Cuma28 Ağustos 202613:00İSTPİYASAAÇIK

Uzmanından balık uyarısı: Çocuklar ve gebeler özellikle bunları tüketmeli

Balık sezonunun 1 Eylül’de başlamasıyla birlikte uzmanlar, sağlıklı beslenme için haftada en az 1-2 porsiyon balık tüketilmesini öneriyor. Prof. Dr. M. Emel Alphan, özellikle çocuklar ve gebeler için Omega-3 açısından zengin balıkların önemine dikkat çekerek, cıva ve ağır metal riski taşıyan türlerden uzak durulması gerektiğini belirtti.

Yayınlanma

Paylaş
Uzmanından balık uyarısı: Çocuklar ve gebeler özellikle bunları tüketmeli

Balık sezonunun 1 Eylül’de başlamasıyla birlikte uzmanlar, sağlıklı beslenme için haftada en az 1-2 porsiyon balık tüketilmesini öneriyor. Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, sağlıklı beslenme için haftada en az 1-2 porsiyon balık tüketilmesi gerektiğini belirterek, özellikle yağlı balıkların çocuklar ve gebeler açısından değerli bir besin kaynağı olduğunu ifade etti.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, denizlerde av yasağının sona ermesiyle balık sezonu 1 Eylül'de yeniden başlıyor. Sezonun açılmasıyla sofralarda daha fazla yer bulması beklenen balık, içerdiği kaliteli protein, vitamin ve minerallerin yanı sıra Omega-3 yağ asitleriyle sağlıklı beslenmenin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Alphan, balık etinin yaklaşık yüzde 18-20 oranında protein içerdiğini ve balığın yağ içeriğine göre enerji değerinin değiştiğini aktardı.

Balık etinin doymamış yağ asidi içerdiğini ve kaliteli bir protein kaynağı olduğunu vurgulayan Alphan, "Balık yağsız ise enerjisi düşük, yağlı ise enerjisi yüksektir. Yağsız balık etinde yüzde 2,5 yağ bulunmasına rağmen sığır etindeki yağ miktarı yüzde 18,5'e kadar yükselebilir ve bu, doymuş yağdır. Bu yüzden kalp ve damar hastalığı olanlara yağsız balık eti önerilir." ifadelerini kullandı.

Alphan, doğrudan deniz kaynaklı Omega-3 tüketiminin bir gereklilik olduğuna işaret ederek, bitkisel kaynaklardan sağlanan ALA formunun vücutta EPA ve DHA'ya dönüştürülebilmesine rağmen bu dönüşümde hızın fizyolojik olarak yetersiz kaldığını, bu nedenle deniz kaynaklı tüketimin beslenme düzeni için gerekli olduğunu belirtti.

Omega-3 yağ asitlerinin vücut tarafından sentezlenemediği için dışarıdan alınması zorunlu olduğunu ifade eden Alphan, şunları kaydetti:

"Omega-3 yağ asidi açısından en zengin balık, okyanuslarda yaşayan morina balığı. Ülkemizde Omega-3 kaynağı balıklar arasında levrek ve çipura başta gelir. Sardalya ve hamside de Omega-3 bulunur. Somon ve ton balığında ise Omega-3 oldukça azdır. Gerekli durumlarda, balık yağı, kapsüllerle alınabilir. Omega-3 yağ asitleri vücutta iltihap giderici, antioksidan, yağlanmayı önleyici etkiler gösterir. Büyüme ve gelişme üzerinde etkilidir. Anne karnındaki dönemde, bebeklerde ve çocuklarda beyin, merkezi sinir sistemi ve retina gelişiminin sağlıklı şekilde tamamlanmasında kritik rol üstlenirler. Gebelik ve emzirme dönemlerinde annenin düzenli balık tüketmesi, hem anne hem de bebeğin göz ve nörolojik sağlığını korur."

MENTAL SAĞLIĞI DESTEKLİYOR
Prof. Dr. Alphan, Omega-3'ün yetişkinlerde mental sağlığı desteklediğini ve yaşlılarda bilişsel işlev bozuklukları, bunama ve Alzheimer riskini düşürdüğünü de ifade etti.

Kanın pıhtılaşmasını önleyici ve ritim bozukluğunu engelleyici etkileri sayesinde Omega-3'ün kalp krizlerine karşı koruyucu olduğunu vurgulayan Alphan, "Kalp hastalıklarından korunmak için haftada en az 1-2 porsiyon pişmiş balık tüketilmesi önerilir. Doymuş yağların azaltılıp yerine bu çoklu doymamış yağ asitlerinin koyulması, kardiyometabolik riski düşürmede en etkili klinik yöntem." değerlendirmesini yaptı.

Alphan, balığın kemiklerin kalsiyum depolamasına katkı sağladığını ve inflamasyonu baskılayıcı etkisiyle eklem iltihabı gelişimini yavaşlatıp astıma karşı koruyucu etki gösterdiğini de vurguladı.

Balığın A ve D vitaminleri ile iyot, fosfor, selenyum gibi mineraller yönünden de zengin olduğuna dikkati çeken Alphan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Özellikle yağlı balıkları çocuklar ve gebeler sıkça yemeli. Balık yemekle günlük B vitaminleri ihtiyacının yüzde 5-15'i karşılanmış olur. Metilcıva, dioksin ve ağır metallerin özellikle bebeklerin, küçük çocukların ve hamilelerin beyin ve sinir sistemi gelişimine zarar vermesini önlemek için balık tercihleri dikkatli yapılmalı. EPA ve DHA yağ asidi içeriği yüksek, cıva seviyesi en düşük ve yüzeyde yaşayan hamsi, istavrit, palamut, uskumru, alabalık, çiftlik somonu, ton balığı, ringa balığı ve levrek güvenle tüketilebilir. Derinlerde yaşayan ve bünyesinde yüksek miktarda cıva ve ağır metal biriktirme riski olan kılıç balığı, kalkan balığı, midye ve benzeri kabuklu deniz ürünleri tüketilmemeli."

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü