Hürmüz'de trafik çöktü: Bir günde yüzde 80 azaldı
Hürmüz Boğazı’ndan geçen emtia gemilerinin sayısı pazartesi günü 10’dan 2’ye geriledi. Aynı bölgede bir ham petrol tankeri ile bir LPG taşıyıcısının saldırıya uğraması, Suudi Arabistan’ın artan Körfez sevkiyatları üzerindeki güvenlik riskini büyüttü.

Küresel petrol ticaretinin ana arterlerinden Hürmüz Boğazı’nda gemi hareketliliği yeniden zayıfladı. AIS verilerine yansıyan geçiş sayısı 10’dan 2’ye düşerken, tanker saldırıları ve artan Suudi sevkiyatları bölgedeki risk dengesini daha da hassas hale getirdi.
İKİ GEMİ GEÇİŞ YAPTI
Kpler’in ön verilerine göre pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan yalnızca iki emtia gemisinin geçtiği tespit edildi.
Bu sayı bir önceki gün 10 seviyesindeydi. Böylece takip sistemlerine yansıyan trafik bir günde yüzde 80 azaldı.
Ancak veriler, güvenlik gerekçesiyle AIS takip sistemlerini kapatarak seyreden gemileri kapsamıyor. Bu nedenle söz konusu rakam boğazdaki toplam gerçek trafiğin tamamını göstermiyor.
Savaş öncesinde Hürmüz’den günlük yaklaşık 125 büyük ticari gemi geçiyordu. Son dönemdeki güvenlik riskleri nedeniyle görünür trafik bunun çok altında seyrediyor.

PANAMA VE LİBERYA BAYRAKLI GEMİLER
Pazartesi günü tespit edilen iki gemiden biri Panama bayraklı Supramax tipi dökme yük gemisi, diğeri ise Liberya bayraklı bir dökme yük gemisi oldu.
Her iki geminin de boğaza rotası açık biçimde belirlenemeyen hareketlerle giriş yaptığı kaydedildi.
Bu tür “belirsiz rota” ve kapalı AIS hareketleri, bölgede artan güvenlik riskleri nedeniyle son aylarda daha sık görülüyor.
İKİ TANKER SALDIRIYA UĞRADI
Hürmüz’deki düşük trafik, yeni saldırılarla aynı döneme denk geldi.
Denizcilik güvenlik verilerine göre Isle of Man bayraklı LR Stephanie adlı ham petrol tankeri boğaza giriş sırasında kimliği belirlenemeyen bir mühimmatla vuruldu.
Saldırıda iki mürettebat hafif yaralanırken gemi kendi gücüyle seyrine devam etti.
Ayrıca Liberya bayraklı Al Maryah adlı LPG taşıyıcısı da bölgedeki başka bir saldırıda hedef alındı. Her iki geminin de çekici desteği almadan faaliyetlerini sürdürdüğü bildirildi.

SALDIRILAR SEVKİYAT RİSKİNİ ARTIRIYOR
Son saldırılar, Hürmüz üzerinden gerçekleştirilen petrol, LNG ve LPG taşımacılığında güvenlik maliyetlerini daha da artırıyor.
Bağımsız takip verileri son günlerde günlük geçişlerin tek haneli seviyelere kadar indiğini gösterirken, askeri kaynakların daha yüksek transit rakamları açıklaması dikkat çekiyor.
Bu farklılık, bazı gemilerin AIS cihazlarını kapatarak veya askeri koruma altında geçiş yapmasından kaynaklanabiliyor.
SUUDİ ARABİSTAN KÖRFEZ’E YÖNELDİ
Hürmüz’deki güvenlik riskinin yükseldiği dönemde Suudi Arabistan’ın boğaza olan operasyonel bağımlılığı da arttı.
Husilerin 13 Eylül’de Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı hedef alan saldırısının ardından Yanbu üzerinden yapılan bazı sevkiyatlar durdu.
Bunun üzerine Saudi Aramco, ihracatın daha büyük bölümünü ülkenin doğusundaki Ras Tanura ve Juaymah terminallerine yönlendirdi.

YAKLAŞIK 12 MİLYON VARİLLİK YÜKLEME
Kpler’in yük analiz verilerine göre 21 Eylül’de Ras Tanura ve Juaymah terminallerinde altı büyük ham petrol tankerine yaklaşık 12 milyon varil petrol yüklendi.
Bu gemilerin önemli bölümünün son günlerde Basra Körfezi’ne boş halde giriş yaptığı ve sonraki liman olarak Ras Tanura’yı bildirdiği belirtiliyor.
Suudi Arabistan’ın Körfez terminallerinden ihracatı hızlandırması, Kızıldeniz güzergahındaki kaybı telafi etmeye yönelik stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor.
Bir gün önce de Ras Tanura’da yedi VLCC’ye yaklaşık 14 milyon varil ham petrol yüklenmişti.
SUUDİ İHRACATI HÜRMÜZ’E KAYDI
Tanker takip verileri, Suudi Arabistan’ın Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği petrol ihracatının son haftalarda belirgin biçimde arttığını gösteriyor.
Eylül ayında boğaz üzerinden günlük ortalama yaklaşık 2,9 milyon varil Suudi petrolü taşınırken ağustos ayında bu miktar yaklaşık 700 bin varil seviyesindeydi.
Suudi Arabistan’ın Körfez terminallerindeki toplam yüklemeleri de 12 Eylül’den bu yana günlük ortalama 3,7 milyon varile ulaştı.
OPERASYONEL RİSK TOLERANSI YÜKSELDİ
Kpler, Kızıldeniz’e uzanan boru hattının devre dışı kalmasının Suudi petrol sevkiyatlarında daha fazla yeniden yönlendirme ihtiyacı yarattığını değerlendiriyor.
Bunun sonucu olarak şirketler daha yüksek güvenlik ve operasyon riskini kabul ederek Hürmüz üzerinden taşıma faaliyetlerini artırıyor.
Ancak bazı tankerlerin alışılmadık hareketlerinin boru hattı saldırısından haftalar önce başlamış olması, mevcut sevkiyat yapısının yalnızca son saldırıyla açıklanamayacağını gösteriyor.
“KARANLIK” TRANSFERLER DİKKAT ÇEKİYOR
Ras Tanura’ya yönelen altı büyük tankerin üçünde son altı hafta içinde AIS sisteminin kapalı olduğu gemiden gemiye transferler veya liman ziyaretleri tespit edildi.
Bu hareketlerin bir bölümünün uydu görüntüleriyle doğrulandığı belirtiliyor.
Gemilerin takip sistemlerini kapatması veya açık rota bildirmemesi, saldırı riskinin arttığı bölgelerde güvenlik amacıyla tercih edilebiliyor ancak aynı zamanda gerçek trafik miktarının izlenmesini de zorlaştırıyor.
SUUDİ PETROLÜ İÇİN ÇİFTE RİSK
Suudi Arabistan açısından mevcut tablo iki yönlü bir risk yaratıyor.
Batıdaki Kızıldeniz güzergahı Doğu-Batı boru hattına yönelik saldırılar nedeniyle sekteye uğrarken, doğudaki Hürmüz güzergahında da tanker saldırıları ve çok düşük görünür gemi trafiği devam ediyor.
Buna karşın Suudi Aramco sevkiyatlarını tamamen durdurmak yerine Körfez terminallerindeki yüklemeleri artırarak ihracatı sürdürmeye çalışıyor.
HÜRMÜZ'DE AKIŞ TAMAMEN DURMUŞ DEĞİL
Gemi trafiğindeki sert düşüşe rağmen Hürmüz üzerinden petrol sevkiyatının tamamen durduğu söylenemiyor.
Geçen hafta 22 tanker yaklaşık 42 milyon varil petrolle boğazdan çıkış yaparken, bunun önemli bölümünü Suudi Arabistan ve Irak kaynaklı yükler oluşturdu.
Bu nedenle piyasadaki temel risk, şu aşamada tam bir kapanmadan çok daha az sayıda geminin daha yüksek maliyet ve güvenlik riski altında geçiş yapması olarak öne çıkıyor.
TAŞIMACILIK MALİYETLERİ ARTIYOR
Hürmüz ve Kızıldeniz güzergahlarındaki eş zamanlı sorunlar tanker piyasasında da ciddi sıkışıklık yaratıyor.
Büyük ham petrol tankerlerinin günlük kiralama maliyetlerinin 1 milyon doların üzerine çıktığı, bunun taşınan petrolün varil başına maliyetine yaklaşık 26 dolar ekleyebildiği belirtiliyor.
Alternatif gemiden gemiye transfer yöntemlerinde ise taşıma maliyetinin varil başına 30 doların üzerine çıkabildiği hesaplanıyor.
PETROL PİYASASI HÜRMÜZ'Ü İZLİYOR
Hürmüz’deki gemi trafiğinin yeniden toparlanıp toparlanmayacağı önümüzdeki günlerde petrol piyasasının önemli göstergelerinden biri olacak.
Suudi Arabistan’ın Körfez terminallerinden yüksek hacimli sevkiyatlarını sürdürmesi arz tarafındaki baskıyı hafifletebilir.
Buna karşılık tanker saldırılarının devam etmesi, gemilerin boğazı kullanmaktan kaçınması veya sigorta ve navlun maliyetlerinin daha da yükselmesi küresel petrol akışında yeni darboğaz riskini artırabilir.
Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.