Cuma28 Ağustos 202610:40İSTPİYASAAÇIK

Ekonomiye depozitodan hammadde

Türkiye genelinde 1 Temmuz 2026 itibarıyla ulusal entegrasyon süreci başlayan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminde ilk sonuçlar alınmaya başladı. 41 gün gibi bir sürede 100 milyon 182 bin 985 adet içecek ambalajı sisteme dahil edildi. İlk sonuçlar, ekonomiye 4 bin tonluk hammadde potansiyeline işaret ediyor.

Yayınlanma

Paylaş
Ekonomiye depozitodan hammadde

DEPOZİTOSU Olan Ambalajlar (DOA) uygulamasıyla 41 gün içinde 100 milyon 182 bin 985 ambalaj toplandı. Bu ambalajların geri dönüşümüyle ekonomiye 4 bin tonluk hammadde kazandırılması potansiyeli olduğu bildirildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın paylaştığı verilere göre toplanan ambalajların 66 milyon 146 bin 145 adedini pet şişeler, 17 milyon 43 bin 567 adedini alüminyum içecek kutuları, 16 milyon 993 bin 273 adedini de cam şişeler oluşturdu. DOA uygulaması kapsamında 100 milyonluk eşik, sistemin çevresel etkisinin yanında ekonomik boyutunu da gündeme getirdi. Temiz ve kaynağında ayrı toplanan ambalajların yeniden üretime kazandırılmasıyla yerli ikincil hammadde arzının artırılması, enerji ve doğal kaynak kullanımının yanı sıra hammadde ithalatının da azaltılması hedefleniyor.

SEKTÖRÜN KALİTELİ ATIĞA İHTİYACI VAR

Uygulamanın ilk sonuçlarını değerlendiren Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, 100 milyon ambalajın 41 günde geri dönüşüm sistemine girmesini çok olumlu bulduklarını söyledi. Eroğlu sistemin sektör açısından öneminin yalnızca toplanan ambalaj sayısıyla ilgili olmadığını belirterek “Döngüsel ekonominin gerçek anlamda işlemesi için sanayinin tam da böyle kaliteli atığa ihtiyacı var” dedi.

4 BİN TONLUK HAMMADDE POTANSİYELİ

Toplanan ambalajların toplam tonajı hakkında bilgi henüz verilmemiş olsa da Eroğlu, uluslararası ambalaj sektöründeki ortalama şişe ve kutu ağırlıkları üzerinden yapılan gösterge niteliğindeki hesaplamaya göre yaklaşık 1.000 ton PET, 200 ton alüminyum ve 3 bin ton cam olmak üzere toplam 4 bin ton civarında malzemenin geri dönüşüm zincirine girmiş olabileceğini söyledi.

ÖNEMLİ OLAN EKONOMİYE KATTIĞI GERÇEK DEĞER

İlk 100 milyon ambalajın ekonomik değerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Yavuz Eroğlu, depozito bedeli ile sistemin oluşturduğu ekonomik katma değerin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Depozito bedeli, bugün her ambalaj için 1 TL uygulandığı için 100 milyon 182 bin 985 ambalaj, yaklaşık 100.2 milyon TL’lik depozito hareketi anlamına geliyor. Ancak bu para ekonomik katma değer değildir, tüketicinin ödediği ve ambalajını iade ettiğinde geri aldığı bedeldir. Bizim açımızdan önemli olansa geri kazanılan hammaddenin ve sistemin ekonomiye oluşturduğu gerçek değerdir.”

ENERJİ VE DÖVİZ TASARRUFU

Diğer yandan DOA sisteminin önemli ekonomik etkilerinden birinin de enerji ve hammadde tasarrufu üzerinden ortaya çıkması bekleniyor. PET su şişelerinin yeniden hammaddeye (polietilen tereftalat) dönüştürülmesi birincil petrokimyasal hammadde ihtiyacını azaltırken, geri kazanılmış alüminyum ve cam kullanımı da enerji ve doğal kaynak tüketiminin düşürülmesine katkı sağlıyor. Daha önce Depozito Yönetim Sistemi için hazırlanan kamu projeksiyonlarında yaklaşık 1.3 milyar kWh enerji ve 3.6 milyon varil petrol tasarrufu öngörüldüğünü hatırlatan Yavuz Eroğlu, DOA sitemiyle Türkiye’de geri dönüşüm performansının yükseldiğine dikkat çekti.

ÇEVRE VE SANAYİ AYNI DÖNGÜDE

Sıfır Atık hedefleri ile sanayinin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, plastik sanayisinin dönüşümün dışında bırakılmaması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Çevre ile sanayiyi karşı karşıya koymamalıyız. Sıfır Atık hedefinin başarısı üretimi durdurmak değil; daha az kaynak kullanarak daha yüksek katma değer üretmek, atığın doğaya kaçışını önlemek ve kullanılan hammaddenin mümkün olduğunca tekrar üretime dönmesini sağlamaktır. DOA bunun en somut araçlarından biridir.”

Fiyat istikrarına katkı sağlayabilir

DOA’nın geri dönüşüm sanayisine yeni bir hammadde kaynağı oluşturması, sistemin hammadde fiyatlarına etkisini de gündeme getirdi. İlk sonuçların belirgin ve kalıcı bir düşüş oluşturduğunu söylemek için henüz erken olduğu söyleyen Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı Başkanı Yavuz Eroğlu, PAGEV verilerine göre sektörün yaklaşık 8 milyon ton birincil polimer ve 1.5 milyon ton geri dönüşüm hammaddesi kullandığını belirtti. İlk 100 milyon ambalajın önemli bir başlangıç olduğuna işaret eden Eroğlu, “Henüz piyasa fiyatlarını tek başına değiştirecek büyüklüğe ulaşmış değil. DOA’nın başarısını ‘hammadde fiyatını ne kadar düşürdü?’ diye ölçmek de eksik olur. Asıl kazanım, çöpe veya doğaya gidecek malzemenin kayıtlı, kaliteli ve yerli bir ikincil hammaddeye dönüşmesidir” değerlendirmesinde bulundu. Eroğlu, sistemin ölçeği büyüdükçe ithal hammadde bağımlılığının azaltılmasına ve fiyat istikrarına da katkı sağlayabileceğini söyledi.

 

Geri kazanım oranı yüzde 37’ye çıktı

Sıfır Atık Vakfı tarafından açıklanan verilere göre geri kazanım oranı 2017’de yüzde 13 seviyesindeyken 2025 sonunda yüzde 37.53’e çıktı. Bugüne kadar geri kazanıldığı bildirilen 90 milyon tonu aşkın atığın 2026 fiyatlarıyla ekonomik karşılığının yaklaşık 365 milyar TL olduğu ifade edildi.

OSMAN KUVVET

OSMAN KUVVET

İstanbul Ticaret Gazetesi – Teknoloji Editörü