ÇİNİ sanatçısı Songül Acer, geleneksel çini sanatına ait teknikleri, resim sanatıyla yoğurarak çiniye yeni bir yorum kazandırıyor. “Klasiği bilmeden yeniyi yorumlayamazsınız” diyen Acer’e göre çini sanatının, toprakla olan bağlantısı sebebiyle diğer sanat dallarından ayrılan bir yönü var. “Topraktan yaratılmışız, mayanızda olan bir şeyle hemhal oluyorsunuz ve bunun ruhunuzdaki yansımaları da çok başka oluyor” diyen Acer, sanat yolcuğuna dair detayları İstanbul Ticaret’le paylaştı.
ÇİNİ BENİ ÇAĞIRDI
Modern resimden çiniye geçtiniz, bu geçiş nasıl oldu?
Ben 10 yıl klasik resimle ilgilendim. Tablolar yaptım. Ancak nasıl oldu bilmiyorum, bir gün çini beni çağırdı ve kendimce keskin bir dönüş yaşadım. Çini ile hemhal olmaya başladıkça da ayrılamadım çiniden. Kendimi artık çini sanatçısı olarak tanımlıyorum.
TOPRAKTAN YANSIYAN
Her iki sanatla da ilgilenmişsiniz; çininin farkını gözlemleyebiliyor musunuz?
Çini oldukça kendine has bir sanat dalı. Bir kere toprakla ilgileniyorsunuz ve bunun ruhunuza yansıması da çok daha hızlı oluyor. Mayamız topraktan olduğu için onun ellerinizden ruhunuza geçiş sürecini net olarak gözlemleyebiliyorsunuz, o akışı hissedebiliyorsunuz.

FARKLI BİR TEKNİK
Çinide bildiğimiz kadarıyla su yürütme taktiği ile boyama yapılıyor. Siz bu konuda farklı bir uygulama yapıyorsunuz değil mi?
Evet, su yürütme taktiğinin yanı sıra fırça darbeleriyle de eserler boyanır. Ancak ben tamamen klasik tuval boyama taktiğiyle çinileri renklendiriyorum. Çini, sizin serbest çalışmanıza çok da olanak vermeyen bir yapıya sahip. Buna rağmen bir katmanda bazen yedi renk birden kullanarak o gölgeleri vermeye çalışıyorum. Bunu o kadar incelikle yapıyorum ki kimi zaman eserlerim baskı dahi zannediliyor.
KLASİĞİ YAŞATMAK
Bir sanat dalında yeni bir üslup geliştirmek için klasik tedrisatından da geçmek gerekiyor mu?
Elbette, klasik bizim kültürel mirasımız. Onu özümsemedikten, onunla ilgili bir doluluğa ulaşmadıktan sonra kendinize özgü bir yöntem de geliştirmeniz mümkün olmuyor. Klasik üslubu her zaman hareket noktam olarak görüyorum. Bununla birlikte onun bana açtığı farklı kapılardan da geçme cesaretini gösterebiliyorum.

SANATÇININ MOTİVASYONU
Sanatçıyı en çok ne motive eder?
Biz hem sanatçı hem de sanatı öğreten eğitmenleriz. Zaten icra ettiğiniz iş gereği içsel motivasyonunuz yüksek oluyor. Ancak ben klasik resim sanatı ile de ilgileniyorum. O benim mahremim. Duygu regülasyonumu bu şekilde yapabiliyorum. Resim sanatı ile gündelik hayatımda ilgilenerek profesyonel hayatımdaki çini sanatını da beslemiş oluyorum aslında.
RUHSAL BÜTÜNLÜK
Bir eseri tamamlamak için o eserle ilgili ruhsal bir doyuma ulaşmış olmanız gerekiyor mu?
Evet, belli bir doygunluğa ulaşıp başladığınız eserler bile bazen yarım kalabiliyor. Bazı eserlere de başlarsınız, gayet güzel gidiyor, renkler dökülüyor o anda; desen zaten çıkmış ortaya, çok muazzam ve tak diye kesilebiliyor. Mesela öyle başlayıp aylarca bekleyen, tamamlayamadığım eserlerim var. Yarım kalan o esere birden geri döndüğünüz de olabiliyor. Bunu tarif etmek mümkün değil.
Şifa veren sanat
Benim çok öğrencim var. Senelerce psikoloğa gitmiş, sonra psikoloğu bırakıp bize başlayan ve içsel özgürlüğüne bu sanat vesilesiyle kavuşan MS hastası bir öğrencim var mesela. Bir gün bana gelip, “Hocam biliyor musunuz, ben atak geçirmiyorum artık” dedi. Ya da bir kanser hastasının şifasını görebiliyorsunuz. Bunlara şahit olmak zaten muazzam bir şey.

Tasavvufla birleşen yönü
Çininin tasavvufla birleşen çok yönü var. Yani Allah’ı hatırlatan, senin Yaradan’ını hatırlatan çok eserler var, çok çizgiler var. Oradaki boyut kapısının çok farklı bir yere evrildiğini görebiliyorsunuz. Ve zaten bana gelen öğrenciler de şöyle diyor: “Hocam, böyle bir rahatlama oldu, sanki bir şeylerin çözüldüğünü hissediyoruz.” Bunu yaşadıkça da zaten bağımlılık oluyor. Bu bir aşka dönüşüyor.
Taşın söyledikleri
Bazen bir taştan, bazen bir denizden, hatta bazen bir boşluktan ilham aldığım olur. Renklerine varana kadar desen kendini gösterir. Kafanızda oluşan desen de hangi rengi istediğini size söyler. Siz renk belirlemezsiniz desen kendi rengini kendisi seçer.