Halka arzda öncelik devlerin: Yatırımda seçicilik dönemi başladı
SPK'nın halka arz incelemelerinde dev şirketlere ve kamu iştiraklerine öncelik tanıyan kararıyla sermaye piyasalarında yeni bir süreç başladı. 15 milyar TL üzeri arzlar ve yabancı tahsisatıyla piyasaya ivme kazandırılması hedeflenirken, uzmanlar düzenlemenin borsadaki dengelere olası etkilerini İstanbul Ticaret'e yorumladı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), halka arz başvuru süreçlerinde köklü bir değişikliğe giderek stratejik nitelikteki şirketlere inceleme ve onay sürecinde doğrudan öncelik tanınmasını kararlaştırdı. Kurulun yayımladığı ilke kararıyla; sırada bekleyen şirketlerin mevcut başvuru sırasına bakılmaksızın, belirlenen üç temel kriterden en az birini sağlayan ortaklıkların halka açılma talepleri istemeleri halinde öne çekilebilecek.
Yeni düzenleme kapsamında; halka arz edilecek paylarının piyasa değeri 15 milyar liranın üzerinde olan ve asgari yüzde 50’sini yurt dışı yatırımcılara tahsis eden büyük ölçekli şirketler, yönetim hakimiyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı veya Türkiye Varlık Fonu gibi kamu kurumlarında bulunan iştirakler ile merkezinin ve hasılatının yarısından fazlasının bulunduğu ilde borsaya kote olacak ilk şirket unvanını taşıyan sanayi ve üretim odaklı yapıların talepleri, bekleme listesine tabi olmadan öncelikli olarak sonuçlandırılacak.
Yılın ilk 8 ayında 34 şirketin ulaştığı 83.8 milyar liralık ihraçla halka arz büyüklüğünde tarihi rekorlar yakalanırken, bir yandan da yüksek faiz ve alternatif getirilerin etkisiyle piyasada seçiciliğin arttığı bir dönemden geçiliyor. SPK'nın devreye aldığı bu yeni öncelik mekanizmasıyla finansal yapısı güçlü büyük ölçekli ortaklıkların ve kamu varlıklarının sermaye piyasalarına kazandırılması hedefleniyor. Bu adımın Borsa İstanbul'a beklenen taze kaynak ve yabancı ilgisini ne ölçüde getireceği ile yatırımcı talebini nasıl şekillendireceğinde ise halka açılacak şirketlerin yapısının yanı sıra genel risk iştahı, faiz seyri ve makroekonomik görünümün belirleyici olacağı ifade ediliyor.
PİYASANIN GENEL İŞHATI BELİRLEYİCİ OLACAK
SPK'nın getirdiği öncelik mekanizmasında şirketlerin üç şarttan en az birini sağlaması ve öncelik talep etmesi gerektiğini belirten Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, düzenlemeyi değerlendirdi.

Düzenlemenin borsa üzerindeki olası etkisinin dönemsel koşullara bağlı olduğunu vurgulayan Bal, şu analizi yaptı: “Sadece bu düzenlemenin borsa için destekleyici olacağını ya da baskılayıcı olacağını söylemek açıkçası biraz zor. Halka arzların yapıldığı dönem, o dönemdeki halka arz yoğunluğu ve borsadaki genel iştah gibi birçok kavrama bakmak lazım. Geçtiğimiz temmuz ayında küresel çapta risk iştahının düşük olduğu, jeopolitik risklerin ve petrol fiyatlarında artışın yeniden ön planda olduğu ve yurt içinde alım iştahının görece düşük seyrettiği bir dönemdi. Ek olarak faizlerin yüksekliği; mevduatın, para piyasası fonlarının cazibesini artırırken borsaya ilgi zayıftı. Keza yabancı ilgisi de temmuzda zayıftı. Böyle bir dönemde yoğun halka arzların olması, borsaya para girişinin olmadığı bir süreçte mevcut içerideki paranın ve hisse satışlarının bu halka arzlara yönelmesine ve borsanın bir miktar baskılanmasına yol açabiliyor. Ama borsaya yönelik ilginin güçlü olduğu, para girişinin bulunduğu dönemlerde ise bu tarz halka arzların borsa üzerinde baskılayıcı bir etkisini görmüyoruz.”
15 MİLYAR LİRA CİDDİ BİR BÜYÜKLÜK
Halka arzların sermaye piyasalarının derinleşmesi ve şirketlerin yatırımlarını finanse etmesi açısından temel bir kazanım olduğunu hatırlatan Bal, 15 milyar liralık büyüklük kriterine ilişkin şöyle devam etti:
“Burada özellikle fiili dolaşımın 15 milyar TL'nin üzerinde olması şirketin büyük bir şirket olması anlamına gelir. Çünkü çok büyük bir kısmı halka açılmıyorsa ve pahalı bir fiyat bulunmadıysa 15 milyar TL'lik bir halka arz ciddi bir büyüklük. Yakın zamandaki en büyük halka arzlardan biri Şara Enerji'ydi ve o da 6 küsur milyar TL'ydi. Uzun zamandır bu kadar büyük bir halka arz görmedik. Dolayısıyla bu çok büyük bir şirketin halka arzı olur. Büyük bir şirketin halka arz edilmesinin sadece dışarıdan para girişiyle karşılanması kısa vadede zor olabilir ve borsada kısa vadeli bir baskılanma yaratabilir. Ancak uzun vadede böyle büyük şirketlerin halka açılmış olması, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının derinliği açısından elbette olumlu olacaktır.”
Büyük montanlı halka arzların tek başına piyasaya taze para çekeceği beklentisinin doğru olmadığını belirten Bal, “Büyük bir halka arz var diye borsaya doğrudan para girişinden ziyade, borsadaki konjonktür eğer güçlüyse, bir trend varsa evet, böyle bir halka arz para girişine sebep olur. Ama borsada görünüm zayıfsa, yeni bir para girişinden ziyade alternatif getiriler kuvvetliyse -temmuzda olduğu gibi- halka arzlar eldeki mevcut hisselerin satımı yoluyla da karşılanabilir” değerlendirmesinde bulundu.
YATIRIMDA SEÇİCİLİK
Geçmiş yıllardaki kontrolsüz halka arz ilgisinin geride kaldığını ve yatırımcının artık şirket dinamiklerine baktığını söyleyen Bal, “Halka arzlardaki seçicilik durumunun önümüzdeki süreçte de devam edeceğini düşünüyorum. SPK'nın bu öncelik adımı bunu değiştirecek bir durum değil. Zaten biraz da böyle olmalı; çünkü her halka arz edilen şirket eşit derecede ilgi görmek zorunda değil. Şirketin kârlılığı, sektörü ve halka arzın nasıl yapıldığı önemli. Bir şirketin yüzde 80 oranında sermaye artırımı yoluyla halka arza gitmesiyle, yüzde 30 oranında sermaye artırımı yoluyla gitmesi dahi yatırımcı ilgisini belirlemeli. Çünkü ilk durumda gelirin yüzde 80'i şirketin kasasına girerken, ikinci durumda sadece yüzde 30'u giriyor. İki üç sene önceki o 'halka arz çılgınlığı' zaten bizim görmeyi arzuladığımız bir durumdan öte absürt bir durumdu. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte şirketin niteliğine bakılmaksızın toptan bir ilgi oluşmasını beklemem” dedi.
Düzenlemenin piyasa dinamiklerini tek başına değiştiremeyeceğini, genel makroekonomik görünümün belirleyici olacağını kaydeden Bal, sözlerini şöyle tamamladı:
“Büyük şirketlerin halka açılması hususunda süreçleri biraz daha hızlandırabilmesi ve kolaylaştırabilmesi açısından bu adımı olumlu görüyorum. Ancak bu adımlar halka arza ve borsaya olan ilgiyi, borsadaki trendleri tek başına etkileyebilecek bir durumdan ziyade bir düzenleme mahiyetindedir. Önümüzdeki süreçte, özellikle faiz indirimlerine tekrar dönebilirsek, dezenflasyon süreciyle birlikte borsaya olan ilginin tekrardan artmasını, para girişlerinin ve daha güçlü trendlerin oluşmasını bekliyoruz. Borsada alım iştahının arttığı bir dönemde halka arzlar da bundan faydalanacak.”
İLK ŞİRKET DİĞERLERİNİN ÖNÜNÜ AÇACAK
SPK'nın getirdiği öncelik kriterlerinin Borsa İstanbul'a yansımasının olumlu olacağını belirten İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, sürecin piyasaya etkisini şöyle değerlendirdi:
“İlk etapta bu düzenlemenin borsaya etkisinin olumlu olacağını düşünen noktadayım. Özellikle bu olumlu etkiyi şartları sağlayan şirketlerin halka arzları gerçekleştikçe göreceğiz. Bu arzlar gerçekleşene kadar Borsa İstanbul tarafı hem iç hem de dış dinamikleri fiyatlamaya devam edecektir. Özellikle bu şartları kullanarak ilk halka arz olacak şirket, zamanla diğer büyük şirketlerin de halka arz yolunda önünü açacaktır veya örnek olacaktır diyebiliriz. Aslında buradaki en kritik nokta; bu tarz şirketlerin halka arz olmasının hem borsaya olan ilginin daha da artmasını hem sıcak para girmesini sağlayacağını hem de yabancı yatırımcının ilgisini bu tarafa çevireceğini düşünüyorum.”

YENİ PARA GİRİŞİ SAĞLAYACAK
Düzenlemedeki üç koşulu anımsatan Altunsaray, özellikle 15 milyar liralık piyasa değeri ve yurt dışı yatırımcı tahsisatını içeren maddeye dikkat çekerek şunları söyledi:
“Şartlar kısmını incelediğimizde; şirketin merkezinin ve hasılatının yüzde 50'sinden fazlasını elde ettiği üretim tesisi veya ofisinin bulunduğu şehirde borsada işlem görecek ilk ortaklık olması, yönetim hakimiyetine Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Varlık Fonu ya da kamu kurumlarının sahip bulunması ve payların piyasa değerinin 15 milyar TL'den fazla olup asgari yüzde 50 yabancı tahsisatı öngörülmesi kriterleri yer alıyor. Buradaki üçüncü maddeye baktığımızda; hem şirket olarak sağlam ve büyük şirketlerin gelmesi hem de payların yurt dışı yatırımcı grubuna tahsis edilecek olması, borsaya yeni para ve yeni yabancı yatırımcıların giriş yapmasını sağlayacak."
BÜYÜK ŞİRKETLERLE REKOR TALEPLER GÖRÜLEBİLİR
Piyasadaki mevcut yatırımcı doygunluğunun nedenlerine değinen ve güçlü şirketlerin bu tabloyu tersine çevirebileceğini ifade eden Altunsaray, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu durum aslında halka arzlarda doygunluk yaşayan yatırımcıların güçlü şirketler ile ilgisinin artmasına sebep olacaktır. Şu anki doygunluk; hisse yatırımcılarının halka arz olan şirketlerin bilanço yapısını veya halka arzdan elde edilen gelirin kullanılacağı yerleri beğenmemesinden kaynaklanıyor diyebiliriz. Fakat büyük şirketler halka arz olduğu zaman, daha önce de gördüğümüz gibi rekor talepler ile karşılaşma ihtimalimizin olduğunu düşünüyorum."

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.