Kırtasiyeciler eğitim yılına ‘güvenli ve çevreci’ ürünlerle hazır
Kırtasiye sektörü, yeni öğretim yılına hazır. Yaklaşık 20 milyon öğrencinin ders başı yapacağı öğretim yılında sektörün önceliği güvenli ve geri dönüştürülebilir ürünler olacak. Velilerin alışverişte fiyatın yanı sıra ürünün üzerindeki üretici veya ithalatçının açık adı ve adresine, marka ve model bilgileri ile Türkçe uyarılara dikkat etmesi öneriliyor.

2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kaldı. Türkiye genelinde yaklaşık 20 milyon öğrencinin ders başı yapması beklenirken, kırtasiye sektörü de canlandı. Sektörde güvenli ve geri dönüştürülebilir ürünlere talebin artacağı düşünülürken, bu dönemde yıllık satıştan yüzde 40 daha fazla satış yapılması bekleniyor. Bu yıl bir okul çantası maliyetinin ise ortalama 2 bin 500 TL olacağı tahmin ediliyor.
DEFTER KAĞIT ÜRÜNLERİ YERLİ
Hem üretim hem ithalat açısından geniş bir yelpazeye sahip olan Türk kırtasiye sektörü, özellikle defter, kağıt ürünleri, bazı yazı gereçleri ve yardımcı ürün grubunda yerli damgasını daha çok ön plana çıkarıyor. Sektör temsilcileri, tüketicilerin yerli ürün tercihinin yıldan yıla arttığına dikkat çekiyor. Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, kırtasiye sektörünün durumunu, “Yerli tercihlerde özellikle fiyat, kalite, ürün güvenliği, tasarım ve kullanım ömrü de satın alma kararında belirleyici oluyor. Dolayısıyla yerli ürünlerin pazardaki payını artırmak için yalnızca üretim kapasitesinin değil, rekabetçilik, markalaşma ve tasarım kabiliyetinin de güçlendirilmesi gerekiyor” diye özetledi.

YENİ NESİL KIRTASİYECİLİK
Yeni sezonda kırtasiyecilik anlayışında da birtakım yenilikler bekleniyor. İstanbul Defter ve Kırtasiye Malzemeleri İmalcileri ve Satıcı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Genel Sekreteri Furkan Koşar, bu yıl tüketicilerin satın alma tercihlerinde bilinçli bir kırılma gözlendiğini ifade etti. Doğal ürünlere talebin geçen yıla oranla yüzde 50 arttığına dikkat çeken Koşar, aynı zamanda kırtasiye sektörünün de bir dönüşüm geçirdiğini belirtti. Koşar, “Sektör aktörleri, marketlerin standart ve tek tip ürün yelpazesinden ayrışmak adına ‘deneyim odaklı kırtasiye’ konseptine geçiş yaptı. Mağazalarda organik ve sürdürülebilir ürün köşeleri açıldı. Velilerin okul listelerini tek seferde güvenle ve sıra beklemeden tamamlayabileceği ‘okul listesi teslim paketleri’ ile e-ticaret entegrasyon hazırlıkları tamamlandı” diye konuştu.
GÜVENSİZ ÜRÜNDE TARİHİ AZALMA
İstanbul Defter ve Kırtasiye Malzemeleri İmalcileri ve Satıcı Esnaf ve Sanatkarlar Odası’ndan alınan bilgilere göre Ticaret Bakanlığı’nın eş zamanlı yürüttüğü sıkı denetimler, okul çevrelerindeki baskınlar ve Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden yapılan anlık ifşalar sayesinde merdiven altı, markasız ve taklit ürünlerin piyasadaki varlığı en düşük seviyelerine geriledi. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü’nün laboratuvar test verilerine göre; 2010’lu yılların başında kırtasiye ürünlerindeki güvensiz ürün oranı yüzde 30’lar seviyesindeyken, son yıllarda uygulanan tavizsiz denetimler neticesinde bu oran yüzde 1’in altına kadar düşürüldü. Tüketicinin bu hassasiyeti, üreticilerin yatırım tercihlerini de şekillendiriyor. Üreticiler ürün güvenliği, mevzuata uygunluk, malzeme kalitesi ve sürdürülebilirlik konusunda da yatırımlarını artırıyor.
GEÇEN YILA GÖRE YÜZDE 25 ARTIŞ
Bir öğrencinin okul çantasını temel kırtasiye ve okul ihtiyaçlarıyla birlikte doldurmanın maliyeti, ürünlerin marka ve kalite tercihine göre değişiyor. Ancak sektör mensuplarından alınan bilgilere göre ortalama bir alışveriş sepeti üzerinden bakıldığında bu yıl bir okul çantasının 2 bin 500 TL’ye mal olması bekleniyor. Bu da geçen yıla göre ortalama yüzde 25 bir maliyet artışı anlamına geliyor. Okul çantasındaki en büyük maliyet kalemini çanta ve suluk oluştu-rurken, tüketicilerin cüzdanına en az yük olan kırtasiye ürünü ise kalem olarak dikkat çekiyor.

KİMLİKSİZ ÜRÜN ALINMAMALI
İstanbul Defter ve Kırtasiye Malzemeleri İmalcileri ve Satıcı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Genel Sekreteri Furkan Koşar: Çocuklar ve veliler bazen ürünün dış görünüşüne bakarak alım kararı verebiliyor. Ancak satın alınan her üründe mutlaka CE, TSE ve özellikle oyuncak/oyun hamuru standardı olan EN 71 damgalarının bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli. Ambalaj üzerindeki üreticiye veya ithalatçıya ait kimlik bilgileri mutlaka kontrol edilmeli. Plastik matara ve çanta alınacaksa fitalat riskine karşı yumuşak plastikler yerine, sert ve şeffaf malzemeden üretilmiş olanları tercih edilmeli. Oyun hamuru alırken yerli üretim undan yapılmış ve renklendirici olarak sadece zararsız gıda boyası kullanılmış ürünler seçilmeli. İstanbul Kırtasiyeciler Odası’nın öncülüğünde, kalitesiz ürün satış noktalarına karşı ‘Güvenli Satış Noktası’ projesi hayata geçirildi. Dükkân camında Oda’ya ait perakende satış afişi ve ‘Güvenli Satış Noktası’ ibaresi bulunan tüm kitap-kırtasiye işletmeleri denetim altında. Bu noktalarda kanserojen madde içeren ürün barındırılmaz. Tüketiciler bu noktalardan güvenle alışveriş yapabilir.
İDARİ YAPTIRIMLAR ARTIYOR
Kırtasiye sezonu için Ticaret Bakanlığı da denetimleri artırdı. Bakanlık, yalnızca 10-14 Ağustos tarihleri arasında 81 ilde 3 bin 612 işletmede yaklaşık 480 bin ürünü inceledi ve 367 işletmeye idari yaptırım uyguladı. Bakanlık, 2025 yılında da tüketici ürünlerine yönelik denetimlerinde 1.071 firmayı denetlemiş, 2 bin 32 parti ürün kontrol edilmiş ve uygunsuz ürün arz eden firmalara toplam 24.2 milyon TL idari para cezası uygulanmıştı.

VELİLER PLANLI ALIŞVERİŞ YAPACAK
Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci: Okulların açılmasıyla birlikte kırtasiye sektöründe yılın en hareketli dönemine giriyoruz. Eğitim sezonu, sektörümüzün toplam cirosu açısından belirleyici bir dönem. Bu yıl velilerin artan maliyetler nedeniyle daha planlı ve ihtiyaç odaklı alışveriş yapacağını düşünüyoruz. Buna karşın okul sezonunun başlamasıyla satışlarda yaz aylarına kıyasla belirgin bir hareketlilik bekliyoruz. Tüketicinin bütçesini korumaya çalıştığı bir dönemde sektör olarak bizim önceliğimiz, kaliteli, güvenli ve erişilebilir ürünleri tüketiciyle buluşturmak. Bir ürünün üzerinde ‘doğal’, ‘organik’ veya ‘çevre dostu’ yazması tek başına yeterli değil.
Tüketicinin bu tür iddiaların gerçekten hangi kriterlere dayandığını sorgulaması gerekiyor. Bizim açımızdan yeni sezonun temel başlıkları; güvenli ürün, doğru bilgilendirme, kaliteli üretim ve tüketicinin bütçesine uygun seçenekler sunmak. Bu dört başlığı birlikte ele almak zorundayız. Veliler tüm ürünleri aynı anda ve en yüksek fiyatlı seçeneklerden almak zorunda değil. İhtiyaç listesi belirlemek, güvenlik ve kalite özelliklerine bakmak ve fiyat karşılaştırması yapmak, aile bütçesinin korunmasına yardımcı olacak. Tüketici yalnızca ürünün fiyatına bakarak karar vermemeli. Ürünün üzerinde üretici veya ithalatçının açık adı ve adresinin, marka ve model bilgilerinin ve gerekli Türkçe uyarıların bulunması önemli. Oyuncak niteliğindeki kırtasiye ürünlerinde yaş uyarıları ve CE işareti de mutlaka kontrol edilmeli. Güvenli ürün hem sektörümüzün hem de tüketicinin ortak sorumluluğu.
