Türk cam sanayisi, küresel talep daralması, maliyet artışları ve haksız ithalat baskısına rağmen üretim kapasitesini artırmayı sürdürüyor. Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen Cam Sektör Toplantısı’nda sektörün yenilenebilir enerji dönüşümündeki rolü, ihracat gücü ve rekabetçilik ihtiyacı ele alındı.
TÜRK CAM SEKTÖRÜ SOLAR CAMDA KAPASİTESİNİ 5 KAT ARTIRDI
Türk cam sektörünün solar cam kapasitesi bir yılda 5 katına çıkarak 87 milyon metrekareye ulaştı.
Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliinden yapılan açıklamaya göre, düzcam, işlenmiş camlar, cam ambalaj ve cam ev eşyası üretiminde geçen yıl 1,5 milyar dolar ihracat gerçekleştiren sektör temsilcilerinin katıldığı Cam Sektör Toplantısı, TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirildi.
Toplantıda, küresel talep daralması, maliyet artışları ve haksız ithalat baskısına karşı atılacak stratejik adımlar ele alındı. Ayrıca sektörün yenilenebilir enerji dönüşümündeki rolü incelendi.
ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI İÇİN YENİLENEBİLİR ENERJİ VURGUSU
Açıklamada görüşlerine yer verilen ÇCSİB Başkan Yardımcısı Tansu Kumru, enerji bağımsızlığı için yenilenebilir enerji yatırımlarının kritik önem taşıdığını belirtti.
Kumru, Türkiye’nin solar cam kapasitesinde son dönemde önemli bir artış yaşandığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Hayata geçirdiğimiz yatırımlarla Türkiye'nin yıllardır 17 milyon metrekare olan solar cam kapasitesini, 2025 sonu itibariyle 5 katına çıkararak 87 milyon metrekareye ulaştırdık. Bu yüksek sermaye ve emeğin korunması adına, haksız rekabet yaratan ithalatın önlenmesini hayati bir zorunluluk olarak görüyoruz.”
Bu açıklamayla birlikte sektörün yalnızca üretim kapasitesini artırmadığı, aynı zamanda yapılan yatırımların korunması için haksız rekabet yaratan ithalata karşı önlem ihtiyacını da gündeme taşıdığı görüldü.
SEKTÖRÜN DESTEKLENMESİNE İHTİYAÇ VAR
Türk cam sanayisinin yüzde 79 yerli katma değerle 170 ülkeye ihracat yaptığına dikkati çeken Tansu Kumru, sektörün yüksek üretim kapasitesi ve uluslararası standartlardaki ürün kalitesiyle küresel zorlukları fırsata dönüştürmeye çalıştığını aktardı.
Kumru, Türk cam sektörünün yıllık 4 milyon tonun üzerindeki üretim ve işleme hacmiyle küresel ölçekte önemli bir üretim üssü olduğunu belirtti.
Sektörün üretim maliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Kumru, şu ifadeleri kullandı:
“Üretim maliyetlerimizin neredeyse yarısını oluşturan doğalgaz ve elektrik giderlerine karşın sektörümüzün desteklenmesine ve rekabetçi kur seviyelerinin sağlanmasına ihtiyaç duyuyoruz. Karbon ayak izini azaltma, kapasite artırımı ve dijitalleşme odaklı yatırımlarımızı kesintisiz sürdürüyoruz.”
Bu kapsamda sektör temsilcileri, enerji maliyetleri, rekabetçi kur seviyeleri ve destek mekanizmalarının cam sanayisinin küresel rekabet gücü açısından önem taşıdığına dikkat çekti.
170 ÜLKEYE İHRACAT YAPILIYOR
Türk cam sanayisi, yüzde 79 yerli katma değerle 170 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.
Düzcam, işlenmiş camlar, cam ambalaj ve cam ev eşyası üretiminde faaliyet gösteren sektör temsilcileri, geçen yıl 1,5 milyar dolarlık ihracata imza attı.
Sektör, yüksek üretim kapasitesi ve uluslararası standartlardaki ürün kalitesiyle küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmeye çalışıyor.
TİCARET BAKANLIĞININ ADIMLARI CAN SUYU OLDU
Küresel ticarette artan korumacılık dalgası ve haksız rekabet baskısı da Cam Sektör Toplantısı’nın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Tansu Kumru, Ticaret Bakanlığının bu süreçteki proaktif adımlarının sektör için “can suyu” olduğunu belirtti.
Kumru, son bir yılda cam ev eşyasında Çin ve Mısır’a karşı anti-damping soruşturması başlatılmasını, cam elyafta anti-damping vergisinin devreye alınmasını, düzcam ve otomotiv camlarına yönelik ilave önlemleri yerli üretimi korumak adına çok kritik kazanımlar olarak değerlendirdi.
HAKSIZ İTHALAT BASKISINA KARŞI STRATEJİK ADIMLAR
Toplantıda, küresel talep daralması ve maliyet artışlarının yanı sıra haksız ithalat baskısına karşı atılacak stratejik adımlar da ele alındı.
ÇCSİB tarafından yapılan açıklamada, sektörün yüksek sermaye ve emekle hayata geçirdiği yatırımların korunmasının önemine işaret edildi.
Solar cam kapasitesinin 2025 sonu itibarıyla 87 milyon metrekareye ulaşması, yenilenebilir enerji yatırımları açısından önemli bir eşik olarak öne çıktı. Ancak sektör temsilcileri, bu kapasitenin sürdürülebilir şekilde değerlendirilebilmesi için haksız rekabet yaratan ithalatın önlenmesi gerektiğini vurguladı.
KARBON AYAK İZİ, KAPASİTE ARTIŞI VE DİJİTALLEŞME ODAKTA
Türk cam sektörü, karbon ayak izini azaltma, kapasite artırımı ve dijitalleşme odaklı yatırımlarını sürdürüyor.
Sektör temsilcilerine göre, enerji maliyetleri ve küresel rekabet baskısı devam ederken, cam sanayisinin desteklenmesi ve rekabetçi kur seviyelerinin sağlanması büyük önem taşıyor.
Bu çerçevede sektör, hem yenilenebilir enerji dönüşümündeki rolünü güçlendirmeyi hem de ihracat pazarlarındaki konumunu korumayı hedefliyor.