Cuma11 Eylül 202611:38İSTPİYASAAÇIK

Güven, vefa ve sorumluluk korumamız gereken değerlerimiz

İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, Oda’nın eylül ayı Meclis Toplantısı’nı açarken yaptığı konuşmada güvenin önemine vurgu yaptı.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Güven, vefa ve sorumluluk korumamız gereken değerlerimiz

İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, Oda’nın eylül ayı Meclis Toplantısı’nı açarken yaptığı konuşmada güvenin önemine dikkat çekti.

“İTO’da 21’inci çalışma döneminin sonlarına doğru gerek ticari hayatta gerekse insani münasebetlerimizde çok önemli olduğuna inandığım üç kavram üzerinde durmak istiyorum” diyen Dr. Erken, “Bunlar güven, vefa ve sorumluluk. İnsanları ve kurumları kalıcı kılan yalnızca elde ettikleri somut başarılar değildir. Geride bıraktıkları hayırlı izler ve kendilerine duyulan güven de en az bunlar kadar önemlidir” şeklinde konuştu. 

“Ticaret, her şeyden önce güven üretmektir” diyen Dr. Erhan Erken, şöyle devam etti: “Eskiler, ‘İtibar sermayeden daha kıymetlidir’ derlerdi. Zaman zaman kendimize şu soruyu da sormamız gerektiğine inanıyorum: Biz sadece şirketlerimizi mi büyütüyoruz; yoksa güven de inşa ediyor muyuz? Çünkü bir şirketin gerçek değeri yalnızca bilançosunda yazmaz. Müşterisinin ona duyduğu güvende, çalışanının aidiyetinde, ortağının itimadında, topluma karşı olan sorumluluklarını yerine getirdiğinde ve verdiği sözün arkasında durmasında da kendisini gösterir. 

ORTAK GAYE
Güvenin zaman içinde devam edebilmesi için başka bir değere daha ihtiyacımız vardır: Vefa. Bu yalnızca verilen sözü tutmak değildir. İnsanı yetiştirenleri unutmamak, bize yapılan iyilikleri hatırlamak, zor günümüzde yanımızda olanlara iyi günümüzde sırt çevirmemektir. Çünkü hayatta ulaştığımız hiçbir nokta yalnızca bizim eserimiz değildir. 

Güven ve vefa yalnızca ticari hayatımız için gerekli değildir. İnsanların ortak bir gaye etrafında bir araya geldiği gönüllü teşekküllerde belki daha da önemlidir. Ortak bir gayeye inanmak ve birbirimize güvenmek. İbn Haldûn, toplumları ayakta tutan en önemli güçlerden birinin insanlar arasındaki dayanışma olduğunu söyler. Bugün buna ‘aidiyet’, ‘kurum kültürü’ veya ‘takım ruhu’ gibi farklı isimler veriyoruz. Her nesil, kendinden öncekinden aldığı emaneti korumayı ve mümkünse daha ileriye taşımayı bir vazife olarak görmüştür. 

REKABETTE AHLAK
İstanbul Ticaret Odası, bizler için yalnızca toplantılara katıldığımız, gündem maddelerini görüştüğümüz bir yer değildir. Burada hepimiz bir emaneti ve onun getirdiği sorumluluğu taşıyoruz. Zaman zaman aynı fikirleri savunduk, zaman zaman farklı düşündük. Ama bütün bunların üzerinde korumamız gereken bir şey olduğuna inanıyorum: Birbirimize duyduğumuz güven, saygı ve muhabbet. Rekabet ederken ahlâkımızdan, başarıya koşarken vefamızdan, kazancımız artarken gönül zenginliğimizden vazgeçmeyelim. Çünkü günün sonunda asıl sorular belki de; ‘Ne kadar kazandın?’ değil, ‘Ne kadar fayda bıraktın?’, ‘Kaç gönülde yer edindin?’, ‘Sana duyulan güvenin hakkını verebildin mi?’ olacaktır.”

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü