Prof. Dr.  Kerem ALKİN

Prof. Dr. Kerem ALKİN

Diğer Yazıları

Anadolu Ajansı Finans Portalı’nın aralık enflasyon beklenti anketine katılan ekonomistlerin en yüksek aylık enflasyon beklentisi yüzde 1.6, beklentilerin ortalaması yüzde 0.99’du. Gerçekleşme yüzde 1.64 oldu ve eylül-kasım döneminde beklentilerin altında seyreden aylık enflasyon verileri ile kasımda yıllık bazda yüzde 7’ye kadar gerilemiş olan tüketici enflasyonu, yılsonunu yüzde 8.53’le tamamladı. Oysa yılı yüzde 7 civarında bitirebilecek bir enflasyon, TCMB’ye hareket alanı kazandıracaktı. Gıda ve alkolsüz içeceklerde, yıllık enflasyonun yüzde 58’inin sadece aralık ayındaki artıştan kaynaklanması, TCMB’nin başkanlığına geçen ‘Gıda Komitesi’ çalışmalarından bir an önce sonuç alınmasının gerekliliğine işaret ediyor. Alkollü içecekler ve tütüne uygulanan vergiler aylık bazda 7.3, yıllık bazda ise yüzde 31.6 fiyat artışında fiyat artışında önemli bir role sahip. Mal ve hizmet gruplarının yarısı yıllık enflasyonun üzerinde bir fiyat artışı yaşamış.

Aralıktaki fiyat sıçramasında, TL’deki değer kaybının enflasyona etkisi de göz ardı edilmemeli. İşlenmemiş gıda ve enerji fiyatları hariç tutulan çekirdek enflasyonun yıllık bazda yüzde 9.1’e ulaşması, H ve I kodlu çekirdek enflasyon oranlarının yüzde 7.5’in biraz altında kalması, yıllık bazda enflasyonu yüzde 5 ve altına çekebilmek için pek çok yapısal adım atılması gerektiğine işaret ediyor. Son 14 yılda, Türkiye ekonomisindeki gerçekleşen ciddi yapısal dönüşüme rağmen reel kesimde mal ve hizmetlerin fiyatlandırılmasında alışkanlıkların değişmemiş olması ve firmalarımızın üretim ve ticaret maliyetlerini yönetecek, azaltacak, verimliliği artıracak zihinsel dönüşümde yeterince mesafe alamamış olmaları, üzerinde ciddi manada çalışmamız ve atılacak adımlara yönelik yol haritası çıkarmamız gereken bir alan.

İŞ VAR, İŞÇİ YOK

Mal ve hizmet piyasasındaki yapısal sorun, arz-talep dengesizliği, emek piyasasında da kendisini gösteriyor. Kocaeli’de şu an 70 bin açık iş ve 52 bin işsiz var. 70 bin açık işin yüzde 20’si nitelikli işgücü arıyor. Bunu dikkate aldığınızda dahi, işsizlerin tümünü işe yerleştirebilecek kadar iş imkanı söz konusu. Ancak işçi teklif edilen koşullardan, işveren de işe başvuranlardan memnun değil. Bu durum, istihdamın niteliğini artırıcı mesleki eğitim ve işbaşı eğitim çalışmalarını güçlendirmemizi gerektiriyor. Türkiye’nin genç nüfustan kaynaklanan ‘demografik fırsat penceresi’ni mutlaka emek piyasasındaki yapısal çalışmalarla katma değere dönüştürmemiz gerekiyor.

ESNAF ‘FON’DAN MEMNUN

Esnaf, Ahiliğin bin yıllık geleneğinde yer alan ‘Orta Sandığı’ uygulamasının, Hükümet’in yeni hamlesi olan ‘Ahilik ve Esnaf Fonu’ ile yeniden hayata geçiriliyor olmasından memnun. 10 yıldır işyerini düzenli olarak çalıştırmış esnafa, sıkıntıya düştüğünde, ‘işsizlik fonu’ gibi destek olacak bir yapının oluşturulması önemli bir adım. Türkiye, kendi bünyesindeki ‘yardımlaşma kültürü’nü bulunduğu coğrafyadaki 1. ve 2. kuşak komşu ülkelere taşıyarak, Avrasya’ya ilham vererek, Türkiye’nin dış politikasında ‘insani yardım’ boyutunda Türkiye’yi yücelten, farklı kılan bir ‘motor güç’ yakaladı. Şimdi, kendi ürettiğimize sahip çıkarak hem üretim hem de tüketimde seferberlikle, yatırımda seferberlikle, var olan kültürümüzle, ‘özgücümüz’le, Türkiye ekonomisine sahip çıkma zamanı.

‘ANADOLU KAPLANLARI’ İÇİN SEFERBERLİK

Türkiye’nin son 14 yılda, ekonomi alanındaki tarihsel dönüşümü adına, büyüme performansı, kamu maliyesinin yeniden yapılandırılması, mega projeler, makro ve mikro düzeyde gerçekleştirilen reformlar gibi birçok önemli başlık sayılabilir. Saydığımız bu başlıkların arasına, ‘Uyanan ve Yükselen Anadolu’yu da eklememiz gerekir. AK Parti, iş dünyasından, esnaf ve sanatkar kesiminden gelen kurucuları ile ‘Anadolu Ateşi’ni yeniden alevlendirdi ve ‘Anadolu Kaplanları’ organize sanayi bölgeleri ile şehirlerin üretim ve ticaret kapasitesini birkaç kez katlamaları ile kentlere yeni bir soluk, yeni bir ekonomik canlılık kazandırmaları ile Anadolu’nun birçok kentini istihdam açısından bir cazibe merkezi haline getirmeleri ile Türkiye ekonomisini ‘Anadolu Dinamizmi’ ile tanıştırdılar.

09 Ocak 2017 Pazartesi