Teknoloji yatırımları katlandı: Türkiye güçlü bir merkez oldu
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Berlin'deki GITEX AI Europe 2026 Fuarı'nda yaptığı açıklamada, Kovid-19 sonrası dönemde yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık erken aşama teknoloji yatırımına ulaşan Türkiye'nin; yüksek bütçeli HIT-30 programı, vergi muafiyetleri ve yerli yapay zeka modeli BİLGE gibi adımlarla küresel sermaye için güçlü bir bölgesel girişimcilik merkezi konumuna geldiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin teknoloji ve girişimcilik alanında gerçekleştirdiği atılımlarla küresel sermaye için güçlü bir çekim merkezi olduğunu belirterek, "Türkiye, özellikle Kovid-19 pandemisi sonrası dönemde erken aşama teknoloji yatırımlarında yıllık yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine ulaştı. Dinamik startup ekosistemimiz ve yetenekli kurucularımız sayesinde artık bölgesel bir girişimcilik merkeziyiz." dedi.
Dağlıoğlu, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen küresel teknoloji ve yapay zeka fuarı GITEX AI Europe 2026'da yapılan "Teknoloji Sermayesi Nereye Gidiyor" oturumunda konuştu.
Türkiye'nin teknoloji vizyonu, altyapı yatırımları, teşvik paketleri ve egemen yapay zeka stratejilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Dağlıoğlu, teknoloji denildiğinde akla ilk olarak Silikon Vadisi'nin geldiğini ancak Türkiye'nin kendi coğrafyasında çok güçlü bir alternatif oluşturduğunu vurguladı.
Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin teknoloji ve girişimcilik alanında gerçekleştirdiği atılımlarla küresel sermaye için güçlü bir çekim merkezi olduğunu belirterek, "Türkiye, özellikle Kovid-19 pandemisi sonrası dönemde erken aşama teknoloji yatırımlarında yıllık yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine ulaştı. Dinamik startup ekosistemimiz ve yetenekli kurucularımız sayesinde artık bölgesel bir girişimcilik merkeziyiz." diye konuştu.
Dağlıoğlu, "2010 yılında erken aşama teknoloji yatırımlarımız yıllık 100 milyon dolar civarındaydı. Bugün geldiğimiz nokta, ekosistemimizin ne kadar sağlam ve istikrarlı büyüdüğünün en net kanıtıdır." değerlendirmesini yaptı.
"DOĞU AVRUPA, GÜNEY ASYA VE ORTA ASYA'DAN GİRİŞİMCİ ÇEKİYORUZ"
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin sunduğu cazip pazar imkanlarıyla geniş bir coğrafyadan yetenekleri ve girişimcileri cezbettiğini belirterek şöyle devam etti:
"Doğu Avrupa'dan birçok kurucu, işlerini ölçeklendirmek veya yeni şirket kurmak için Türkiye'yi tercih ediyor. İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri arasında en gelişmiş ve en sofistike ekonomiye sahibiz. Bu bağlamda Bangladeş, Pakistan, Orta Asya ve Kuzey Afrika ülkelerinden çok geniş bir yelpazede teknoloji yatırımı alıyoruz. Bu ilgiyi besleyen en önemli unsurlardan biri, Türkiye'de özellikle fikir ve ilk girişim aşamaları ile Seri A seviyesinde fon erişiminin son derece güçlü olması. Ayrıca, 86 milyonluk dinamik nüfusumuz ve her yıl ağırladığımız 60 milyondan fazla turist, girişimcilere çok çeşitli ve gelişmiş bir tüketici pazarı sunuyor."
Türkiye'nin 2020 yılından bu yana 6 "Turcorn" (milyar dolar değerlemeye ulaşan teknoloji şirketi) çıkardığına dikkati çeken Dağlıoğlu, nitelikli insan kaynağına vurgu yaparak ülkenin yılda 1 milyon üniversite mezunu verdiğini ve bunun 72 bininin mühendislik alanlarından olduğunu belirtti.
Dağlıoğlu, San Francisco veya Londra gibi küresel merkezlerin oluşturduğu çekim gücüne karşı geliştirilen stratejiyi anlatarak, "Maliyet avantajı, AR-GE yetkinlikleri ve mühendislik kalitesi bakımından Türkiye harika bir merkez sunduğu için küreselleşen şirketlerimizin ana mühendislik kadroları ülkemizde kalmaya devam ediyor." dedi.
TÜRKİYE VARLIK FONU YAKLAŞIMI
Türkiye'nin risk sermayesi ekosistemini büyütmek için uyguladığı finansal modellere değinen Ahmet Burak Dağlıoğlu, 2010 yılında uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarının desteğiyle başlatılan "Fonların Fonu" programının başarıyla sürdürüldüğünü kaydetti.
Dağlıoğlu, finansal ekosistemin büyüklüğüne ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Geçtiğimiz 15 yılda Türkiye'de çok güçlü bir risk sermayesi ekosistemi inşa ettik. Türk fon yöneticileri artık sadece Türkiye'de değil, tüm Doğu Avrupa'da yatırımlar yapıyor ve buralardaki unicornları fonluyor. Geçmişte 10 milyon dolar seviyesinde olan uluslararası kurumsal katkılar bugün EBRD ve IFC gibi küresel kurumlardan çift haneli milyon dolarlık tahsislere dönüştü. Ayrıca Körfez ülkelerinin varlık fonları ile Asya Altyapı Yatırım Bankası gibi yapılardan da yoğun bir ilgi var. Kamu tarafında Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız startup fonlarını desteklemeye devam ediyor. Ancak bu alandaki en büyük güç Türkiye Varlık Fonu'dur. Geleneksel sektörlerden elde edilen temettü gelirleri yeni nesil teknoloji alanlarına aktarılıyor. Bunun yanı sıra Türk aile ofisleri ve holdinglerinin de teknoloji fonlarına olan iştahı hızla büyüyor."
VERİ MERKEZLERİ İÇİN 8 MİLYAR DOLARLIK ŞEBEKE YATIRIMI
Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye Milli Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında 2030 yılına kadar 1 gigavatlık veri merkezi kapasitesine ulaşmayı hedeflediklerini belirterek, "Altyapı için en kritik katman enerjidir. Türkiye'de yaklaşık 130 gigavat seviyesinde olan kurulu elektrik gücünün yüzde 60'ından fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor. Birçok Batı Avrupa ülkesinin aksine Türkiye'de elektrik şebekesi (grid) bir sorun teşkil etmiyor. Şebeke altyapımızı daha da güçlendirmek için önümüzdeki 7 yıl içinde 8 milyar dolarlık şebeke yatırımı taahhüdünde bulunduk." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de yaklaşık 250 megavatlık veri merkezi kapasitesinin bulunduğunu aktaran Dağlıoğlu, bunu gelecek 4 yıl içinde dört katına çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
Dağlıoğlu, "Turkcell'in de dahil olduğu 3 milyar dolarlık büyük bir ortak veri merkezi projesi başta olmak üzere Körfez, Avrupa ve ABD menşeli yatırımlarla bu süreci yürütüyoruz." bilgisini verdi.
TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE VERGİSEL MUAFİYETLER
Yüksek teknoloji yatırımlarını desteklemek amacıyla başlatılan 30 milyar dolar bütçeli "HIT-30" programına da değinen Dağlıoğlu, bu kaynağın yeşil hareketlilik, yarı iletkenler, sağlık teknolojileri, enerji depolama ve yapay zekaya hazır veri merkezlerine tahsis edileceğini, yatırımcılara nakit destek ve vergi muafiyetleri sağlandığını belirtti.
Dağlıoğlu, Türkiye'deki genel teşvik sistemine de dikkati çekerek, "Türkiye'de bir teknoloji işi yürütüyorsanız kurumlar vergisi ödemiyorsunuz. AR-GE ve mühendislik personelinin ücretlerinden gelir vergisi alınmıyor. Dahası, bir anonim şirketin hissesini en az iki yıl elinizde tuttuğunuzda sermaye kazancı vergisinden muaf oluyorsunuz. Bu durum yazılım geliştiriciler ve startup'lar için dünyadaki en cazip mekanizmalardan biri. Bu avantajlar Türkiye'yi aynı zamanda dünyanın en büyük kripto varlık pazarlarından biri haline getirdi." diye konuştu.
TÜRKİYE'NİN EGEMEN YAPAY ZEKA STRATEJİSİ
Küresel ölçekte tartışılan "Egemen Yapay Zeka" ve büyük dil modellerine erişim konusunda Türkiye'nin stratejilerine de değinen Dağlıoğlu, şunları kaydetti:
"Egemen yapay zeka vizyonu, yakın zamanda açıkladığımız yol haritamızın en önemli maddelerinden biri. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza bağlı enstitülerimiz vasıtasıyla kendi yerli büyük dil modelimiz olan BİLGE'yi geliştirdik. Bununla birlikte son kullanıcı senaryolarına yönelik dikey uygulamalar geliştiren yüzlerce yerli yapay zeka startup'ımız var. Tabii ki pazarımız küresel büyük teknoloji şirketlerine de açık ve yatırımları devam ediyor. Yapay zekanın ulus devletler için oluşturduğu küresel meydan okumalar ve regülasyon ihtiyaçları tüm dünyada felsefi ve varoluşsal düzeyde tartışılıyor. Ancak uygulayıcı tarafta Türkiye, egemen yapay zeka gündemini kararlılıkla sürdürecektir."
"E-TİCARET VE OYUN SEKTÖRÜ YAPAY ZEKAYLA ŞEKİLLENİYOR"
Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, yaygın yapay zeka uygulamalarının imalat, eğitim, mobilite ve özellikle yaşam bilimleri alanında büyük başarılar gösterdiğini belirterek, milyar dolarlık yerli girişimlerden "Insider One"ın da şirketler arası yapay zeka uygulamalarında küresel bir örnek olduğunu hatırlattı.
E-ticaret ve oyun sektöründeki büyümenin yapay zeka odağını dağıtıp dağıtmayacağına yönelik soruya ise Dağlıoğlu, "Aksine, bu sektörler yapay zeka devrimiyle yeniden şekilleniyor. Türkiye, 80 milyonu aşan nüfusuyla çok güçlü bir e-ticaret ekosistemi kurdu ve bu şirketler artık bölgesel birer ihracat platformuna dönüştü. Oyun sektöründe ise Türkiye, Avrupa'nın en büyük ikinci stüdyo ağına sahip ve online oyun alanında küresel liderler arasında yer alıyor. Bu şirketlerin tamamı yapay zeka araçlarını yeni oyun tasarımlarında ve operasyonlarında etkin şekilde kullanıyor. Dolayısıyla yapay zeka bu sektörler için bir tehdit değil, onların küresel rekabetçiliğini artıran en büyük itici güçtür." cevabını verdi.









Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…