Türkiye enerji dönüşümünde öne çıktı! Doğal gazdan elektrik üretimi 21 teravatsaat azaldı

Türkiye, son 10 yılda doğal gazdan elektrik üretimini 21 teravatsaat azaltarak dünyada en büyük düşüş yaşayan dördüncü ülke oldu. Güneş ve rüzgar enerjisindeki hızlı büyüme, doğal gazın elektrik üretimindeki payını geriletmeye devam ediyor.

Giriş: 22.06.2026 - 12:44
Güncelleme: 22.06.2026 - 12:44
Türkiye enerji dönüşümünde öne çıktı! Doğal gazdan elektrik üretimi 21 teravatsaat azaldı

Küresel enerji dönüşümü hız kazanırken, yenilenebilir enerji kaynakları doğal gazın elektrik üretimindeki ağırlığını azaltıyor. Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'in verilerine göre Türkiye, 2015-2025 döneminde doğal gazdan elektrik üretimini 21 teravatsaat düşürerek bu alanda dünyada en büyük gerilemeyi yaşayan dördüncü ülke oldu. Güneş ve rüzgar enerjisindeki yatırımların hızlanmasıyla birlikte doğal gazın küresel elektrik üretimindeki payı da son beş yılda yüzde 23,9'dan yüzde 21,8'e geriledi.


Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'in yayımladığı rapora göre, güneş ve rüzgar enerjisindeki güçlü büyüme, doğal gazın küresel elektrik sistemindeki rolünü azaltırken elektrik talebi son 25 yılda sanayileşme ve elektrifikasyonun etkisiyle iki kattan fazla artarak 2025'te 31 bin 774 teravatsaate ulaştı.


Doğal gazın yeni elektrik talebini karşılama oranı ise tarihi olarak en düşük seviyelere indi. Küresel talep artışında 2001-2005 döneminde yüzde 33 olarak hesaplanan doğal gazın payı, 2021-2025 döneminde yüzde 11'e geriledi.


TÜRKİYE'NİN DOĞAL GAZDAN ELEKTRİK ÜRETİMİ 21 TERAVATSAAT AZALDI 

Küresel dönüşümün bir parçası olan Türkiye, doğal gazdan elektrik üretimini son 10 yılda 21 teravatsaat azaltarak en belirgin düşüşün yaşandığı ülkeler sıralamasında dördüncü oldu. Bu sıralamada, Türkiye'nin önünde 80 teravatsaat düşüşle Japonya, 29 teravatsaat düşüşle Vietnam ve 25 teravatsaat düşüşle Brezilya yer aldı.


İthal gaza bağımlı ekonomilerde görülen bu eğilimin, fiyat oynaklığı ve enerji güvenliği risklerine karşı geliştirilen yapısal bir dönüşümün yansıması olduğu değerlendirildi.


Doğal gazın küresel elektrik üretimindeki payı ise 2020'de yüzde 23,9 seviyesindeyken 2025'te yüzde 21,8'e düştü.


Aynı dönemde güneş enerjisinden elektrik üretimi 636 teravatsaat (yüzde 30) artış göstererek doğal gazdaki büyümenin 17 katına ulaştı ve küresel elektrik talebindeki artışın yaklaşık yüzde 75'ini tek başına karşıladı.


Doğal gazdan elektrik üreten 124 ekonominin 61'i üretimde zirve seviyesini geride bıraktı. Bu durum, doğal gaz kullanımındaki düşüşün geçici bir dalgalanmadan çok yapısal bir dönüşümden kaynaklandığını ortaya koydu.


Japonya'daki düşüşte nükleer santrallerin yeniden devreye alınması ve güneş enerjisi kapasitesindeki artış etkili olurken Birleşik Krallık, İspanya ve İtalya'da yenilenebilir enerji yatırımlarının güçlenmesi doğal gaz talebini azalttı.


2025 verilerine göre, ABD, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Kanada ve Fransa'dan oluşan G7 grubu genelinde ise yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik üretimi 2 bin 544 teravatsaat seviyesine ulaştı ve 2 bin 577 teravatsaat olan doğal gaz üretimini yakalamasına az kaldı.


JEOPOLİTİK RİSKLER DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRIYOR 

Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle başlayan fiyat dalgalanmaları ve enerji güvenliği endişeleri, yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandıran temel unsurlar arasında yer aldı.


Rapora göre, 2026'da ABD-İsrail-İran gerilimi gibi jeopolitik aksaklıklar, ithal gaza dayalı sistemlerin risklerini bir kez daha ortaya koyarak bu dönüşümü daha da tetikledi.


Düşen temiz enerji maliyetleri ve enerji güvenliği kaygıları, doğal gazı küresel elektrik sisteminin ana yakıtı olmaktan uzaklaştırıyor.