Cuma31 Temmuz 202611:44İSTPİYASAAÇIK
OSMAN ARIOĞLU
OSMAN ARIOĞLU

Kanuni faiz reeskonta bağlanıyor

00:00 / 00:00

Hukukta bazen teknik gibi görünen düzenlemeler, günlük hayatı doğrudan etkileyen sonuçlar doğurur. Kanuni faiz de bunlardan biridir. Bir alacağın geç ödenmesi, bir tazminatın yıllar sonra tahsil edilmesi ya da mahkeme kararına konu olan bir borcun hangi faiz üzerinden hesaplanacağı, milyonlarca liralık uyuşmazlıklarda tarafların ekonomik dengesini değiştirebilir.


TBMM'de kabul edilen düzenleme, işte bu nedenle yalnızca faiz oranını değiştiren teknik bir kanun hükmü ve Anayasa Mahkemesi Kararının bir gereği olarak görülmemelidir. Düzenleme, yüksek enflasyon dönemlerinde alacaklının uğradığı değer kaybını telafi etmeyi amaçlayan yeni bir sistem kuruyor.

DÜZENLEMENİN ÇIKIŞ NOKTASI ANAYASA MAHKEMESİ

Aslında bu değişikliğin mimarı yasama organından önce Anayasa Mahkemesi oldu. Mahkeme, 22 Temmuz 2025 tarihli kararıyla sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkilerinde uygulanan kanuni faizin, paranın zaman içinde uğradığı değer kaybını karşılamadığına dikkat çekti. Daha da önemlisi, hukuk sisteminde alacaklının bu reel kaybını giderebilecek etkili bir mekanizmanın bulunmadığını belirterek, mevcut düzenlemeyi mülkiyet hakkına aykırı buldu.
Bu karar, yalnızca teknik bir iptal kararı değil; enflasyon gerçeğinin hukuk düzeni üzerindeki etkisini ortaya koyan önemli bir tespitti. Çünkü yüksek enflasyon ortamında yıllarca süren davaların sonunda tahsil edilen alacaklar, çoğu zaman ekonomik değerinin önemli bir bölümünü kaybetmiş oluyordu.

REESKONT FAİZİ YENİ REFERANS OLUYOR

Yeni düzenlemeyle sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse uygulanacak kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont faiz oranının yüzde 80’i olarak belirlendi. Bunun yanında yıl içinde reeskont oranında beş puan veya daha fazla değişiklik meydana gelmesi halinde, yılın ikinci yarısında uygulanacak faiz de otomatik olarak güncellenecek. 

TCMB verilerine göre 31 Aralık 2025 tarihinde geçerli reeskont faiz oranının yüzde 38.75 olduğunu ve 30 Haziran itibarıyla da aynı oranın geçerli olduğunu dikkate alarak, kanunun yayımı ile beraber uygulanacak kanuni faiz oranının yüzde 31 olacağını belirtelim.  

GEREKÇE DOĞRU, AÇIKLAMA EKSİK

Kanun teklifinin gerekçesi incelendiğinde, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına uyum sağlanmasının temel amaç olduğu açıkça görülüyor. Ayrıca alacaklı ile borçlu arasında adil bir denge kurulmasının hedeflendiği de ifade ediliyor.
Neden reeskont faizi esas alındı? Neden politika faizi, ticari kredi faizleri veya enflasyon oranı değil? Daha önemlisi, neden reeskont faizinin tamamı değil yüzde 80’i tercih edildi şeklinde sorular sorulabilse de bize göre de reeskont faizinin kriter alınması isabetlidir. Zira yasal düzenlemelerle belirlenen oranların daha objektif kriterlere bağlanması doğrudur. Bunu kamunun uyguladığı gecikme faizi veya tecil faizinde de görüyoruz.

DEĞERLENDİRME

Hiç kuşkusuz mevcut sistem, uzun süre değişmeyen sabit kanuni faiz uygulamasına göre önemli bir ilerleme niteliğinde. Kanuni faizin ekonomik göstergelere bağlanması, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde alacaklının korunmasına katkı sağlayacaktır.
Bununla birlikte yeni sistemin bütün sorunları çözeceğini söylemek de kolay değil. Reeskont faizi her zaman piyasa faizlerini veya enflasyonun gerçek etkisini birebir yansıtmayabilir. Ayrıca yüzde 80 katsayısının hangi ekonomik hesaplamaya dayandığını açıklamak kolay olmadığından, bu tercihin özellikle akademik çevrelerde tartışılması kaçınılmaz olacaktır.
Sonuç olarak TBMM, Anayasa Mahkemesi’nin işaret ettiği önemli bir soruna çözüm üretmiş bulunuyor. 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >