Çifte boğaz krizi yaşanırsa petrol 150 doları aşabilir
Küresel petrol ve LNG ticaretinin ana geçiş noktası Hürmüz ile Asya-Avrupa ticaretinin kilit güzergâhı Babülmendep’in aynı anda kapanması, enerji ve lojistik zincirlerinde çift yönlü şok yaratabilir. Uzmanlara göre bu senaryoda petrol 150 doları aşabilir ve navlun, sigorta ile üretim maliyetleri hızla yükselebilir. Çifte boğaz krizinde gemilerin Ümit Burnu’na yönelmesi, teslimat sürelerini haftalarca uzatarak alternatif enerji ve ticaret rotaların önemini üstün kılabilir. Türkiye ise bu denklemlerin içinde boru hatları, LNG terminalleri, limanları ile Orta Koridor’daki konumuyla Avrupa’nın arz güvenliğinde ve küresel tedarik zincirinde stratejik çıkış noktası olarak görülüyor.

Küresel ticaretin ve enerji arzının en kritik geçiş noktalarından Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının eş zamanlı olarak ulaşıma kapanması ihtimali, dünya ekonomisini büyük bir enerji ve lojistik kriziyle karşı karşıya bırakabilir. Bu nedenle Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin gölgesinde konuşulan çifte boğaz krizi senaryosu, küresel petrol arzında ciddi aksamalara, Asya-Avrupa hattındaki ticarette ise uzun gecikmelere neden olabileceği endişelerini artırıyor.
Strateji uzmanları ise iki boğazın aynı anda devre dışı kalmasının enerji piyasalarının yanı sıra küresel tedarik zincirlerini de derinden etkileyeceğine dikkat çekiyor. Deniz taşımacılığında navlun ve sigorta maliyetlerinin yükselmesi, teslimat sürelerinin uzaması ve üretim süreçlerinde yeni darboğazların ortaya çıkması öngörülüyor.
ALTERNATİF ROTA MALİYETLİ
Boğazların kapanması durumunda gemilerin Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu rotasını kullanmak zorunda kalacağı belirtiliyor. Bu durum Asya-Avrupa taşımacılığında binlerce deniz mili ek mesafe anlamına gelirken, teslimat sürelerinin de iki ila üç hafta uzamasına yol açıyor.
S&P Global ve Al Habtoor tarafından yayımlanan çalışmalara göre gemiler mevcut rotalara göre 4 bin ila 6 bin deniz mili daha fazla yol yapmak zorunda kalabilir. Uzayan seyahat süreleri, yakıt tüketimi, navlun ücretleri ve karbon emisyonlarını artırırken, perakendeden gıdaya, ilaçtan sanayi üretimine kadar birçok sektörde tedarik sorunlarını beraberinde getirebilir.
150 DOLAR SENARYOSU
SETA araştırmacısı ve Azerbaycan Hazar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Gloria Shkurti Özdemir, Hürmüz ve Babülmendep'in aynı anda kapanmasının küresel sistemde çift yönlü bir şok yaratacağını söyledi.
Hürmüz Boğazı’nın deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık beşte birine ev sahipliği yaptığını, Babülmendep'in ise Asya-Avrupa konteyner trafiğinin en kritik güzergâhlarından biri olduğunu hatırlatan Özdemir, “Bu iki hattın aynı anda devre dışı kalması enerji ve lojistik zincirlerini ciddi şekilde sarsar” dedi.
Böyle bir tabloda petrol fiyatlarının kısa sürede varil başına 120 ila 150 dolar seviyelerine çıkabileceğini belirten Özdemir, gemilerin Ümit Burnu'na yönelmesiyle taşıma sürelerinin 10-14 gün uzayacağını, navlun maliyetleriyle birlikte sigorta primlerinde de önemli artış olacağını belirtti.
TEKNOLOJİ DE RİSK ALTINDA
Krizin etkilerinin enerjiyle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Dr. Gloria Shkurti Özdemir, en büyük kırılmanın teknoloji üretiminde yaşanabileceğini söyledi. Yarı iletkenler ve elektronik bileşenlerin önemli bölümünün bu ticaret hattı üzerinden taşındığına işaret eden Özdemir, şunları söyledi: “Olası bir kapanma, teknoloji üretiminin omurgasını doğrudan etkiler. Bu nedenle konu, ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabetinin de merkezinde yer alıyor. Küresel sistemin çip ve ileri teknoloji tedarikinde zaten kırılgan olan yapısı, böyle bir senaryoda enerjinin yanı sıra üretim ve teknoloji egemenliği krizine de dönüşebilir.”
ORTA KORİDOR FAKTÖRÜ
Strateji uzmanlarına göre Türkiye, bu tür bir krize karşı bölgesindeki en avantajlı ülkelerden biri. TANAP ve Bakü-Tiflis-Ceyhan hatlarının Hazar enerji kaynaklarını boğazlara bağımlı olmadan dünya piyasalarına ulaştırdığını belirten Özdemir, Kerkük-Ceyhan hattının da önemli bir alternatif sunduğunu söyledi. Çin ile Avrupa arasındaki taşımacılıkta öne çıkan Orta Koridor'un ise Süveyş Kanalı'na alternatif oluşturduğunu hatırlattı.
“Dayanıklılık, sahip olunan kaynak miktarından çok alternatif geçiş güzergahları oluşturabilme kapasitesiyle ölçülür” diyen Özdemir, Türkiye'nin enerji ve lojistik alanında bu avantajlara sahip sayılı ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı. Özdemir, olası bir krizin Türkiye'nin enerji ticaret merkezi olma hedefini güçlendirebileceğini belirterek, “Orta Koridor'un küresel tedarik zincirinin önemli omurgalarından biri haline gelmesi mümkün. Bu da Türkiye'ye hem transit gelirleri hem de stratejik ağırlığı açısından önemli kazanımlar sağlayabilir” dedi.
KÜRESEL TİCARETTE ÇİFTE BOĞAZ ALARMI: TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ROLÜ ÖNE ÇIKIYOR
SETA Enerji Uzmanı Büşra Zeynep Özdemir, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının aynı anda ulaşıma kapanmasının, yalnızca deniz taşımacılığını aksatan bir gelişme değil, küresel enerji arzı ve lojistik sistemini eş zamanlı baskı altına alacak sistemik bir kriz anlamına geleceğini ifade etti.
Özdemir, Hürmüz Boğazı'nın Körfez'de üretilen petrol ve LNG'nin dünya piyasalarına açılan ana kapısı, Babülmendep Boğazı'nın ise Avrupa ile Asya arasındaki ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olduğunu belirterek, iki boğazın aynı anda kapanmasının enerji arzındaki kesintiyi derinleştirirken alternatif güzergâhları da baskı altına alacağını söyledi.
Böyle bir senaryoda ilk etkinin petrol fiyatlarına güçlü bir jeopolitik risk primi olarak yansıyacağını dile getiren Özdemir, kesintinin uzun sürmesi halinde fiziksel arz sıkışıklığının derinleşeceğini ve petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalıcı hale gelebileceğini kaydetti. Gemilerin Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yönelmesinin yakıt tüketimini, sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artıracağını vurgulayan Özdemir, bunun da küresel ölçekte üretim maliyetleri ile enflasyonist baskıları yükselteceğini ifade etti.
Türkiye'nin net enerji ithalatçısı olması nedeniyle yükselen petrol ve doğal gaz fiyatlarından etkileneceğini belirten Özdemir, buna karşın kaynak ve güzergâh çeşitliliği sayesinde önemli bir avantaja sahip olduğunu söyledi. TANAP'ın Azerbaycan gazını, Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı'nın ise Hazar petrollerini Hürmüz ve Babülmendep'e ihtiyaç duymadan uluslararası piyasalara ulaştırdığına dikkati çeken Özdemir, bu altyapının Türkiye'yi kriz dönemlerinde Avrupa'nın enerji arz güvenliğine katkı sağlayan güvenilir bir transit ülke konumuna taşıdığını ifade etti.
Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın daha etkin kullanılması ve ilerleyen dönemde Basra'ya kadar uzatılmasının Ceyhan'ın bölgesel enerji ticaretindeki rolünü daha da güçlendirebileceğini belirten Özdemir, TPAO'nun Kerkük sahalarındaki ortaklığının da üretim ile taşıma koridorları arasındaki bağı kuvvetlendirdiğini söyledi.
Orta Koridor'un deniz ticaretinin yerini tek başına alamayacağını ancak özellikle yüksek değerli ve zaman hassasiyetine sahip yükler için güçlü bir alternatif sunduğunu vurgulayan Özdemir, deniz yollarındaki güvenlik risklerinin arttığı dönemlerde demir yolu, kara yolu ve liman bağlantılarını bir araya getiren koridorların stratejik öneminin daha da yükseleceğini kaydetti.
Özdemir, böylesi bir krizin Türkiye için otomatik olarak ekonomik kazanç anlamına gelmeyeceğinin altını çizerek, yüksek enerji fiyatları ve artan ticaret maliyetlerinin Türkiye üzerinde de baskı oluşturacağını belirtti. Ancak Türkiye'nin yıllardır yaptığı boru hattı, liman ve ulaştırma koridoru yatırımları sayesinde benzer ülkelerden daha avantajlı bir konumda bulunduğunu ifade eden Özdemir, esas fırsatın kriz dönemlerinde güvenilir bir alternatif sunabilme kapasitesinden doğduğunu ve Türkiye'nin jeopolitik konumunu kalıcı bir enerji ve ticaret merkezine dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.
HÜRMÜZ VE BABÜLMENDEP TİCARİ AKIŞI
* Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor.
* Dünya LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si bu güzergâhı kullanıyor.
* Babülmendep Boğazı, dünya ticaretinin yüzde 10-12'sinin geçtiği Kızıldeniz-Süveyş hattının kilit noktası konumunda bulunuyor.
* Avrupa ile Asya arasındaki konteyner taşımacılığının önemli bölümü Babülmendep-Süveyş koridoru üzerinden gerçekleştiriliyor

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.