşıdığını belirten Öztopçu, “Türkiye’nin, küresel bir Ar-Ge ve üretim üssüne dönüşürken, otomotiv sektörünün 2 milyonun üzerindeki kurulu kapasitesi, ihracat şampiyonluğu ve 550 bin kişiyi aşan istihdamıyla dünyada 13’üncü, Avrupa Birliği’nde ise 4’üncü sırada yer aldığını unutmamız gerekiyor” dedi.


TÜRKİYE’DEKİ BAZI YATIRIMLAR

Togg’un batarya ortaklığı Siro’nun gerçekleştirdiği yatırımın önümüzdeki 10 yılda Türkiye’nin GSYİH’sine 30 milyar Euro’dan fazla katkı yapması, cari açığın azaltılmasına 10 milyar Euro civarında destek sağlaması bekleniyor. 

İşte Türkiye’de öne çıkan bazı batarya girişimleri ve yatırımlar:

ASPİLSAN Enerji (Kayseri): Türk savunma sanayine bağlı ASPİLSAN Enerji, Türkiye’nin ilk lityum-iyon pil hücresi üretim tesisini kurarak Haziran 2022’de Kayseri’de seri üretime başladı. ASPİLSAN, 18650 ve 21700 tipinde silindirik Li-iyon hücreler üreterek savunma, havacılık ve tıbbi cihazlar gibi kritik alanlarda yerlilik oranını artırıyor. 2024 yılı itibarıyla ASPİLSAN, Türkiye’nin ilk yerli 21700 format Li-iyon hücresini de geliştirerek tanıttı. 


Pomega Kontrolmatik (Ankara Polatlı): Kontrolmatik Teknoloji’nin enerji depolama iştiraki Pomega A.Ş., Türkiye’nin ilk özel sektör lityum-iyon pil hücresi giga fabrikasını faaliyete geçirdi. Lityum-demir fosfat (LFP) kimyasına sahip prizmatik hücreler üreten bu tesis, açılışta ilk etapta yıllık 500 MWh kapasiteyle üretime başladı. 


Siro (Togg&Farasis JV, Gemlik/Bursa): Türkiye’nin otomotiv alanındaki vizyon projesi Togg, elektrikli araçlarının batarya ihtiyacını karşılamak ve bölgesel bir tedarik üssü yaratmak amacıyla Çinli batarya şirketi Farasis ile Siro adlı ortak girişimi kurdu.