IBM ve ORNL’den füzyon yakıtı için kuantum hesaplama adımı
IBM, ORNL ve Cleveland Kliniği'nden araştırmacılar, kuantum merkezli süper bilgisayar mimarisiyle füzyon reaktörlerinde kullanılan FLiBe erimiş tuzunun moleküler yapısını hesapladı. Çalışma, trityum üretimi ve füzyon yakıt döngüsü için kritik malzemelerin daha doğru modellenmesine katkı sağlamayı hedefliyor.

Temiz enerji yatırımları ve nükleer füzyon projeleri hız kazanırken, ticari füzyon reaktörlerinin en kritik sorunlarından biri yakıt sürekliliği olarak öne çıkıyor. Füzyon enerjisi sistemleri, doğada son derece sınırlı bulunan hidrojen izotopu trityuma ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle gelecekteki reaktörlerin, kendi trityum yakıtını üretebilecek erimiş tuz örtüsü mimarileriyle tasarlanması gerekiyor. Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı, Cleveland Kliniği ve IBM’den bilim insanları, kuantum merkezli süper bilgisayar yaklaşımıyla FLiBe adı verilen erimiş tuz karışımının moleküler konfigürasyonlarını atomik düzeyde hesaplamayı başardı.
FLIBE FÜZYON REAKTÖRLERİ İÇİN KRİTİK
Flor, lityum ve berilyum bileşiminden oluşan FLiBe, füzyon reaktörlerinde trityum üretimi için kullanılabilecek erimiş tuz örtüsü adayları arasında yer alıyor. Bu tür örtüler, reaktör içinde nötronlarla etkileşime girerek trityum üretimine katkı sağlayabilecek şekilde tasarlanıyor. Trityumun doğal kaynaklarının sınırlı olması, FLiBe gibi malzemelerin atomik ölçekte nasıl davrandığının anlaşılmasını daha önemli hale getiriyor. Araştırmacılar, bu malzemenin moleküler yapısını daha doğru hesaplayarak gelecekteki reaktör tasarımlarına veri sağlamayı amaçlıyor.
GENESIS MİSYONU KAPSAMINDA GELİŞTİRİLDİ
Çalışma, ABD Enerji Bakanlığı destekli Genesis Misyonu konsorsiyumu kapsamında yürütüldü. Konsorsiyumda yedi ulusal laboratuvar, dört üniversite ve üç endüstri ortağı yer alıyor. Proje, IBM’in kuantum işlem kapasitesini klasik yüksek performanslı bilgi işlem altyapılarıyla birleştirerek füzyon malzemelerinin araştırma süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, kuantum kimyası açısından karmaşık olan malzemelerin daha ayrıntılı biçimde modellenmesine imkan sağlıyor.
HIBRIT HESAPLAMA MODELİ KULLANILDI
Geleneksel bilgisayarlar, atom bağlarını ve elektron davranışlarını kuantum fiziği düzeyinde modellerken yüksek hesaplama yükü ve yaklaşık sonuçlarla karşılaşabiliyor. Araştırmacılar bu sorunu aşmak için kuantum ve klasik süper bilgisayarların birlikte çalıştığı hibrit bir hesaplama modeli kullandı. IBM’in kuantum donanımı, atom ölçekli etkileşimleri ve dokuz farklı moleküler konfigürasyonun elektronik yapısını hesapladı. Klasik yüksek performanslı bilgisayarlar ise kalan veri işleme ve makro hesaplama görevlerini tamamladı.
TRİTYUMLU VE TRİTYUMSUZ YAPILAR İNCELENDİ
Yeni yöntemle trityumlu ve trityumsuz FLiBe erimiş tuzunun moleküler yapıları analiz edildi. Araştırmacılar, bu verilerin trityumun erimiş tuzla atomik düzeyde nasıl etkileşime girdiğinin anlaşılmasına yardımcı olacağını belirtiyor. Bu etkileşimin daha iyi modellenmesi, füzyon reaktörlerinde yakıt üretim verimliliğinin artırılması açısından önem taşıyor. Elde edilen sonuçlar, trityum üretimi ve tutulumu gibi kritik süreçlerin daha güvenilir biçimde hesaplanmasına katkı sağlayabilir.
BİYOLOJİDEN MALZEME BİLİMİNE AKTARILDI
Projenin teknik altyapısı, daha önce tıp alanında büyük protein yapılarını simüle etmek için kullanılan algoritmik modellere dayanıyor. Cleveland Kliniği’nden baş yazar Dr. Kenneth Merz, biyolojik sistemlerin modellenmesinde geliştirilen yöntemleri malzeme bilimine taşıdıklarını belirtti. Merz’e göre bu yaklaşım, füzyon enerjisiyle ilgili malzemelerin daha yüksek doğruluk ve verimlilikle incelenmesini sağlıyor. Böylece biyoloji alanında kullanılan hesaplama teknikleri, enerji malzemelerinin tasarımında da kullanılmaya başlanıyor.

KUANTUM VE KLASİK SİSTEMLER BİRLEŞTİ
IBM Kuantum Merkezli Süper Bilgisayar Teknoloji Direktörü Jerry Chow, kuantum, yapay zeka ve klasik hesaplama yaklaşımlarının birlikte kullanılmasının tek başına hiçbir teknolojinin erişemeyeceği yeni yetenekler sağlayabileceğini ifade etti. Projede kullanılan hibrit model, karmaşık moleküler sistemlerin hesaplanmasında kuantum işlemcilerin ve klasik süper bilgisayarların tamamlayıcı rolünü ortaya koydu. Bir sonraki aşamada kuantum ve klasik işlemciler arasındaki veri aktarım gecikmelerinin azaltılması ve daha büyük moleküler sistemlerin modellenmesi hedefleniyor.
FÜZYON MALZEMELERİ İÇİN YENİ ARAÇ
Araştırmacılar, geliştirilen iş akışının yalnızca FLiBe için değil, gelecekte farklı füzyon reaktörü malzemelerinin tasarımı ve değerlendirilmesi için de kullanılabileceğini belirtiyor. Ticari füzyon hedefleri açısından reaktör malzemelerinin yüksek doğrulukla modellenmesi, test süreçlerini hızlandırabilir ve tasarım risklerini azaltabilir. ORNL, Cleveland Kliniği ve IBM’in çalışması, kuantum merkezli hesaplama yöntemlerinin enerji teknolojileri ve füzyon malzemeleri alanında nasıl kullanılabileceğini gösteren yeni bir örnek olarak öne çıkıyor.








Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…