NANOTERN için seri üretim tesisi açıldı: Tarımda su tüketimi yarı yarıya azalacak

Tarımda su kullanımında yüzde 50’ye kadar tasarruf ve verimde yüzde 25’e varan artış sağlayan yerli nanoteknoloji ürünü NANOTERN’in seri üretim tesisi İstanbul’da açıldı. Ürün, toprağın suyu daha uzun süre tutmasını sağlayarak sürdürülebilir üretime katkı sunuyor.

Giriş: 17.05.2026 - 14:31
Güncelleme: 17.05.2026 - 14:31
NANOTERN için seri üretim tesisi açıldı: Tarımda su tüketimi yarı yarıya azalacak

Sabancı Üniversitesi bünyesinde 15 yıl süren bilimsel çalışmaların ardından geliştirilen yerli nanoteknoloji ürünü NANOTERN, yıllık 3 bin ton kapasiteli tesiste seri üretime alındı. ANT Systems’in nano malzeme teknolojisi, tarımda su kıtlığı, verimlilik ve sürdürülebilir üretim başlıklarında çözüm sunarken, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretme hedefinin tarım alanındaki somut örneklerinden biri olarak öne çıktı.


TARIMDA SU VERİMLİLİĞİ İÇİN YERLİ NANOTEKNOLOJİ HAMLESİ

Tarımda su kullanımında yüzde 50’ye kadar tasarruf, verimde ise yüzde 25’e varan artış sağlayan yerli nanoteknoloji ürününün seri üretim tesisi hizmete açıldı.


Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi bünyesinde 15 yıl süren bilimsel çalışmaların ürünü olan ANT Systems’in nano malzeme teknolojisi, İstanbul’da kurulan yıllık 3 bin ton kapasiteli yerli üretim tesisinde seri üretime alındı.


Bu gelişme, akademiden sanayiye uzanan yüksek teknoloji odaklı üretim süreçleri açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.


NANOTERN için seri üretim tesisi açıldı: Tarımda su tüketimi yarı yarıya azalacak

NANOTERN TOPRAĞIN SU TUTMA KAPASİTESİNİ ARTIRIYOR

Şirketin amiral ürünü NANOTERN, toprağın suyu daha uzun süre tutmasını ve bitkinin ihtiyaç duyduğu anda kontrollü şekilde geri vermesini sağlayan biyobozunur bir nano malzeme olarak tanımlanıyor.


Kendi ağırlığının 1800 katına kadar suyu tutabilen teknoloji, tarımda sulama suyu tüketimini yüzde 50’ye kadar azaltıyor.


Ürün aynı zamanda tarımsal verimliliği yüzde 25’e kadar artırırken, gübre ve tarımsal girdilerin etkinliğini yükselterek üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlıyor.


TÜRK TEKNOLOJİSİ BEŞ KITADA KULLANILIYOR

NANOTERN, Türkiye’nin yanı sıra ABD, Güney Amerika, Körfez ülkeleri ve Afrika’da aktif olarak kullanılıyor.


Teknolojinin patent portföyünün küresel hakları Türkiye’de bulunuyor.


Bu yönüyle NANOTERN, yalnızca yerli üretim kapasitesiyle değil, uluslararası kullanımı ve patent haklarının Türkiye’de bulunmasıyla da dikkat çekiyor.


AKADEMİDEN SANAYİYE GEÇİŞTE BAŞARI ÖRNEĞİ

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanı Ahmet Antalyalı, açılış töreninde yaptığı konuşmada, girişimin Türkiye’nin yüksek teknoloji üretme hedefinin tarım alanındaki somut örneklerinden biri olduğunu söyledi.


Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici de söz konusu girişimlerin arkasında güçlü bir vizyon ve uzun yıllara dayanan yoğun bir emeğin bulunduğunu belirtti.


Leblebici, Sakıp Sabancı’nın desteğinin ve üniversitenin bu anlayışla kurulmasının sürece önemli katkı sağladığını kaydederek, dünyanın farklı kriz dönemlerinden geçmesine rağmen teknoloji üzerindeki çalışmalarını sürdürdüklerini aktardı.


SUYU KULLANAN DEĞİL, YÖNETEN SİSTEM

ANT Systems Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Can Yurdakul, toprağın yalnızca savaşla değil, su kıtlığı, verimsizlik ve yanlış üretim modelleri nedeniyle de kaybedilebileceğine işaret etti.


Yurdakul, “Artık dünyanın en büyük meselelerinden biri enerji, su ve tarım. Tarım sektörü, dünya tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70’ini kullanıyor. Bu nedenle geleceğin en kritik sorularından biri, mevcut kaynaklarla nasıl daha sürdürülebilir üretim yapılacağı. ANT Systems’in hikayesi de tam olarak bu sorudan doğdu. Bu teknoloji dünyada büyük ölçüde AR-GE aşamasında. Türkiye, sahada doğrulanmış endüstriyel ölçekte üreten birkaç ülkeden biri. Mesele artık daha fazla üretmek değil, sınırlı kaynaklarla daha akıllı üretmek. Biz suyu kullanan değil, suyu yöneten bir sistem kurduk. Bugün ABD’den Afrika’ya beş kıtada sahada olan bir Türk teknolojisinden söz ediyoruz. Hedefimiz, ANT Systems’i Türkiye’den çıkan bir teknoloji şirketi olmanın ötesine taşıyarak küresel ölçekte standart belirleyen bir yapıya dönüştürmek. Tarımın geleceği bu topraklarda yazılan bir bilgiyle şekillenecek.” ifadelerini kullandı.


SU STRESİNE KARŞI TEKNOLOJİ VURGUSU

Açılış konuşmalarının ardından değerlendirmelerde bulunan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, tarım sektöründe çalışanların yaş ortalamasının yükseldiğine dikkati çekti.


Gençlerin bu alana ilgisini artırmak için tarımda teknoloji kullanımının kritik olduğunu belirten Kirişci, nanoteknoloji dahil her düzeyde teknolojik entegrasyonun sektörü gençler için daha cazip hale getireceğini söyledi.


Kirişci, “Burada özelde bir değerlendirme yapacak olursak, su zengini bir ülke olmadığımızı belirtmek gerek. Su stresi altında olduğundan artık kimsenin kuşkusu olmayan bir ülkede suyu en etkin ve verimli şekilde kullanmamız gerekir.” uyarısında bulundu.


BİLİME DAYALI GİRİŞİMLERİN ÖNEMİ ARTIYOR

Kirişci, suyun temel girdi olduğu üretim modelleri üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirterek, suyun verimli ve kayıpsız kullanılması için teknolojik çözümlerin kritik önem taşıdığını söyledi.


Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı ve ANT Systems yatırımcısı Güler Sabancı da dünyada ve Türkiye’de iklim kriziyle birlikte su stresinin giderek daha görünür hale geldiğini ifade etti.


Sabancı, yıllara göre değişen kurak ve yağışlı dönemlerin bu gerçeği değiştirmediğini belirterek, “İklim kriziyle ilgili, büyük afetlerle ilgili yaşayacağımız ve yaşamakta olduğumuz su stresiyle ilgili güveneceğimiz tek şey gelecek için teknoloji, bilime dayalı yapılan bu araştırmalar ve araştırma sonunda çıkan başarılı girişimler. Tek, dünyanın da güvendiği, beklediği de bu.” değerlendirmesinde bulundu.


LABORATUVARDAN ÜRETİM TESİSİNE UZANAN SÜREÇ

Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi’nde 2007’den bu yana desteklenen girişimcilik ve teknoloji odaklı çalışmaların yaklaşık 15 yıllık birikimle küresel sorunlara çözüm üretme hedefiyle somut sonuçlara dönüştüğünü vurguladı.


Girişimcilerin katkısıyla bu sürecin bir parçası olmaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Sabancı, laboratuvar aşamasının ötesine geçilerek ilk üretim tesisinin hayata geçirildiğini belirtti.


Sabancı, iklim kriziyle mücadelede bu tür girişimlerin belirleyici olacağını ifade etti.


NANOTEKNOLOJİ ÜRÜNLER DAHA ETKİN SONUÇ VERİYOR

ANT Systems Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO’su Prof. Dr. Yusuf Ziya Menceloğlu, sürdürülebilirlik kavramının yaklaşık 15 yıl önce öne çıkmaya başladığını hatırlattı.


Menceloğlu, hızlanan nüfus artışının kaynak tüketimini yükselttiğini, karbon salımlarını artırarak küresel ısınmayı tetiklediğini ve bunun da su kıtlığına yol açtığını söyledi.


Menceloğlu, “Tarımda aslında hem su krizi hem ilaç krizi, özellikle pestisit problemi hem de hasat sonrası depolama problemleri mevcut. Şu an Türkiye gayrisafi milli hasılasının neredeyse yüzde 5’i kadar gıda kaybımız var. Gıda korunması da, hasat sonrası koruma da çok önemli. Biz bu sektörlerde bu amaçla geliştirdiğimiz nanoteknoloji ürünlerimiz var. Bunların nano olmasının nedeni şu, daha az malzeme ile daha etkin sonuçlar alabiliyorsunuz. O yüzden de bunun etkinliğinin yüksek olması nedeniyle de kabul görüyor.” ifadelerini kullandı.


ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ HEDEFİ

ANT Systems şirket ortağı ve Dış İlişkiler Başkanı Ömer Faruk Tanrıverdi de yazılı açıklamasında, teknolojinin uluslararası açılımının küresel gündemle örtüştüğünü belirtti.


Tanrıverdi, ANT Systems’i uluslararası kurumlar, hükümetler ve sektör paydaşlarıyla kurulacak uzun vadeli işbirlikleri üzerinden konumlandırmayı hedeflediklerini söyledi.


Bu hedef, yerli nanoteknoloji ürününün yalnızca Türkiye’de değil, küresel tarım teknolojileri alanında da daha güçlü bir konuma taşınmasını amaçlıyor.


NANOTERN için seri üretim tesisi açıldı: Tarımda su tüketimi yarı yarıya azalacak

SERİ ÜRETİM TESİSİ FABRİKA GEZİSİYLE TANITILDI

Açılış töreni, protokol konuşmalarının ardından gerçekleştirilen fabrika gezisiyle sona erdi.


Yıllık 3 bin ton kapasiteli tesis, Türkiye’de geliştirilen nanoteknoloji tabanlı tarım ürününün endüstriyel ölçekte üretime alınmasını sağladı.


NANOTERN’in seri üretime geçmesiyle, tarımda su verimliliği, verim artışı, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve sürdürülebilir üretim hedefleri açısından yeni bir dönemin kapısı aralandı.