tatil-sepeti
Kıyafetlerimiz ‘akıl’lanıyor

HABER: AYŞE BAŞAK Son yıllarda, adımlarımızı sayan, vücut ısımızı ölçen, hatta kandaki oksijen seviyemizi izleyebilen akıllı saatler görüyoruz. Şimdi ise akıllı saatlerin sağladığı kolaylığın dahi ötesine geçecek giyilebilir teknolojilerde heyecan verici gelişmeler yaşanıyor. Teknoloji dünyasında artık bir fiziksel aktivite veya spor yaparken nasıl hareket ettiğinizi tespit edebilen, hatta potansiyelinizi ölçüp, tekniğinizi nasıl geliştireceğiniz konusunda geri bildirimde bulunabilen giyilebilir cihazlar kapıda. Aslında cihaz demek çok doğru değil. Bir çift çorap veya bir gömlek gibi zaten kullandığınız giyeceklerin teknolojik kumaşlarla üretilip ‘akıllanmasından’, sizi ve sağlığınızı takip eder hale gelmesinden bahsediyoruz. DOKUNSAL ELEKTRONİKLER Bilim insanları, akıllı kıyafet konsepti altında çorap ve eldivenlerden yeleğe kadar birçok prototip giysi tasarladı. Ekibin geliştirdiği ‘dokunsal elektronikler’, giysiyi giyen kişiden gelen baskıyı algılayan az miktarda fonksiyonel elyaf haricinde daha tipik tekstil elyaflarının bir karışımını da kullanıyor. Bunun birçok avantajı var; çünkü araştırmacı Yiyue Luo’ya göre, üzerinde çalıştıkları tasarım birçok giyilebilir teknoloji prototipinin aksine geliştirilen özel lifler sayesinde yaygın ve büyük ölçekli giysi üretimine dahil edilebilir. ÇOK FAZLA SENSÖR YANILTABİLİR Nature Electronics’in bu ayki sayısında yer alan proje hakkında konuşan ekip üyesi, bilim insanı Luo, “Geleneksel olarak, çok sayıda sensörde yüksek doğrulukta veri sağlayan bir seri üretim giyilebilir cihaz geliştirmek zordu. Çok sayıda sensör dizisi ürettiğinizde, bazıları çalışmayacak ve bazıları diğerlerinden daha kötü çalışacak. Bu nedenle, kendi kendini denetleyen bir makina öğrenimi algoritması kullandık ve kendi kendini düzelten bir mekanizma geliştirdik” diyor. HASTALARA YAKIN TAKİP Araştırmacılar, geliştirdikleri akıllı giysilerin atletik eğitim ve rehabilitasyon için kullanılabileceğini öngörüyor. Hastaların izniyle, özellikle bakım evlerinde yaşayanların sağlık durumlarını pasif bir şekilde izlemeye imkan tanıyacak olanteknoloji; örneğin hastanın düşüp düşmediği veya acil yardıma ihtiyacı olup olmadığının yanı sıra diğer sağlık verilerini de anlık takip edip bildirebilecek.

12 Nisan 2021 Pazartesi

Zeybek oynayan robotlar

İnsan hareketlerini hiçbir entegre sensöre ihtiyaç duymadan sadece görerek taklit edebilen i-toys robotları, oynadıkları “zeybek” oyunu ile yoğun ilgi görüyor. Diğer halk oyunları ve futbol dahil birçok hareketi görerek taklit edecek olan i-toys robotlarının, 2022 yılında piyasaya çıkması hedefleniyor. Uygun fiyata sıra dışı deneyim yaşatacak oyuncaklar üzerinde çalıştıklarını açıklayan Türk teknoloji firması AB Plus Bilişim Teknolojileri AŞ, Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları söyledi: “i-toys robotları ile oyuncak sektörüne yeni bir nefes getirmek, çocukları bilgisayar, tablet ve cep telefonlarındaki oyun bağımlılığından kurtararak, onları gerçek hayatta dokunabilecekleri ve istedikleri gibi yönlendirebilecekleri teknolojilerle buluşturmayı hedefledik. Bu yeni nesil akıllı oyuncakların, çocuklarının gelişimine büyük katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. Dünyada bizim i-toys projemizi diğer emsallerinden ayıracak en temel konu, bu projeyi apple store gibi çok iddialı bir platform üzerine inşa ediyor olmamızdır. Tek fonksiyonlu olarak değil, sürekli yenilenebilir, değiştirilebilir ve programlanabilir oyuncaklar tasarlıyoruz. Robotlarımız, i-toys city’den indirilebilecek binlerce uygulama ile güçlenecek ve farklılaşacaktır. Çok farklı yetkinliklere sahip robotları da i-toys ailesine katmaya devam edeceğiz. Kısaca, i-toys robotları, mekanik, mekatronik ve yapay zeka desteği olarak çok üstün oldukları için sınırsız oyunlar ve farklı yeteneklere sahip olacaktır.” ROBOTLARA HÜKMETMENİZİ SAĞLAYACAK TEKNOLOJİLER i-toys robotlarını, bir taraftan en iyi mekaniğe ve dayanıklılığa sahip robotlar olarak tasarlarken, diğer taraftan nasıl daha akıllı hale getirileceği üzerinde çalıştıklarını anlatan Dr. Arslan, şunları kaydetti: “İşin en kolay tarafı, insansı robotları dizayn etmektir ve büyük çoğunluğu Çin ve Uzakdoğu’da olmak üzere yüzlerce üretici firmanın, binlerce humanoid robot oyuncak örneği bulunuyor. Esas zor olan, robotlara hükmetmenizi sağlayacak teknolojileri üretmektir. Onlara gerçek-zamanlı olarak, hareketleri taklit ettirebilmektir. Biz bu konuda başarılı çalışmalar yapmaya her geçen gün daha çok yaklaşıyoruz. Geldiğimiz seviye bizi ve genç arkadaşlarımızı fazlasıyla mutlu ediyor. Zeybek oyunu, üstünlüklerimizi göstermemiz için çok iyi bir oyun oldu. Gelecek yıl, i-toys robotların üretimini, Gebze Güzeller Organize Sanayi Bölgesi’nde büyük bir vizyonla kurulan Adem Ceylan Anadolu Meslek Lisesi’nde öğrenciler ile birlikte gerçekleştireceğiz. Onları hem yetiştireceğiz hem de bu üretimin bir parçası haline dönüştüreceğiz” diye konuştu.

06 Nisan 2021 Salı

Kanserde kişiye özel tedaviye ‘tanı kit’i Türkiye’de üretiliyor

SOYHAN ALPASLAN Teknopark İstanbul Kuluçka Merkezi (Cube Incubation) firmalarından Gene-IST (İstanbul Moleküler Genetik İlaç ARGE ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi), global tıp dünyasına damgasını vurdu. Kişisel kanser ilacını ve tedavi yöntemini belirleyen ‘Prognostik Kanser PD-L1 Gerçek Zamanlı PCR Kiti’, kanser hastalarının hangi olası tedavilere, hangi ilaç dozlarında yanıt vereceğini tespit ediyor. PAZARDA İLK VE TEK Gene-IST’in kurucularından Prof. Dr. Belgin Süsleyici, “Ürettiğimiz kit, milli ve yerli. Hem ulusal hem de uluslararası pazarda immün checkpoint inhibitörlerin hedef moleküllerinden PD-L1 geninin kişiye özel varyasyonlarını tespit eden ilk ve tek ürün. İmmün checkpoint inhibitörleri; son 10 yıl içinde geliştirildi ve halen patent koruması altında oldukları için muadilleri bulunmayan, son derece pahalı ilaçlar” bilgisini paylaştı. Kit projesinin yürütücüsü Prof. Dr. Süsleyici, İstanbul Ticaret’in sorularını cevapladı. KİŞİSEL İLAÇ TEST KİTİ Gene-IST’i tanıtır mısınız? Gene-IST’i 2018 yılında Teknopark İstanbul Kuluçka Merkezi bünyesinde ortağım Prof. Dr. Atila Karaalp ile birlikte kurduk. Firmamızda moleküler genetik ve farmakoloji alanlarında Ar-Ge, biyoteknoloji, eğitim ve danışmanlık, kit üretimi, ithalat ve ihracat hizmetleri veriyoruz. Gene-IST ne üretiyor? Farmakogenetik test kitleri geliştiriyoruz. Söz konusu kitler; kanserli dokularda ilaç yanıtını değiştiren ve sağ kalımı etkileyen genetik faktörleri belirleyip, kişiye özel akılcı ilaç tedavilerinin uygulanmasına imkân sağlıyor. Tanı-tedavi yanıtı kitleri ile kişisel genetik farklılıklar nedeniyle oluşabilecek toksik etkiler belirleniyor. Böylece, bireyselleştirilmiş daha etkili tedavilerin uygulanması sağlanabiliyor. Gereksiz ilaç kullanımı ve istenmeyen yan etkiler nedeniyle oluşan maliyetler de büyük ölçüde önlenebiliyor. GERÇEK ZAMANLI PCR Ürettiğiniz ‘ilaç tanı kiti’ ile ilgili bilgi verir misiniz? ‘Kanserin Seyri ile Hastalar Arasında Tedaviye Yanıt Farklılıklarının Moleküler Nedenlerinin Araştırılması ve Buna Yönelik Tanı Kiti Geliştirilmesi’ projemiz kapsamında diyagnostik (tanı tedavisi) gerçek zamanlı PCR kiti ürettik. ‘Prognostik Kanser PD-L1 Gerçek Zamanlı PCR Kiti’ ile kanser hastalarının hangi olası tedavilere ve hangi ilaç dozlarında yanıt vereceğini belirleyebiliyoruz. TEDAVİYE YETERSİZ YANIT Kanser tedavisinde kat edilen mesafe nedir? Yeni nesil kemoterapi ve immünoterapi ilaçları ile birlikte bazı ilerlemeler sağlandı. Fakat tedaviye verilen yanıtlar hâlâ yeterli düzeyde değil. Çünkü kanser seyrini tümörün genetik özellikleri belirliyor. Tümör dokusunda bulunabilecek bazı mutasyonlar nedeniyle hastanın kanser ilaçlarına yanıtı tam olmayabiliyor. Bu mutasyonlar, ilacın etkisini gösterememesine, gereksiz zaman ve para kaybına neden oluyor. Öte yandan, ilaçların toksik etkileri ve ilaç direncine bağlı olarak tedavi etkinliğinin yeterli seviyede olmaması da diğer sorunlar arasında. ULUSLARARASI İŞBİRLİKLERİ Üniversite-sanayi işbirliğinde neredesiniz? Fransa-Lorraine Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Hollanda-Erasmus Üniversitesi Tıbbi Merkezi, İtalya- Roma Üniversitesi ‘La Sapienza’ Klinik Biyokimya Ünitesi ile işbirliklerimiz var. Farklı kliniklere ait yeni farmakogenetik biyobelirteçlerin belirlenmesi, metabolomik alanında yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanması, kanser tedavisinde kullanılabilecek kişiye özel etkili ilaç tedavilerinde rol alan genlerin belirlenmesi kapsamındaki projelerimiz sürüyor. ‘RAKİBİMİZ YOK’ Prof. Dr. Belgin Süsleyici, “Gene-IST olarak Prognostik PD-L1 Kiti immün checkpoint inhibitörleri üzerinden kişiye özel tedavi yanıtını belirleyebilen ilk ve tek ürünü geliştirdik. Şu an itibarıyla yerli ve yabancı piyasalarda bulunan tek ürün olduğundan rakibimiz yok. Halihazırda kanser genetiği ile ilgili hizmet veren çok sayıda tıbbi tahlil laboratuvarları, kanserli doku ve hücrelerin tiplendirilmesi ile kısmen de kansere bireysel yatkınlığın tespiti amacıyla testler yapıyor. Ama bu çalışmalar kanserin seyrine dair bilgi vermiyor” dedi. PROF. DR. BELGİN SÜSLEYİCİ KİMDİR? Prof. Dr. Belgin Süsleyici (PhD), Marmara Üniversitesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı’nda tam zamanlı öğretim üyesi olarak görev yapıyor. Doktora sonrası eğitimini International Federation of Clinical Chemistry (IFCC) Bursu ile Nancy-Fransa’da ‘Center for Preventive Medicine’da tamamladı. Türkiye Farmakogenomik ve Bireyselleştirilmiş Tedavi Derneği’nin (TSPPT) kurucusu ve halen başkanı olan Süsleyici, ilaç genetiği alanında kılavuzları oluşturan ESPT, Eu-PIC gibi uluslararası meslek kuruluşlarının aktif üyesi. Bireye özel genetik bazlı ilaç tedavileri (farmakogenetik), omik teknolojileri ve kök hücre uygulamaları üzerine Ar-Ge çalışmaları yürüten Süsleyici, çok sayıda ulusal ve uluslararası derginin bilimsel hakemlik kurul üyeliklerini sürdürüyor. Uluslararası makalelerine 795 atıf yapılan Süsleyici, Türkiye Diyabet Vakfı Bilimsel Proje Destek Ödülü yarışmasında birincilik ödülüne sahip. KİTİN FAYDALARI * Kanserin seyrinin öngörülmesini sağlıyor. * Olası mutasyonları saptayabiliyor. * Hasta için olası tedavi yöntemi belirliyor. * İlaç dozlarının hastaya özel ayarlanabilmesine imkan veriyor. * Hastalar hedefe yönelik ilaçlarla etkili tedavi edilebiliyor. * Tümöral doku DNA’sındaki ilaç direncini tespit edebiliyor. * İlaç toksisitesine neden olabilecek gen farklıklarını belirliyor. * Her marka PCR cihazında kullanılabiliyor. * Çok kısa sürede güvenilir sonuçlar veriyor. * Düşük maliyeti ile kolay ulaşılabiliyor.

29 Mart 2021 Pazartesi

Hem şehre hem dağlara e-bisiklet

Dünya otomobil devleri, elektrikli araç teknolojilerine büyük yatırımlar yapıyor ve her yıl daha güçlü modellerle karşımıza çıkıyor. Gezegenin fosil yakıtlardan arındırılması, temiz enerji kaynaklarına yönelmesi için tüm sektörler katkı sağlıyor. Otomobil kullanımını azaltmak, şehirleri araçsızlaştırmak, yürümeyi, toplu taşımayı ve bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak, pek çok metropolde yerel yönetimlerin önemli hedefleri arasında yer alıyor. SAATTE 25 KM HIZ Hızlı spor otomobilleriyle tanınan Porsche, iki ayrı modelde tasarlanan elektrikli bisikletleri ‘Sport’ ve ‘Cross’u tanıttı. Porsche Sport, konforlu ve güvenli bir şehir içi yol bisikleti olarak tasarlanmış. Karbon fiber gövdeye sahip olan e-bisikletin ‘Shimano EP8’ motoru bulunuyor ve saatte 25 km hız yapabiliyor. Bu hız, Avrupa Birliği yönetmeliklerine göre belirlenmiş ve şehir içi kullanımda güvenlik ön planda tutulmuş. ZORLU KOŞULLAR İÇİN Porsche Cross da karbon fiberden imal edilmiş. Sport’ta kullanılan Shimano EP8 motor Cross’ta da tercih edilmiş. Porsche, Cross’u şehir içi kullanımdan ziyade off-road ve zorlu koşullar için tasarlamış. Dağ bisikleti kategorisinde yer alıyor. Bu e-bisiklet, zorlu yol ve hava koşullarında güvenli, keyifli ve kolay bir yolculuk imkanı sunuyor. Porsche’nin e-bisikletleri, önümüzdeki günlerde satışa sunulacak. Konforlu, güvenli sürüş vaad eden ve uzun ömürlü tasarımlar olma iddiası taşıyan e-bisikletlerin fiyatları, markanın genel çizgisine yakışır cinsten. Şehir bisikleti Sport 10 bin 700 dolar, dağ bisikleti Cross ise 8 bin 550 dolardan satışa sunulacak.

15 Mart 2021 Pazartesi

Koronavirüse karşı ‘kentsel güneş’

AYŞE BAŞAK Covid-19 pandemisi dünyayı etkisi altına aldığından beri tüm gezegenin, devletlerin ve insanlığın bir numaralı gündem maddesi, virüs ve sebep olduğu hastalıkla etkin mücadele edebilmek. Bir yıldan fazla süredir hayatlarımız, hastalıktan korunmaya çalışmak ve tüm önlemleri ciddiyetle uygulamakla geçiyor. Bilim dünyası, insanları virüsten koruyacak yeni yöntemler bulmak ve hayatı normalleştirmek için durmaksızın çalışıyor. Maske ve dezenfektan kullanımını sıkı sıkı tatbik ettiğimiz bu günlerde, şehir içi alanları virüsten arındıracak ve insanların hayatını kolaylaştırıp nispeten normalleştirecek yepyeni bir buluş haberi Hollanda’dan geldi. UV IŞINLARIYLA ARINMA Daan Roosegaarde ve ekibinin yürüttüğü Studio Roosegaarde, çeşitli bilimsel çalışmaların ışığında tasarladıkları ‘kentsel güneş (urban sun)’ adlı şehir içi aydınlatma görünümündeki buluşlarıyla Covid-19’a karşı mücadelede yeni bir yaklaşım geliştirdi. Tasarımın özü, güneş ışınlarının virüsü öldürmesi prensibine dayanıyor. ‘Urban sun’, ‘kentsel güneş’ diye adlandırılan tasarım, yaydığı UV ışınlarıyla bulunduğu bölgeyi virüsten arındırıyor. YÜZDE 99.9 ETKİLİ Studio Roosegaarde, ‘kentsel güneş’in koronavirüsü yüzde 99.9 oranında etkisiz hale getirdiğini söylüyor. Tasarımın temelindeki bilimsel yaklaşımın ve geliştirilmesinde kullanılan teknolojinin arkasında, Columbia Üniversitesi ve Hiroshima Üniversitesi bilim insanlarının çalışmaları yer alıyor. Uluslararası Ultraviyole Birliği üyelerinden Profesör Karl Linden, buluşu ilham verici olarak nitelendiriyor. Linden, buluş sayesinde halka açık alanların virüsten arındırılarak daha güvenli hale geleceğini söylüyor. HALKA AÇIK ALANLARDA KULLANILACAK ‘Kentsel güneş’in yayacağı UV frekansı, Studio Roosegaarde tasarımcıları ve araştırmacılarının ortak çalışması ve bilimsel araştırmalar neticesinde belirlendi. Buna göre ‘kentsel güneş’ten, insanlara zarar vermeden mekanı virüsten arındırmak üzere 222 nanometrelik ultraviyole-c ışınlarının yayılmasının yeterli olduğu görüldü. İcadın ışık kaynağının güvenliği, Hollanda Ulusal Meteoroloji Enstitüsü tarafından ölçümlenip kalibre edildi ve gerekli evrensel standart ile sertifikaları aldı. Hollanda, ABD, İtalya ve Japonya’dan bilim insanlarının ve Hollanda Halk Sağlığı ve Toplum Bakanlığı’nın desteğiyle üretilen ‘kentsel güneş’in, halka açık tüm alanlarda, parklar, okullar, kafelerde, kültür-sanat ve spor faaliyeti gerçekleştirilen alanlarda kullanılması planlanıyor.

15 Mart 2021 Pazartesi