Avrupa’da hibrit enerji hamlesi: Şebekeye 25 gigavat ek kapasite
Avrupa Birliği’nde hidroelektrik kapasitesi yüksek yedi ülkede, mevcut HES altyapısının rüzgar ve güneş enerjisiyle hibrit kullanılması halinde ilave şebeke yatırımı gerektirmeden 25 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitesinin sisteme entegre edilebileceği öngörülüyor.

Avrupa’da yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki şebeke bağlantısı sorunu, mevcut hidroelektrik santrallerin hibrit kullanımıyla hafifletilebilir. Ember’ın “Power on Tap” raporuna göre Avusturya, Bulgaristan, Fransa, İtalya, Portekiz, Romanya ve İspanya, HES altyapısını güneş ve rüzgarla birleştirerek 2030’a kadar planlanan yenilenebilir kapasitenin yüzde 18’ini yeni şebeke yatırımı olmadan sisteme dahil edebilir.
AB’NİN 120 GİGAVATLIK İLAVE ŞEBEKE KAPASİTESİNE İHTİYACI VAR
Londra merkezli düşünce kuruluşu Ember tarafından yayımlanan “Power on Tap” raporuna göre, Avrupa Birliği’nin 2030 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşabilmesi için mevcut şebeke kapasitesine en az 120 gigavatlık ilave bağlantı kapasitesi eklenmesi gerekiyor.
Şebeke bağlantı kapasitesinin yetersiz kalması, yeni temiz enerji projelerinin bağlantı kuyruklarında beklemesine neden oluyor.
Bu durum aynı zamanda yenilenebilir enerji yatırımlarının hayata geçirilme hızını düşürüyor.
YEDİ ÜLKE AB’NİN HİDROELEKTRİK KAPASİTESİNİN YÜZDE 71’İNE SAHİP
Avusturya, Bulgaristan, Fransa, İtalya, Portekiz, Romanya ve İspanya, Avrupa Birliği’nin toplam hidroelektrik kapasitesinin yüzde 71’ini oluşturuyor.
Rapora göre bu ülkeler, mevcut hidroelektrik altyapısından yararlanarak 2030’a kadar planladıkları yenilenebilir enerji kapasitesinin yüzde 18’ini ilave şebeke yatırımı yapmadan sisteme entegre edebilir.
Bu potansiyelin yaklaşık 25 gigavatlık ek yenilenebilir enerji kapasitesine karşılık geldiği hesaplanıyor.
HES’LER ŞEBEKE KAPASİTESİNİN YALNIZCA YÜZDE 19’UNU KULLANIYOR
Rapora göre Avrupa’daki hidroelektrik santraller, mevcut şebeke bağlantı kapasitesinin yalnızca yüzde 19’unu kullanıyor.
Bu nedenle HES’lerin bağlı bulunduğu şebeke noktalarının önemli bölümü günün büyük kısmında atıl durumda kalıyor.
Aynı bağlantı kapasitesinin farklı yenilenebilir enerji kaynaklarıyla birlikte kullanılması halinde bu oranın belirgin şekilde artırılabileceği belirtiliyor.
RÜZGAR EKLENİRSE KAPASİTE KULLANIMI YÜZDE 36’YA ÇIKABİLİR
“Kablo havuzu” yöntemiyle aynı bağlantı noktasına rüzgar santrali eklenmesi halinde mevcut bağlantı kapasitesinin kullanım oranının yüzde 19’dan yüzde 36’ya çıkabileceği hesaplanıyor.
Aynı altyapıya güneş enerjisi santrali eklenmesi durumunda ise kapasite kullanım oranının yüzde 31’e ulaşabileceği öngörülüyor.
Böylece mevcut şebeke bağlantılarından daha fazla yenilenebilir enerji üretimi için yararlanılması mümkün hale gelebilir.
YÜZER GES’LER DE HİBRİT SİSTEME KATKI SAĞLAYABİLİR
Raporda, hidroelektrik santrallerle birlikte kullanılan yüzer güneş enerjisi santrallerinin çeşitli avantajlar sunduğu belirtiliyor.
Suyun doğal soğutma etkisi, güneş panellerinin verimliliğini artırabiliyor.
Rezervuarların kullanılması sayesinde tarım ve orman arazileri üzerindeki arazi kullanım baskısının azaltılması da mümkün oluyor.
PANELLER SU KAYBINI DA AZALTABİLİYOR
Su yüzeyinin güneş panelleriyle kaplanması, rezervuarlardaki buharlaşmanın sınırlandırılmasına katkı sağlıyor.
Böylece yüzer güneş enerjisi sistemleri elektrik üretiminin yanı sıra su kaynaklarının korunmasına da destek verebiliyor.
HİDROELEKTRİK VE GÜNEŞ ÜRETİMİ BİRBİRİNİ TAMAMLIYOR
Hidroelektrik santrallerin ağırlıklı olarak elektrik talebinin yüksek olduğu sabah ve akşam saatlerinde üretim yapması, güneş santrallerinin ise gün ortasında daha yüksek üretime ulaşması şebeke bağlantılarının daha dengeli kullanılmasına imkan sağlayabiliyor.
Bu üretim profillerinin birbirini tamamlaması, mevcut bağlantı kapasitesinin gün boyunca daha verimli kullanılmasını mümkün kılıyor.
POMPAJ DEPOLAMALI HES’LERDE GÜNEŞ ENERJİSİ DEPOLANABİLİR
Raporda özellikle pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerin hibrit sistemlerde sağlayabileceği katkıya dikkat çekiliyor.
Güneş enerjisinden elde edilen fazla elektrik, suyun üst rezervuara pompalanmasında kullanılabiliyor.
Bu yöntemle yenilenebilir enerji depolanabilirken, elektrik sisteminin esnekliğinin de artırılması mümkün oluyor.
YEDİ ÜLKEDE 93 GİGAVAT HİDROELEKTRİK KAPASİTESİ BULUNUYOR
Analiz edilen yedi ülke, Avrupa Birliği’nin toplam 131 gigavatlık hidroelektrik kapasitesinin 93 gigavatını oluşturuyor.
Bu durum söz konusu ülkelerin hibrit enerji sistemleri açısından önemli bir altyapıya sahip olduğunu gösteriyor.
AVUSTURYA YÜZDE 77’LİK POTANSİYELLE İLK SIRADA
Kaynakların hibrit kullanım potansiyeli açısından Avusturya yüzde 77 ile ilk sırada bulunuyor.
Fransa ve İtalya da mevcut hidroelektrik altyapılarının güneş ve rüzgarla birlikte kullanılması açısından öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.
YASAL DÜZENLEME SADECE İKİ ÜLKEDE VAR
Rapora göre hibrit enerji projelerinin sağladığı avantajlara rağmen incelenen yedi ülke arasında yalnızca İspanya ve Portekiz’de bu alana yönelik özel yasal düzenlemeler bulunuyor.
Diğer ülkelerde düzenleyici çerçevenin yetersiz olması, mevcut altyapının hibrit projelerde kullanılmasını kısıtlayan unsurlar arasında gösteriliyor.
“ŞEBEKE TIKANIKLIĞINA ANINDA ÇÖZÜM SUNUYOR”
Ember Enerji Altyapıları Lideri Elisabeth Cremona, temiz enerji projelerinin şebeke bağlantı kuyruklarında uzun süre beklememesi gerektiğini belirtti.
Cremona, “Hibritleşme, şebeke tıkanıklığı yaşayan ülkeler için anında ve sıfır müdahale gerektiren bir çözüm sunuyor.” ifadesini kullandı.
AB’YE İZİN SÜREÇLERİNİ HIZLANDIRMA ÇAĞRISI
Raporda, enerji şebekelerinde yaşanan kapasite sorunlarının aşılması ve şebeke genişletme maliyetlerinin azaltılması için kablo havuzu uygulamasının en etkili yöntemlerden biri olduğu vurgulandı.
Avrupa Birliği genelinde hibrit projelerin önündeki bürokratik engellerin kaldırılması ve izin süreçlerinin hızlandırılması çağrısında bulunuldu.




Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.