Emtia piyasasında ilk yarının yıldızları bakır ve alüminyum oldu: Yapay zeka talebi uçurdu
Emtia piyasasında baz metal grubunda yılın ilk yarısında bakır ve alüminyum öne çıktı. Yapay zeka veri merkezlerinden gelen güçlü talep bakır fiyatlarını rekor seviyeye taşırken, jeopolitik risklerden kaynaklanan arz endişeleri alüminyum fiyatlarını 4 yılın zirvesine yaklaştırdı.

Yılın ilk yarısında emtia piyasasında baz metallerde güçlü fiyat hareketleri görüldü. Teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarını artırması, veri merkezlerinden gelen yoğun bakır talebi ve küresel arza ilişkin sıkıntılar fiyatları yukarı taşıdı. Alüminyumda ise ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı çevresindeki arz endişeleri ve enerji maliyetlerindeki artış belirleyici oldu.
BAZ METALLERDE YILIN İLK YARISINDA BAKIR VE ALÜMİNYUM ÖNE ÇIKTI
Emtia piyasasında baz metal grubunda yılın ilk yarısında bakır ve alüminyum fiyatları dikkat çekici bir performans sergiledi.
Teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarının artması ve ABD/İsrail-İran Savaşı’ndan kaynaklanan arz endişeleri, yılın ilk yarısında baz metal fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi.
Bu süreçte bakır ve alüminyum fiyatları yükselişlerde başrol oynadı.
BAKIR FİYATLARI REKOR SEVİYEYE ULAŞTI
Bakırın libresi, yılın ilk yarısında uluslararası piyasalarda yapay zeka veri merkezlerinden gelen yoğun talep ve küresel arza yönelik sıkıntılarla 6,67 dolara ulaşarak rekor kırdı.
Orta Doğu’daki gerginliklerin küresel ekonomik aktivite üzerinde risk oluşturmasıyla ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra bakır fiyatlarında geri çekilmeler görüldü.
Ancak bakır tedarikine ilişkin sıkıntıların ve talebin devam etmesi, fiyatların yeniden toparlanmasını sağladı.
YAPAY ZEKA VERİ MERKEZLERİ TALEBİ ARTIRDI
Bakır fiyatlarındaki yükselişin en önemli nedenlerinden biri yapay zeka veri merkezlerinden gelen yoğun talep oldu.
Artan yapay zeka altyapısı yatırımları, elektrikli araç talebindeki büyüme ve yenilenebilir enerji dönüşümü, bakıra yönelik küresel talebi hızla artırdı.
Yapay zeka yatırımlarının güçlenmesi, veri merkezleri ve enerji altyapısı tarafında bakır ihtiyacını daha görünür hale getirdi.
YENİLENEBİLİR ENERJİYE İLGİ FİYATLARI DESTEKLEDİ
ABD/İsrail-İran Savaşı’nın başlaması sonrasında petrol tedarikine ilişkin bozulmaların yenilenebilir enerjiye ilgiyi artırması da bakır fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu.
Özellikle Asya ve Avrupa ülkelerinin fosil yakıtlara ulaşımının sınırlı hale gelmesiyle bu ülkeler, yenilenebilir enerji tarafına yeniden yoğunlaştı.
Petrol arzının belirli bir coğrafyada yoğunlaşması, bölgesel gerilimlerin küresel enerji fiyatları üzerinden hızla yayılmasına neden oldu.
Bu durum, enerji ithalatçısı ülkeler açısından maliyet enflasyonunun kolayca tetiklenmesine yol açtı.
ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ BELİRSİZLİĞİ ARTTI
Enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizlikler, sadece kısa vadeli fiyatlamaları değil, orta ve uzun vadeli politika başlıklarını da etkiledi.
Tedarik zincirinde çeşitlendirme, enerji dönüşümü ve stratejik rezerv politikalarının önemi arttı.
Bu tablo, bakır gibi enerji dönüşümü ve elektrik altyapısı açısından kritik metallerin fiyatlamasında da etkili oldu.
HÜRMÜZ BOĞAZI KAYNAKLI SIKINTILAR BAKIRI DESTEKLEDİ
Son dönemde Hürmüz Boğazı kaynaklı sıkıntılar nedeniyle kükürt tedarikinin olumsuz etkilenmesi de bakır fiyatlarının rekor kırmasında etkili oldu.
Özellikle Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki bakır üretim hatları, cevher ayrıştırma için gereken sülfürik asit üretiminde bu kükürde bağımlı durumda bulunuyor.
Bu lojistik darboğaz, küresel bakır arzını doğrudan tehdit eder hale geldi.
ŞİLİ’DE ÜRETİM DÜŞÜŞÜ ARZ-TALEP DENGESİNİ ETKİLEDİ
Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili’de üretimde yaşanan düşüş, fiyatları destekleyen önemli unsurlardan biri oldu.
Üretimdeki gerileme, arz-talep dengesini talep lehine bozdu.
Çin’in bakır ithalatının güçlü seyretmesi de bakır talebinin canlı kaldığını gösterdi.
GRASBERG MADENİNDEKİ SORUN ARZ ENDİŞESİNİ ARTIRDI
ABD merkezli Freeport şirketinin Endonezya’daki Grasberg madeninde yaşanan ıslak cevher sorunu da bakır piyasasında yakından izlendi.
Bakır üretiminin 2027 sonuna kadar tam kapasiteye ulaşamayacağına ilişkin haberler, arz endişelerini artırdı.
Bu gelişme, küresel bakır arzına yönelik risklerin fiyatlamalara yansıyan başlıklarından biri oldu.
BAKIR İLK YARIYI YÜZDE 9,8 ARTIŞLA TAMAMLADI
Bakırın libresi ocak ayında yüzde 5, şubat ayında yüzde 1,2 arttı.
Orta Doğu’daki savaşın başlamasının ardından mart ayında yüzde 6 azalan bakırın libresi, daha sonra kayıplarını telafi etti.
Nisan ayında yüzde 6 değer kazanan bakır, mayıs ayında yükselişine devam etti. Mayıs ayında yüzde 6,8 değer kazanan bakırın libresi, 2 Haziran’da 6,67 dolarla rekor kırdı.
Haziran ayını yüzde 2,8 düşüşle tamamlayan bakırın libresi, bu düşüşe karşın yıl genelinde yatırımcısını sevindirdi.
Bakırın libresi yılın ilk yarısını yüzde 9,8 artışla 6,09 dolardan tamamladı.
ALÜMİNYUMDA ORTA DOĞU KAYNAKLI ARZ ENDİŞESİ
Alüminyum fiyatları da Londra Metal Borsasında ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı risklerin arz endişelerine neden olmasıyla bu yıl sert yükseldi.
Savaşın başlaması sonrasında emtia piyasasında alüminyum en çok etkilenen ürünlerden biri oldu.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması halinde Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin toplam 6,2 milyon ton civarındaki yıllık alüminyum üretimi ve ihracatı risk altında kaldı.
Bu üç ülkenin Hürmüz Boğazı üzerinden alüminyum ihracatı yüzde 80’lik orana sahip.
EGA TESİSİNDEKİ ZARAR ARZ KAYGISINI ARTIRDI
ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Emirates Global Aluminium’a ait Et-Tavila tesisinin zarar görmesi de alüminyum arzına ilişkin endişeleri artırdı.
Tesis, İran’ın füze ve insansız hava araçlarıyla Halife Ekonomik Bölgesi’ne düzenlediği saldırılarda zarar gördü.
Bu gelişme, alüminyum piyasasında arza ilişkin kaygıların kayda değer şekilde yükselmesine neden oldu.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN ÖNEMİ BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKTI
Savaş başlamadan önce de küresel alüminyum piyasasında arz sıkıntıları bulunuyordu.
Savaş sonrası arz sıkıntılarının daha da şiddetlenmesi, Hürmüz Boğazı’nın küresel ham madde piyasaları açısından petrol ve doğal gaz dışında da kritik olduğunu gösterdi.
Bu durum, alüminyum gibi sanayi metallerinin fiyatlamasında jeopolitik risklerin önemini artırdı.
ENERJİ MALİYETLERİ ALÜMİNYUM FİYATLARINI YÜKSELTTİ
Alüminyum üretiminde maliyetin yaklaşık yüzde 40’ı elektrik maliyetinden kaynaklanıyor.
Son dönemde enerji maliyetlerinde yaşanan artış, alüminyum üretim maliyetlerini de yukarı çekti.
Bu gelişme, alüminyum fiyatlarını destekleyen unsurlardan biri oldu.
Çin’in alüminyum üretimine üst sınır getirmiş olması da fiyatlamalarda etkili oldu. Dünyada en fazla alüminyum üreten ülke olan Çin’de üretimin sınırlanması, talep arttığında arzın bunu yeterince destekleyememesine neden oluyor.
ALÜMİNYUM 4 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİNİ TEST ETTİ
Londra Metal Borsası’nda işlem gören alüminyumun ton başına fiyatı ocak ayında yüzde 5 artarak 3 bin 144 dolara çıktı.
Şubat ayında yüzde 0,1 azalarak 3 bin 140 dolara inen alüminyum, mart ayında yüzde 10,4 artışla 3 bin 467 dolara yükseldi.
Nisan ayında yüzde 0,2 yükselişle 3 bin 474 dolara çıkan alüminyum, mayıs ayında yüzde 5,5 artışla 3 bin 666,5 dolara ulaştı.
Alüminyumun ton fiyatı 2 Haziran’da 3 bin 787 dolara kadar çıkarak 4 yılın en yüksek seviyesini gördü.
HAZİRANDA DÜŞTÜ AMA İLK YARIYI ARTIŞLA KAPATTI
Alüminyum fiyatları, ABD ve İran arasında imzalanan barış anlaşmasının jeopolitik gerilimlere yönelik kaygıları azaltması nedeniyle haziran ayında geriledi.
Alüminyum ayı yüzde 15,8 azalışla 3 bin 88,5 dolardan tamamladı.
Haziran ayındaki düşüşe karşın alüminyumun ton başına fiyatı yılın ilk yarısında yüzde 3 arttı.
“BAKIRDAKİ YÜKSELİŞİN SEBEBİ YAPAY ZEKA YATIRIMLARINDAKİ PATLAMA”
Finansal hizmetler şirketi Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda, bakırdaki yükselişin sebebinin yapay zeka yatırımlarındaki patlama olduğunu söyledi.
Rodda, bu durumun çoğunlukla veri merkezlerinin inşasından kaynaklı olarak piyasada ciddi bir sıkışıklığa yol açtığını belirtti.
ABD ticaret politikasının da yılın farklı dönemlerinde bakır fiyatlarına etkisi olduğunu ifade eden Rodda, 2026’nın başlarında doların değer kaybetmesinin de bakır piyasasını desteklediğini vurguladı.
Rodda, “Ancak günün sonunda mesele, yapay zeka ve arz dengesinde bitiyor. Bu durum da bize fiyatların güçlü bir şekilde desteklenmeye devam edebileceğini düşündürüyor.” değerlendirmesinde bulundu.
BAZ METALLERDE YAPAY ZEKA VE JEOPOLİTİK RİSK BELİRLEYİCİ OLDU
Yılın ilk yarısında baz metal piyasasında bakır ve alüminyum fiyatları farklı dinamiklerle öne çıktı.
Bakırda yapay zeka veri merkezlerinden gelen talep, enerji dönüşümü, elektrikli araç büyümesi ve arz sıkıntıları fiyatları destekledi.
Alüminyumda ise Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan arzın tehlikeye girmesi, tesis zararları ve enerji maliyetleri fiyatların yükselmesinde etkili oldu.
Bu gelişmelerle baz metal piyasasında yılın ilk yarısına bakır ve alüminyum damga vurdu.









Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…